Türkler gücü elinde tutmasına rağmen, önceki halifelere kıyasla sağlam ve erdemliydi.He was firm and virtuous compared to the earlier Caliphs, though the Turks held the power.
İşaret etme hataları, tanıdık yerlere kıyasla daha az tanıdık olan yerleri işaret ederken görülür.Pointing errors are less towards places that are familiar than towards unfamiliar places.
Ayran, şalgamla kıyaslandığında daha çok dürüm ile tüketilir.Ayran is more commonly consumed with dürüm compared to the Şalgam.
Kıyas, iki ifadenin mantıklı bir sonuca ulaştığı bir tümdengelimli akıl yürütme biçimidir.The syllogism is a form of deductive reasoning in which two statements reach a logical conclusion.
Bir insana kıyasla varsayımsal boyutu.Estimated size compared to a human
Değiştirilmesi gereken kağıt havlulara kıyasla çok az bakım gerektirirler.They require very little maintenance compared to paper towels, which must be replaced.
Kardeşine kıyasla kendisini şöyle bir yazar olarak tanımlıyor:He describes himself as a writer in comparison to his brother:
Dönemin sanatsal kanonları, önceki dönemlere kıyasla açıkça daha gerçekçidir.The artistic canons of the period were clearly more realistic than the preceding periods.
Ağır gibi görünen (ancak yaşananların vehametine kıyasla mütevazı kalan) mali tazminatlar koydular.They imposed what appeared to be heavy financial reparations (but in the event were of modest size).
Yoğunluklari (0,82 ve 0,85 g/ml) RP-1'inkine (0.81 g/ml) kıyasla biraz daha yüksektir.Densities are slightly higher, 0.82 to 0.85 g/ml, compared to RP-1 at 0.81 g/ml.
Çinli öğrenciler, diğer uluslara kıyasla özellikle matematikte yüksek puanlar almışlardır.The Chinese students scored particularly well compared to other nations in mathematics.
Kırsal bir çevre, bir metropole kıyasla farklı tarza sahiptir.A rural environment has different lifestyles compared to an urban metropolis.
1956-1976 ortalamasına kıyasla 2011'den 2021'e kadar ortalama yüzey hava sıcaklıklarıAverage surface air temperatures from 2011 to 2021 compared to the 1956–1976 average
Gracemont mikromimarisinde, Tremont'a kıyasla aşağıdaki geliştirmeler yapılmıştır.[1][2]The Gracemont microarchitecture has the following enhancements over Tremont:[4][2]
Bu enfeksiyon, yetişkenlerde çocuklara kıyasla daha nadir görülür.[1]Infection is less common among adults than children.[13]
Bitki hücresine kıyasla tipik kromistlerin yapısı (solda)Structure of typical chromists compared with plant cell (left)
Alüminyum, pil yapımında kullanılan diğer elementlere kıyasla çok ucuz.Aluminum is still very cheap compared to other elements used to build batteries.
Jogging, hafif bir tempoda koşudur [1] ve koşmaya kıyasla tanımı standart değildir.Jogging is running at a gentle pace;[1] its definition, as compared with running, is not standard.
Endüstri ve sektör, Endüstri Sınıflandırma Kıyaslaması taksonomisini takip eder.The industry and sector follow the Industry Classification Benchmark taxonomy.
Delmeye kıyasla raybalamaReaming versus drilling to size
Bir kitap bir arkadaşla kıyaslanabilir.Ein Buch kann mit einem Freund verglichen werden.
Paris'e kıyasla London büyük.Verglichen mit Paris ist London groß.
Amerika veya Çin ile kıyaslandığında, Japonya küçük bir ülke.Verglichen mit Amerika oder China ist Japan ein kleines Land.
Londra, Tokyo'ya kıyasla daha küçüktür.London ist, verglichen mit Tokyo, kleiner.
Sarhoşken yazdığın şiirler, Goethe ile kıyaslandığında göte benziyor.Egal, wie dicht du warst, Goethe war Dichter!
Tokyo'ya kıyasla, Londra küçük.Verglichen mit Tokio ist London klein.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Harmonie Magazine hat sein Gitarrenspiel verglichen mit King Crimson Frontmann Robert Fripp.
Ne yaparsak yapalım, ortaya çıkacak olan eser o albümle kıyaslanacaktı.Wir wussten, dass alles, was wir machten, mit diesem Album verglichen werden würde.
Bunun üzerine birkaç aygıt icat etti ve isimlerini "akıllarla kıyaslanan makineler" koydu.Zu diesem Zweck entwickelte er verschiedene Geräte, welche er „Maschinen zum Ideenvergleich“ nannte.
Bu Marks’ın tanımlamasıyla kıyaslanabilir.Es kann über Marx’ Website bezogen werden.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Das Projekt hatte ursprünglich zum Ziel, den Ansari X-Prize zu gewinnen.
Örneğin hadisler, ya da kıyas yoluyla haram olduğuna hükmedilen yiyecek ve içecekler.Meist wird sie als Maß (Goaßnmaß/Goaßmaß) getrunken, wobei auch Goaßnhalbe oder Goaßn-Seidla angeboten werden.
Amilo, amilopektine kıyasla daha zor sindirilebilir.Dolores wirkt mehr als erleichtert.
Bulunduğumuz mücadele, Bulgar milliyetinin bizimle yaşayan diğerlerine kıyasla mücadele etmeyi düşünüyoruz.Die Truppe musste nun gegen die mittlerweile mit der Sowjetunion verbündeten Bulgaren kämpfen.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.Wer diese beachtet, spart mit Personenwagen 10 bis 15 % Treibstoff.
Dar açıdan istihsân kıyasın bir kısmıdır.Gerade sie sind aber Teil des Vergleichsgegenstands.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Diese lassen sich nur über einen Vergleich beurteilen.
İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.Im Vergleich zur Eroberung Englands war der Ablauf ungeplant und unorganisiert, aber trotzdem andauernd.
Ana belleğe(RAM) kıyasla küçük, hızlı ve işlemci çekirdeğine yakındır.Das große (er goljam) und kleine Er (er malăk) bezeichneten im Urslawischen überkurze Vokale und .
1220 anlamında kıyasen çatma mevcut olur.Die Schlagregendichtheit wird in der EN 12208 definiert.
İslamabad, Pakistan'daki diğer şehirlere kıyasla çok daha temiz ve modern bir şehirdir.Islamabad dagegen ist die moderne und weitläufige Stadt, für pakistanische Verhältnisse sehr sauber und ruhig.
Onların kanat açıklığı, ebabilin 42cmi'ne kıyasla 33 cm'dir.Zur Eigenständigkeit fehlen dem Pinnacle Peak damit 44 m.
Ancak bu iki tüberkül de maksiller birinci premolara kıyasla daha az keskindir.Dieser Effekt ist im Vergleich zu den ersten beiden Einflussgrößen jedoch eher von untergeordneter Bedeutung.
Kıyasa en son başvurulur.Vermutlich letzte Chance zur Gegenwehr.
Ancak, sahil kısmına kıyasla iklim şartları daha serttir.Jedoch ist die Wassertemperatur überall an der Küste gleich.
2. raunddan sonra kıyasıya mücadeleye girilir.Ab der zehnten Runde ist der Kampf ausgeglichen.
Marika sana kıyasla hiçbir şey değil.Marika n'est rien comparée à toi.
Genel yapı olarak 910, 906'ya kıyasla daha kısa ve daha hafiftir.En général, la 910 était plus légère et plus courte que la 906.
Dünya'nınkiyle kıyasla Ay'ın sadece çok zayıf bir dış manyetik alanı vardır.Comparé à celui de la Terre, la Lune a un champ magnétique très faible.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Harmonie magazine a comparé son jeu de guitare avec celui de Robert Fripp.
Kaynağı Kur’an, sünnet, icma ve kıyastır.Y sont inscrits : « Voie, Vérité et Vie » (en occitan).
Bu liste, Ocak Kümesi'ne kıyasla daha uzun bir listedir.Ce bloc en effet légèrement plus petit que celui de juin.
Kırmızı ve yeşil OLED filmler, mavi OLED filmlere kıyasla daha uzun ömürlüdür.Les versions rouge et bleue ne sont par contre plus compatibles avec les générations suivantes de jeux.
Dar açıdan istihsân kıyasın bir kısmıdır.Le bénéfice est en fait une partie de la valeur ajoutée.
Yaşlı erkeklerin bir kadını hamile bırakabilme olasılığı genç erkeklere kıyasla daha düşüktür.Le remplacement de statues de jeunes femmes par des hommes à cheval semble peu probable.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.En les mettant en pratique, il est possible d'économiser entre 10 et 15 % de carburant.
Hatta iki türün kıyaslanmasına da karşıyım.On peut aussi chercher à comparer deux populations.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.À l'époque le fabricant de l'engin spatial concourait au prix Ansari X-Prize.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.Les manifestations cutanées sont plus communes chez l'enfant que chez l'adulte.
Şehir su kullanımı diğer Avrupa şehirlerine kıyasla daha idarelidir.L’usage de la marijuana est récent ici comparé à d’autres villes.