kıyafetler ile cümle
kıyafetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda halk oyunlarında da kullanılan kıyafetler, gündelik yaşamın izlerini taşımaktadır.Маски использовались и в повседневной жизни с целью скрыть лицо.
Ayakkabının tarihi kıyafetlerin tarihi kadar eskidir.История моды почти так же стара, как и история костюма.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.ملابس النساء يوميا.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.وينطبق نفس الشيء على الثياب.
Bu sebeple, bale sanatının, modası geçmiş kıyafetlerden ve figürlerden kurtarılması gerektiğini düşünüyordu.ولذلك أراد فوكين أن يجرّد الباليه من الإيماءات المصطنعة والملابس البالية.
Tutuklanan iki beyazın erkek kıyafetleri giymiş kadınlar olduğu anlaşıldı.الشخصين ذوى البشرة البيضاء الذين اعتُقلوا عرف أنهم نساء مرتديين ملابس رجال .
Grup çeşitli okul personeli kıyafetleriyle enstrümanlarını çalarlar.يرتدي معظم طلاب المدارس الزي الرسمي.
Pilotlar ve uçuş mürettebatı , çeşitli renklerde kıyafetler giyer.أستخدم الطيارين وأطقم الطيران عدة ألوان لبدلة الطيران.
Bu göçlerde yine yöreye özgü kıyafetler giyilir.في ايامنا هذة تلُبس هناك ملابس اهل الجزيرة.
Amacı, adet sıvısının (endometrium uterus astarından gelen kan) kıyafetlere sızmasını önlemektir.الغرض منه هو منع سائل الحيض (دم محتوي على بطانة الرحم) من التسرب إلى الملابس.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.لذا نجده يغير المهن التي امتحنها كما يغير ملابسه.
Dize yakın sayılabileccek etek, dar pantolon ve kısa kollu kıyafetlere izin verilmiyor.تم تحذير الرجال من ارتداء السراويل القصيرة والملابس الداخلية فقط.
Her yaş grubuna ait yeni kıyafetler de mevcuttur.تم توزيع الملابس على جميع أهالي الرضع.
Sanat eserlerinde, papa kıyafetlerini giymiş, elinde kitap tutan tasvirleri mevcuttur.في الفن، يتم تصويره في الثواب البابوي، ويمسك معه كتاب.
"Kıyafetler konuşuldu"."Eu Já Tirei a Tua Roupa".
Şapkalar, yatak takımları veya kıyafetlerin paylaşılmasıyla bulaşma daha az yaygındır.A transmissão através da roupa ou roupas de cama é muito menos comum.
Saygı, birlik ve hoşgörü bilincini ve mesajlarını iletmek için kıyafetleri kullanmak.Usa roupas para transmitir conscientização e mensagens de respeito, unidade e tolerância.
Bununla birlikte, daha küçük ölçekli figüratif asmalar ve ipekli kıyafetler de söz konusudur.No entanto, a uma escala menor, há menções a cortinados e roupa.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.Tem uma profunda admiração pela Sakaki.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
Bu olaylardan sonra Gılgamış'ın ünü yayılır ve zengin kıyafetleri içinde şöhreti göz alıcıdır.É atenta aos acontecimentos do mundo, procurando transparecer em suas roupas ideais.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Seus trajes também são lindos."
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Colecciona relógios e roupas.
İmparatorluk askerini hırpalayıp kıyafetlerini çalarlar.Os soldados crucificam Jesus e removem a sua roupa.
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.Ela mudou seu nome e cortou seu cabelo.
İkisi de askeri kıyafetler giyer.Ambas têm vestibulares todos os anos.
O yıl çoğu kimse bu kıyafetlerden giydi denilebilir.Ela é muitas vezes vista vestindo apenas essas roupas.
Bu resimlerin birinde André döneminin şehirli kadın kıyafetleri içindedir.Ward, na verdade, estava usando as calças vermelhas de sua mulher na foto.
Belirgin olan başka bir detay ise çiftin üzerindeki kıyafetler.Outro segmento social do qual pouco se sabe sobre suas vestimentas são as crianças.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.A expansão também oferece novas roupas e armas para serem usadas no jogo normal.
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Então, imediatamente raspou o cabelo e mudou de roupa.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.Pode também mudar de forma, as vezes tendo a aparência parecida com a do seu pai.
Bu dans yöresel kıyafetlerle yapılır.Este vazio também ocorria em lojas de roupa para dançarinos.
Sonuç olarak, şirket hayvan kürklü kıyafetlerın satışını durdurdu.Desde então dedica-se a vender roupa ciclista de importação.
Annesiyle aynı kıyafetleri giymektedir.Veste-se com roupas semelhantes às deles.
Senin kıyafetlerin nerede?Onde estão suas roupas?
Kıyafetleri kendisinin yaptığını söylese de ona kimse inanmayacaktır.Hoewel hij de waarheid vertelt, geloven zij hem niet.
Ringe DX müziği ve kıyafetleri ile geldiler.Later kwamen ze naar de ring met hun D-Generation X muziek en kleding.
London ile değişik bir ilişkisi vardır, çoğunlukla London onu gıcık eder ve kıyafetleriyle alay eder.London maakt haar altijd belachelijk door opmerkingen over haar kleren en haar haar te maken.
Çünkü bir kadın, erkek kıyafetleri giymişti.Een vrouw mag geen mannenkleding dragen.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Daarbij hoort dan ook perfecte kleding.
İfade sıkça Sovyet Ordusunun kıyafetlerini belirtmek için kullanılmıştır.De ontwerpen verwijzen vaak naar Amerikaanse werk- en legerkleding.
Aynı zamanda makyaj yapıp yeni kıyafetler de yapmaya başladılar.Ze ontwerpen en maken ook andere kostuums.
İkisi de zengindir ve tasarımcı kıyafetleri giyerler.Beide zussen hebben veel talent voor het ontwerpen en maken van kleding.
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ze droegen zwarte kousen en schoenen.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Een groot deel van haar jurken maakt ze zelf.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Zijn brieven en kleren werden verbrand.
1980'lerde ise gecelik ve abartılı kıyafetler giydi.In de jaren 1960 maakte ze grote kleurrijke wandkleden.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Voor de grap verwisselen ze hun kleren.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.De kleren en andere voorwerpen die bij het kind gevonden werden, moeten ook worden afgegeven.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Het verenkleed van beide geslachten is verschillend.
Kenjutsuda kıyafetler geleneksel hakama , keikogi ve obiden oluşur.Behalve gerechten worden er traditioneel gereedschap, kleding en tentdoek van gemaakt.
Önlük, üniforma, vb. kıyafetler iş elbisesine örnek verilebilir.Het uiterlijk, de kleding, de vechtstijl; alles kun je zelf maken.
Onun kızı, artık eski kıyafetleri gelmeyecek kadar büyümüş.Zijn dochter is uit al haar oude kleren gegroeid.
İlk dönemlerde grubun diğer üyeleri de sahneye farklı saten kıyafetlerle sahneye çıkıyorlardı.To również pierwszy sezon, w którym członkowie otrzymują awans na inny kolor kombinezonu.
Kadın ise erkek kıyafetleri, erkek ise kadın kıyafetleri giyen kimsedir.Mężczyzna mógł mieć żonę, niewolnicę (bez praw) oraz nałożnicę.
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.Lubi się przebierać i zmieniać fryzurę.
Balıkesirli erkeklerin geleneksel kıyafetleri şimdikinden çok farklıdır.Obecnie fryzury typu bob są bardzo różnorodne.
Önlük, üniforma, vb. kıyafetler iş elbisesine örnek verilebilir.Jego broń, kostium i roboty przypominają ptaki.
Tapınaklarda şort, kolsuz t-shirt, mini etek gibi kıyafetleri giymekten kaçınmak gerekir.Wejście na Wzgórze Świątynne jest bezpłatne, należy jednak pamiętać o odpowiednim skromnym ubraniu.