kızım ile cümle

kızım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Moja dcéra sa dal ženatý: zomriem.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Moja hči je dade Poročen: bom umrl.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Moje dcera se dal ženatý: zemřu.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Putri saya ia telah menikahi: Aku akan mati.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Tyttäreni hän on vihitty: Kuolen.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Η κόρη μου παντρεύτηκε αυτός hath: θα πεθάνω.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Дъщеря ми, той има съпружески: Ще умра.
Diye indirdiği Kızım evliliğin:Моя дочь, он имеет замуж: я умру.
Doğum günü kızımız bekliyor...La cumpleañera te espera.
Doğum günü kızımız bekliyor...Нас ждёт именинница!
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""A világ négy sarkába fogom szétszórni a négy lányomat."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Bố sẽ cho cả 4 đứa con gái của bố đi bốn phương trời."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Ich werde meine vier Töchter in die vier Ecken der Welt verstreuen."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Ik zal mijn vier dochters naar de vier hoeken van de wereld sturen."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Îmi voi împrăştia toate cele patru fiice în cele patru colţuri ale lumii."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Je vais éparpiller mes quatre filles aux quatre coins du monde."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""나는 우리 네 딸들이 세계 각지로 퍼져나갔으면 좋겠구나."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Moje čtyři dcery budou ve čtyřech koutech země."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Moje štyri dcéry budú v štyroch kútoch zeme."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Roześlę moje córki w cztery krańce świata."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Saya akan mengirimkan keempat putri saya ke empat penjuru dunia."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Spargerò tutte e quattro le mie figlie ai quattro angoli del mondo."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Vou espalhar as minhas quatro filhas pelos quatro cantos do mundo."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Voy a repartir a mis cuatro hijas en cuatro esquinas del planeta".
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Θα διασπείρω τις τέσσερις μου κόρες στα τέσσερα σημεία του ορίζοντα".
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Мои дочки разойдутся во все концы света".
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""Ще разпръсна четирите си дъщери по четирите краища на света."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim"" Я розпорошу своїх чотирьох дочок по чотирьох кутках світу. "
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""הבנות שלי יגיעו לארבע קצוות תבל."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim""سأقوم بنشر بناتي الأربعة في أربع مناطق مختلفة من العالم."
"dört kızımı da dünyanın dört tarafına göndereceğim"父が何を意味していたか分かりませんが、それは実現しました
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.A Föld minden pontja figyel, hát kislány indulás!
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Bốn phương của thế giới đang dõi theo. Hãy đi đi con gái yêu, hãy đi đi.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Čtyři strany světa se dívají, tak se vydej na cestu, dcero, běž, děvče, získej si ho.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.De vier hoeken van de wereld kijken toe. Op pad dus, kind, op pad.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Die vier Ecken der Welt sehen zu. Also reise, Tochter, reise.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.I quattro angoli del mondo stanno guardando, viaggia figlia mia, viaggia.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.♫세상의 방방곡곡은 널 쳐다 보고 있네♫ ♫그러니 여행을 해 여행을♫
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Las cuatro esquinas del mundo te miran, así que viaja hija, viaja.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Les quatre coins du monde regardent, alors voyage ma fille, voyage.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Os quatro cantos do mundo estão observando, Então viaja filha, viaja.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Patru colțuri ale lumii privesc, Deci pleacă, fiică, la drum.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Štyri kúty sveta sa dívajú, tak cestuj dcérka, cestuj.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Wyglądają cztery strony świata, Więc podróżuj córko, podróżuj.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Οι τέσσερις γωνιές του κόσμου βλέπουν, οπότε ταξίδεψε κόρη, ταξίδεψε.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Все стороны света ждут, Путешествуй, дочка.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.Четирите края на света гледат, така че пътувай, дъще, пътувай.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.كانت تنظر اركان العالم الاربعة ارحلي يا ابنتي ,ارحلي.
Dünyanın dört bir köşesi izliyor, bu yüzden gez kızım, gez.だから旅をしなさい 娘よ その手で掴みなさい
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ako pa nas ne boste poslušali, da se obrežete, vzamemo hčer svojo ter odidemo.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ale ak nás neposlúchnete, aby ste sa obrezali, vezmeme svoju dcéru a pojdeme.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Ale jeźlibyście nas nie usłuchali, abyście się obrzezali, weźmiemy córkę naszę, i odejdziemy.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Als dat niet kan, vertrekken wij en nemen haar mee."
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Còn nếu không khứng nghe theo lời, và không chịu phép cắt bì, thì chúng tôi bắt con gái lại và đi ở nơi khác.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Dar dacă nu voiţi să ne ascultaţi şi să vă tăiaţi împrejur, ne vom lua fata şi vom pleca.``
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Hogyha pedig nem hallgattok reánk, hogy körûlmetélkedjetek: felveszszük a mi leányunkat és elmegyünk.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››너희가 만일 우리를 듣지 아니하고 할례를 받지 아니하면 우리는 곧 우리 딸을 데리고 가리라
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Mas se não nos ouvirdes, e não vos circuncidardes, levaremos nossa filha e nos iremos embora.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››Men dersom I ikke vil høre på oss og la eder omskjære, da tar vi vår søster og drar bort.
Eğer kabul etmez, sünnet olmazsanız, kızımızı alır gideriz.››men hvis I ikke vil høre os og lade eder omskære, så tager vi vor Datter og drager bort"

İlgili Sayfalar