kıymetli ile cümle

kıymetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Felbecsülhetetlen értékű, egyedi, és eddig az egyetlen hely, amelyet otthonunknak tekinthetünk.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Ini sangat berharga, sangat unik, ini masih, sejauh ini, satu-satunya rumah yang kita ketahui.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Je dragocen, edinstven. Trenutno je to edini dom, ki smo ga poznali.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Je jedinečná a nenahraditelná. Je to pro nás stále jediný domov, který známe.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Jest dla nas wyjątkowa i bezcenna.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Je to vzácny, unikátny a doteraz ešte stále jediný domov, ktorý sme kedy poznali.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Jorden är den enda planet vi känner till som är full av liv.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.소중하고 또 유일한 것이지요. 현재까지 우리가 알고있는 단 하나의 터전입니다.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Sie ist kostbar, sie ist einzigartig, sie ist, bis jetzt, immer noch unser einziges Zuhause.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Ze is kostbaar, uniek, het is nog steeds, tot nu toe, de enige thuis die we ooit gekend hebben.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Είναι πολύτιμη, είναι μοναδική, και είναι ακόμη, ως τώρα, το μόνο σπίτι που γνωρίζουμε.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Вона дорогоцінна, вона унікальна, Вона досі - єдина домівка, яку ми знаємо.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Она ценна, она уникальна, и она до сих пор, пока что, единственный дом, который нам известен.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Тя е безценна, тя е уникална, тя е все още единственият дом, който имаме.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.הוא יקר, הוא ייחודי, והוא עדיין, בינתיים, הבית היחיד שהכרנו בחיים.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.إنه ثمين, إنه متفرد, وما زال حتى الآن الملاذ الوحيد الذي نعرفه.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.そして 唯一の我が家でもあります 1960年代を過ごした方がおられれば
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Avea o vârstă venerabilă. și se afla pretutindeni.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Bila je velespoštovana. Bila je vseprisotna.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Bola vážená. Bola všadeprítomná.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Buku itu sangat disanjung dan dapat ditemukan di mana-mana
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Byla respektovaná. Byla všudypřítomná
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Była szanowana. Była wszechobecna.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Den var ærværdig. Den var allestedsnærværende.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Den var vördnadsvärd. Den var allnärvarande.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Era venerable. Era omnipresente.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Era venerato. Era onnipresente.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Era venerável. Era omnipresente.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Es wahr altehrwürdig. Es war überall verfügbar.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Het was eerbiedwaardig. Het was overal.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Il était vénérable. Il était omniprésent.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.책은 귀중했고, 어디에나 있었죠.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Sách thật thiêng liêng. Sách ở khắp mọi nơi.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Se oli kunnioitettu. Se oli kaikkialla.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Tiszteletreméltó volt. Elterjedt volt.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Ήταν ιερό. Ήταν παντού.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Почитаемой. Распространённой.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Тя била почитана. Била вездесъща.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.Шанованою. Всюдисущою.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.הוא היה מכובד. הוא היה בכל מקום.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.كان مهيبا. كان موجودا في كل مكان.
Kıymetli ve herkesçe bilinen bir kitaptı.どこにでもありました でもちょっぴり退屈でした
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Ahórrate tu mala actitud.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Bespaar me jouw betweterigheid.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Bespara mig "jag-vet-allt-snacket".
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.Kímélj meg a megjegyzéseidtől.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Spar mig for din bedrevidenhed.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Спести ми забележките си.
- Kıymetli yorumlarını bana harcama.- Спести ми ли, че всички отношения.
Mars'taki bu son dere kıymetli yaşam formlarının bizim tarafımızdan zehirlenmesini istemeyiz.우리가 화성에서 찾을 수 있는 생명체의 소중함에 대해서요 우리는 그것을 오염 시키기를 원치 않아요.
Mars'taki bu son dere kıymetli yaşam formlarının bizim tarafımızdan zehirlenmesini istemeyiz.בנושא הזהירות מפני כל צורת חיים שאולי נפגוש על מאדים, אנחנו לא רוצים לזהם אותה
Mars'taki bu son dere kıymetli yaşam formlarının bizim tarafımızdan zehirlenmesini istemeyiz.عن مدى قيمة أي نوع من الحياة قد نكتشفه على المريخ ، فنحن لا نريد أن نلوثها.
Mars'taki bu son dere kıymetli yaşam formlarının bizim tarafımızdan zehirlenmesini istemeyiz.汚染したくありません 対象を汚染することなく調査するには
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim.Alors allons à un endroit où 50 dollars est relativement plus significatif.
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim.Also wählte man einen Ort an dem 50 $ viel mehr wert sind, nämlich in Madurai India, im ländlichen Indien.
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim.Así que, vayamos a otro lugar dónde 50$ es realmente, relativamente más significativo.
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim. Hindistan kırsalındaki Madurai'ye gidelim.בוא נלך למקום שבוא ש50 דולר הרבה יותר משמעותיים באופן יחסי, נקח את הניסוי הזה למדורי, הודו
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim. Hindistan kırsalındaki Madurai'ye gidelim.そこでは、50ドルだろうが60ドルだろうが、大金に変わりはない。
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim.Zróbmy to gdzieś, gdzie 50 dolarów ma relatywnie większą wartość.
Öyleyse, 50 doların nispeten daha kıymetli olduğu bir yere gidelim.Нека отидем на място, където 50 долара са много по-значителна сума.

İlgili Sayfalar