"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Om man ger nät gratis, så sätter inte människor samma värde på dem.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Se os mosquiteiros forem entregues de graça, "as pessoas não vão valorizá-los.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Se regali le zanzariere, la gente non ne capirà il valore.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Si das los mosquiteros gratis, las personas no las valorarán .
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Si vous distribuez gratuitement ces moustiquaires, elles n'auront pas de valeur pour les gens.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Wenn ihr die Netze kostenlos verteilt, werden die Menschen sie nicht wertschätzen.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler.Ако мрежите се дават безплатно, хората няма да ги ценят.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."Если вы будете раздавать сетки бесплатно, люди не будут их ценить.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."אם תתנו את הכילות בחינם, אנשים לא יעריכו אותן.
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler."إذا منحت الناموسيات مجانا، لن يقوم الناس بتقدير أهميتها
"Eğer insanlara bu ağları ücretsiz verirseniz insanlar bunun kıymetini bilmezler.その価値をわかってもらいづらい 彼らは蚊帳を使わないだろうし
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.Este dinheiro sai do acionista.
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.Povedzme, že požičiavatelia začínajú zlyhávať. Je to na úkor junior tranže.
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.Tutto grava sulla equity tranche
Geri ödeyemeyenler olduğunda, bunun bedelini equity grubundaki menkul kıymeti almış olan yatırımcılar ödüyor.それは、シニア層、メザニン層をデフォルトから、
Hiçbir kıymetiniz yok!Ihr habt keinen Wert.
Hiçbir kıymetiniz yok!Kamu tidak punya nilai!
Hiçbir kıymetiniz yok!Non valete nulla!
Hiçbir kıymetiniz yok!¡No valen nada!
Hiçbir kıymetiniz yok!Вы ничего не стоите!
Hindistan kırsalındaki Madurai'ye gidelim. Orada 50-60 dolar, tam rakamı bilmiyorum, kıymeti olan bir miktar.Dort sind 50 oder 60 $ eine erhebliche Menge Geld !
Merkez Bankamız gidiyor ve 4$ değerinde bir menkul kıymeti satın alıyor.Centrální banka intervenuje a představme si, že koupí 1 likvidní cenný papír za 4 dolary.
Merkez Bankamız gidiyor ve 4$ değerinde bir menkul kıymeti satın alıyor.Отож, центральний банк купує ліквідні цінні папери на 4 долари.
Merkez Bankamız gidiyor ve 4$ değerinde bir menkul kıymeti satın alıyor.اذن لنفترض أن البنك المركزي قرر شراء ضماناً مالياً بقيمة 4$
Merkez Bankamız gidiyor ve 4$ değerinde bir menkul kıymeti satın alıyor.(はい、これがその証券ね)
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.A člověk, od kterého cenný papír koupila, se rozhodne, že vloží peníze do banky.
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.А їх колишній власник вирішує покласти виручені гроші у банк.
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.ويقرر مالك هذا الضمان ان يودع المبلغ في البنك
Merkez Bankası'na bu menkul kıymeti satan taraf, satıştan eline geçen parayı götürüp bankaya yatırıyor.彼らはそのお金を直接銀行に預けてもいいし、それとも
Nasıl borsada IBM veya Microsoft hisse senedini satabiliyorsam, bu menkul kıymeti de satabilirim.Eu poderia negociar isso como uma ação da IBM ou da Mirosoft
Nasıl borsada IBM veya Microsoft hisse senedini satabiliyorsam, bu menkul kıymeti de satabilirim.Můžu s ním obchodovat jako s akcií IBM či Microsoftu. ...
Nasıl borsada IBM veya Microsoft hisse senedini satabiliyorsam, bu menkul kıymeti de satabilirim.それらを取引が出来ました。 しかし、私が前にも言った様に、この証券に価値を置く為に、
Ne kıymeti var? Bir kıymeti yok.أي قيمة لديها ؟ لا قيمة لها .
O'nun kıymetini bilmeyen bir tek sensin ve gurur duyuyormuşçasına bir edayla, onu çökerten de sensin.C'est toi qui es injuste envers elle T u causes son désastre tout en paradant devant la foule
O'nun kıymetini bilmeyen bir tek sensin ve gurur duyuyormuşçasına bir edayla, onu çökerten de sensin.Jij bent degene die haar onrecht doet Jij zorgt voor haar neergang terwijl je je trost voordoet voor het volk.
O'nun kıymetini bilmeyen bir tek sensin ve gurur duyuyormuşçasına bir edayla, onu çökerten de sensin.انت اللي تظلم* فيها يحكو لي *عليش يفشخ* فيها و يقشّر* قّدام الناس لو بعدان يكذّب كلام الناس
Orada 50-60 dolar, tam rakamı bilmiyorum, kıymeti olan bir miktar.איפה ש50-60 דולר זה סכום כסף משמעותי מאוד.
Orada 50-60 dolar, tam rakamı bilmiyorum, kıymeti olan bir miktar.インドでの実験も同じく、小さい成果には2週間分の賃金、
Satın aldıkları menkul kıymeti de şuraya çizelim.Toto je ten cenný papír.
Satın aldıkları menkul kıymeti de şuraya çizelim.Оце наші цінні папери.
Satın aldıkları menkul kıymeti de şuraya çizelim.لنتخيلها هنا
Satın aldıkları menkul kıymeti de şuraya çizelim.そして、その証券を売った人は、それを銀行に預けることにする。
Şimdi, mevcut menkul kıymetimizi alıp bir ileri seviyeye taşıyacağız.一歩別の種類の順列を紹介して、もしくは、 これは何のデリバティブか。
Teminatı konut kredileri olan bu menkul kıymeti satın alırken 1,000 $ ödemiştiniz.支払うかもしれませんが、
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.1時間ほど氷の下に潜っていた後です
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Doufám, že si teď budete vážit té svojí.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Dúfam, že si nesťažujete na tú svoju.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Espero que dêem valor ao vosso.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Espero que valoren la de Uds.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Ich hoffe, Sie wissen Ihres zu schätzen.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Ik hoop dat je de jouwe waardeert.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Jag hoppas ni uppskattar ert.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Jeg håber I nyder jeres.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.J'espère que vous appréciez le vôtre.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.여러분들도 여러분들의 것에서 즐거움을 느끼시길 바랍니다.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Mam nadzieję, że doceniacie swoje biuro.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Remélem, Önök most értékelik a sajátjukat.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Saya harap Anda menghargai kantor Anda.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Sper că îl apreciaţi pe al vostru.
Umarım sizinkinin kıymetini anlamışsınızdır.Spero apprezziate il vostro.