kıymetli ile cümle

kıymetli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hiç kimseye faydalı ya da kıymetli... ...ya da mutlu, ya da gerçekten mutsuz bile olamadım.Никога не бях полезна или ценна за някого, нито бях щастлива или истински нещастна.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Acesta e de pe Big Sur, pare format din mici bijuterii.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Đây là từ Big Sur, chúng giống như những đồ trang sức bé nhỏ.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Deze van Big Sur zijn net kleine juwelen.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Dieser aus "Big Sur" ist wie kleine Juwelen.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Esta é de Big Sur (Califórnia), são como pequenas jóias.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Esta es del Big Sur, son como pequeñas joyas.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Ici ça vient de Big Sur, ils ressemblent à des petits bijoux.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.모두 다르기 마련입니다. 이건 빅서 해변에서 가져온 건데요.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Questa è da Big Sur, sono come piccoli gioielli.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Tady je písek z Big Sur, vypadá jako malé drahokamy.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.W południowej Kalifornii jest jak małe klejnoty.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Ось пісок з Біґ Сур, він наче маленькі коштовності.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.Этот песок из Биг-Сюр, Калифорния, выглядит как бриллианты.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.אלה מקומות באפריקה שכורים בהם אבני חן, ואתם הולכים למקום
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.تراها مختلفة. هنا من "بيغ سور"، كأنها جواهر صغيرة.
İşte bu Big Sur'dan, küçük kıymetli taşlar gibiler.アフリカに宝石を採掘する場所があり
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Być może to wartościowe osiągnięcia, ale moim zdaniem niekoniecznie świadczą o czyimś sukcesie.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Có lẽ đó là những thành tựu đáng giá nhưng theo quan điểm của tôi, chúng không chứng minh là bạn thành công.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Das mögen ehrenwerte Leistungen sein, aber es sind für mich nicht unbedingt Anzeichen für Erfolg.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Des accomplissements estimables, mais à mon sens pas nécessairement indicateur de réussite.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Feitos notáveis talvez, mas na minha opinião, não necessariamente indicativos de sucesso.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.아마도 가치있는 성취들, 하지만 제의견으로는 성공이 꼭 그렇게 직설적이지 않습니다.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Lehet, hogy figyelemre méltó teljesítmények, de szerintem nem feltétlenül a siker jellemzői.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Logros dignos tal vez, pero en mi opinión no necesariamente indicativos de éxito.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Probabil împliniri demne de luat în seamă, dar după părerea mea nu neapărat indicii ale succesului.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Risultati degni di nota forse, ma a mio parere non necessariamente indici di successo.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Toto všetko je síce možno hodné uznania, ale podľa môjho názoru nie je nič z toho ukazovateľom úspechu.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Αξιέπαινα επιτεύγματα ίσως, αλλά κατά την γνώμη μου όχι απαραίτητα ενδεικτικά της επιτυχίας.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Достойни постижения, вероятно, но по мое мнение - не непременно сочещи успех.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.Ценные достижения, возможно, но по моему мнению, они не обязательно являются показателями успеха.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.הישגים הם אולי ראויים, אבל לדעתי הם אינם בהכרח מעידים על הצלחה.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.ربما بعض الإنجازات الهامة ولكن هذا في رأيي ليس بالضرورة دليلا على النجاح.
Kıymetli elde etmeler belki de, fakat benim fikrime göre, başarının mutlak göstergeleri değil.私には成功を導くものとは限らない だから私なりの定義が必要だった
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Ce l'ha con me perchč le sto rubando il prezioso figlio.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Elle me hait car elle a peur que je lui prenne son fils.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Está hablando mal de mi por robarle a su precioso hijo.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Με κακολογεί επειδή τηs έκλεψα το μοναχογιό τηs.
Kıymetli oğlunu elinden aldığım için beni kötülüyor.Она оскорбляет меня потому, что я краду у неё её милого сыночка.
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Anh Seung Jo quý báu của em, em yêu anh"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Cintaku Seung Jo, Aku mencintaimu".
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Il mio tesoro Seung Jo ti amo"!
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Mein Schatz Seung Jo, ich liebe dich."
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Mijn Lieve Seung jo Ik Hou Van Je"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Min kära Sung Jo Jag älskar dig".
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Mój cudowny Seung Jo, kocham cię"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Moj Dragi Seoung Jo. Ljubim Te"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Môj drahocenný Seung Jo, milujem ťa."
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Mon précieux Seung Jo, je t'aime."
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Můj drahocenný Seung Jo miluju tě." ?
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )My Precious 승조야 사랑해
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Nepretuitul meu Seung Jo, te iubesc"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Seung Jo drágaszágom, szeretlek!"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Мой мили Сънг Джо, обичам те"
"Kıymetli Seung Jo'm, seni seviyorum" ( yüzüklerin efendisindeki tiplemeden )"Сын Чжо, моя прелес-с-сть, я люблю тебя"
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Elle est précieuse, elle est unique, elle est encore, pour l'instant, le seul foyer que nous ayons connu.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.É preciosa, é única, é, até agora, a única casa que jamais conhecemos.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.E prețios, e unic, e până acum, singura casă pe care o cunoaştem.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.È prezioso, è unico, è, fino ad oggi, l'unica casa che abbiamo mai avuto.
Kıymetli ve eşsiz, hala bildiğimiz tek yuva.Es preciosa, es única, es, por el momento, el único hogar que hemos conocido.

İlgili Sayfalar