kıyma ile cümle

kıyma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.La ritroviamo più tardi in magazzino mentre fruga tra gli scaffali.
İçlerine hazırladığınız kıymalı içten bırakılır.Может создавать для вас камни, из тех, что уже у вас имеются.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.تذوقه وامضغه ببطء.
Bir miktar buzdolabında bekletilen kıyma buradan çıkartılır ve uzun kitle halinde enli şişlere takılıyor.Imaginemos uma garrafa cheia de um líquido qualquer sendo deixada durante horas em um refrigerador.
Günümüzde kıymadan hazırlanan iç malzemesi eskiden sadece ince kıyılmış etten hazırlanıyordu.De handel in zout, vroeger het enige bewaarmiddel, was streng gereglementeerd.
Eğer varsa içine kıyma ya da et ilave edilir ama bu şart değildir.Er mogen kruiden of kruidenextracten worden toegevoegd, maar dit hoeft niet.
Karıştırma işlemi bittikten sonra kıyma buzdolabına konuluyor.Jej rozwój przerwała jednak śmierć Lednickiego.
Sızgıt: kıymanın yağda kavrulmasıyla yapılan yemek.Odpowiedź pracownika: Olej spływa przez złączkę.
Resmi nikahı kıymak için bir noter de gelmiştir.Det pratas även om att göra en remake av Bröllopsfotografen.
Karıştırma işlemi bittikten sonra kıyma buzdolabına konuluyor.Після закінчення операції охолодження відбувається розкриття форми.
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.Сото (страва) — м'ясний бульйон з рисом або локшиною.
Büyü 10. Kıymayın Efendiler 11. Canım Efendim 12. AnneZjevení a přízraky, 11. Čarodějství, 12.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Zbývá jen upéct a podávat.
Yehuda, "Yusuf ne de olsa kardeşimizdir, canına kıymayalım.Iosif nu s-a mai putut abține și printre lacrimi a strigat: „Eu sunt fratele vostru, Iosif!
Yörede kıymalısı da yapılsa da, genellikle kuyruk yağı kullanılarak yapılır.Periodic se controlează nivelul și la nevoie, se completează peierderile cu același tip de ulei.
Bu kıyma, bir gün dolapta bekletilir ve köfte ocağında pişirildikten sonra servis yapılır.De aceea cafeaua nu era niciodată preparată în bucătărie și apoi servită direct în ceașcă.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Să gândești și să stai de vorbă.
İçlerine hazırladığınız kıymalı içten bırakılır.(Svar:) For han som du ble verdig til å bære.
İçlerine hazırladığınız kıymalı içten bırakılır.Maka dari itu, Sia membiarkan jiwa Kikyou bersemayam dalam diri Sia.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Silakan menambahkan dan melengkapinya.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.Cô cứ ăn và tăng cân.
Büyü 10. Kıymayın Efendiler 11. Canım Efendim 12. AnneThương Về Xứ Huế (Minh Kỳ) - Hoàng Oanh, Hà Thanh 12.
Karıştırma işlemi bittikten sonra kıyma buzdolabına konuluyor.解体後に残った骨は冷蔵庫に隠した。
Böylece, kıyma küçük et parçaları görünümünde olur.したがって、果実はそのような粒の塊に見える。
Büyü 10. Kıymayın Efendiler 11. Canım Efendim 12. Anne天才てれびくんMAX- 天てれドラマ「ダーリンは11さい?
Resmi nikahı kıymak için bir noter de gelmiştir.なぜか、椎名の結婚式の写真にも写っていた。
Daha sonra kıyma, soğan da katılarak yağda kavrulur.一周后把肉拿出洗白,再盖上纱网晾晒到乾。
Bulgurdan pilav ve kıyma (çiğ köfte)yaparlar.웃음과 풍자 넘치는 홈멜러物”.
Köy halkı et yemeklerine ve özellikle etli veya kıymalı hamur işlerine düşkündür.그들은 마을사람들, 특히 뿌까에게 맛있는 음식을 대접하는 것을 그들의 의무로 생각하고 있다.
Kıymayı ilave edip kavurmaya devam edin.בתחייה השתתפו ונסה ל.
Julian, Penelope ve David'in ölümünü öğrenince kendini yakarak canına kıymaya kalkar ama kurtulur.אדליין נבהלת ולמרות הפצרותיו של וויליאם, מחליטה לברוח.
NOT: Kıyma yerine değişik içler de konabilir.List maline može zamijeniti i neke čajeve.
Resmi nikahı kıymak için bir noter de gelmiştir.Kotrynos vestuvių legendos minėjimai.
Büyü 10. Kıymayın Efendiler 11. Canım Efendim 12. AnneValuga ikka asjatundja juurde. – Kodutohter, 2000, nr 11, lk 20.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Ale Pavel zavolal veľkým hlasom a povedal: Neurob si ničoho zlého, lebo sme všetci tu!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Dar Pavel a strigat cu glas tare: ,,Să nu-ţi faci nici un rău, căci toţi sîntem aici.``
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.I zkřikl naň Pavel hlasem velikým, řka: Nečiň sobě nic zlého, však jsme teď všickni.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.바울이 크게 소리질러 가로되 네 몸을 상하지 말라 우리가 다 여기 있노라 하니
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Lecz Paweł zawołał głosem wielkim, mówiąc: Nie czyń sobie nic złego: bo jesteśmy sami wszyscy.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mais Paul cria d`une voix forte: Ne te fais point de mal, nous sommes tous ici.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Ma Paolo gli gridò forte: «Non farti del male, siamo tutti qui»
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mas Paulo bradou em alta voz, dizendo: Não te faças nenhum mal, porque todos aqui estamos.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus råbte med høj Røst og sagde: "Gør ikke dig selv noget ondt; thi vi ere her alle."
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus ropade med hög röst och sade: »Gör dig intet ont; ty vi äro alla här.»
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Men Paulus ropte med høi røst: Gjør dig ikke noget ondt! vi er her alle.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Mutta Paavali huusi suurella äänellä sanoen: "Älä tee itsellesi mitään pahaa, sillä me kaikki olemme täällä".
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Nhưng Phao-lô kêu người lớn tiếng rằng: Chớ làm hại mình; chúng ta đều còn cả đây.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Nhưng_Phao - lô kêu người_lớn tiếng_rằng : Chớ làm hại mình ; chúng_ta đều còn cả đây .
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi."Niet doen!" schreeuwde Paulus. "Doe uzelf geen kwaad! Wij zijn allemaal nog hier!"
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pál azonban nagy fenszóval kiáltá, mondván: Semmi kárt ne tégy magadban; mert mindnyájan itt vagyunk!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Paulus rief aber laut und sprach: Tu dir nichts Übles; denn wir sind alle hier!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pavel pa zakliče z močnim glasom, rekoč: Ne stori si nič žalega, saj smo vsi tu.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Pero Pablo gritó a gran voz, diciendo: --¡No te hagas ningún mal, pues todos estamos aquí
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Tetapi Paulus berteriak sekeras-kerasnya, "Jangan bunuh diri! Kami semua masih ada di sini!
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Πλην ο Παυλος εκραξε μετα φωνης μεγαλης, λεγων Μη πραξης μηδεν κακον εις σεαυτον διοτι παντες ειμεθα εδω.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.и изведе ги вън и рече: Господа, що трябва да сторя за да се спася?
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Но Павел возгласил громким голосом, говоря: не делай себе никакого зла, ибо все мы здесь.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.Покликнув же голосом великим Павел, говорячи: Не роби собі нічого лихого, всї бо ми тут.
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.ויקרא פולוס בקול גדול לאמר אל תעש לך מאומה רע כי פה אנחנו כלנו׃
Ama Pavlus yüksek sesle, ‹‹Canına kıyma, hepimiz buradayız!›› diye seslendi.‎فنادى بولس بصوت عظيم قائلا لا تفعل بنفسك شيئا رديّا لان جميعنا ههنا‎.
İlgili Sayfalar