kıyafetler ile cümle

kıyafetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Alışveriş Merkezi – oyuncu kendi lady'si için kıyafetler alabilir.Pada bagian pakaian, pemain dapat memilih pakaian yang akan pakai.
Marka özel tasarım yüzme kıyafetleri üretmektedir.Lini pakaian Topshop ini juga menampilkan pakaian renang.
Dokuzuncu bölüm yemek, yemek uygulamaları ve kıyafetler ile ilgilidir.Asal ada makanan dan pakaian, cukuplah.
Hinaningyo, saray mensuplarının kıyafetlerini giyer.Semuanya ditampilkan mengenakan pakaian istana Burma.
Alışveriş Merkezi – oyuncu kendi lady'si için kıyafetler alabilir.Ở mục quần áo, người chơi có thể chọn trang phục cho Sim của mình.
Danışmanlar kıyafetleri her çağda değişir.Phần trang phục sẽ được thay đổi theo mỗi tập.
"Kıyafetler konuşuldu".Hãy cởi quần áo ra".
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.Cô xin phép đi vào phòng thay đồ.
Kendisi bir şarkıcı olduğu için sahneye çıktığı zaman Acayip abartılı ve süslü kıyafetler giymeyi seviyor.Giờ đây, khi đã dời xa show biz, ông thú thực là thích những quần áo đơn giản và thoải mái hơn.
Köyde Anadolu'ya has kıyafetler kullanılmaktadır.Phụ nữ được yêu cầu phải mặc abayas ở Saudi Arabia.
Bunun dışında kıyafetlerini de yine aynı yolla temin etmektedirler.自らの部下にも同じ様な格好をさせている。
Dokuzuncu bölüm yemek, yemek uygulamaları ve kıyafetler ile ilgilidir.第9章 食物、食事の作法、および衣服。
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.低価格の服を販売している。
Arno'nun kıyafetleri ve silahları kişiselleştirebiliniyor.レナスの武器とコスチュームが実装予定。
Annesiyle aynı kıyafetleri giymektedir.母とお揃いの服を着ている。
Kıyafetleri kendisinin yaptığını söylese de ona kimse inanmayacaktır.これに対し拒否する旨の返事が届くと「信じられない。
Gerektiğinde sivil kıyafetlerde çalışmaya izin verildi.公的な場所に出るときは正装が義務付けられる。
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.場にふさわしい服装。
2017 yılında, Vaude Grubu, tırmanış ayakkabıları ve diğer tırmanış kıyafetleri üreten Red Chili'yi devraldı.2017年には登山靴・服メーカーのRed Chiliを傘下に収めた。
Palyaço kıyafetleri giyerler.ピエロの格好をしている。
Bu kıyafetlerden hangisi ile karşılamalara/davetlere katılacağı davetiyelerde belirtilmektedir.この章では人々が身につけている服はどこから来たかと問いかけている。
Barok dönem kıyafetleri direkt olarak görülmektedir.白服はここで見られる。
Aynı zamanda makyaj yapıp yeni kıyafetler de yapmaya başladılar.2人は一緒に買い物に行き、新しい服を買った。
Çünkü bir kadın, erkek kıyafetleri giymişti.女性に男物の服を着させることもあった。
İşe geldiğinde kendi kıyafetlerinin sergilendiğini görünce şaşırır.終盤でドレスアップした自分を見てびっくりする。
Kostüm, özellikle tiyatro ve sinema gibi sanat türlerinde kıyafetlerin tümüne verilen genel addır.演劇部のように変装衣装を多数所持。
Alışveriş Merkezi – oyuncu kendi lady'si için kıyafetler alabilir.行商人の巻物 その場で呉服が買える。
Örneğin: yöresel kıyafetler veya batı tarzı kıyafetler.洋服(ようふく)とは、西洋服の略で、西洋風の衣服のこと。
Spears, bu videoda Arjantin'den “Kosiuko” firmasının kıyafetlerini kullanmıştır.なおこのビデオで着用しているブリトニーは衣装はアルゼンチンの衣料品メーカーKosiukoのものである。
Bu TV dizisinde giydiği kıyafetleri onu bir sex sembolü haline getirdi.テレビちゃんの格好をしたマネージャーはこのコーナーで登場していた。
Spears, bu kıyafetleri zevk sahibi bulduğu için kullandığını belirtmiştir.彼らはそれが好きなように見えたため、コスチュームを示しました。
Paco ve iş arkadaşı böylece olayın olucağı yere sivil kiyafetlerle gider.玲子と仲間が商品を万引きしたとして事務所に連れていく。
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.このため、真相を知らないジャックは死後40-50年と見積もった。
Fakat kıyafetlerinde kürk kullandığı için hayvan hakları örgütü PETA tarafından eleştirilmektedir.動物達の権利を主張するために、彼女は毛皮の服を反対するPETAの広告に登場した。
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.剃髪して了阿と改める。
Dokuzuncu bölüm yemek, yemek uygulamaları ve kıyafetler ile ilgilidir.第9篇社會學:各種料理,進食的方法以及衣著服飾。
Palyaço kıyafetleri giyerler.穿著一身小丑裝束。
Onun da kıyafetleri beyazdı.”然则深衣亦用白。
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.同时也增加了新的衣服与饰品。
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.婦女也有不同類型的禮服。
Kıyafetlerin mümkün olduğunca lo-fi ve doğal olması gerekiyordu.每一細節都要盡可能要真實和自然。
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.於是次演唱會中,大部分衣服都是自家設計。
Yaz aylarında insanlar koyu renkli giysiler yerine açık renkli kıyafetleri tercih ederler.私底下比較喜歡穿黑白色調的衣服。
Konserlerinde ayrıntılı sahneler ve kıyafetler kullandı.她的演唱会设有精心设计的舞台和服装。
Bölümde Adi Joe, kıyafetlerinin hepsini verir.兵丁就拈鬮分他的衣服。
1930'lardan beri Batı kıyafetlerini giymiş kentliler dini kıyafetleri giymeye başlamıştı.1900年,朝鲜官员都已着西式服装。
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.她这样的着装是有理由的。
İkisi de zengindir ve tasarımcı kıyafetleri giyerler.二人常傅朱粉、穿著華麗的衣服。
Ancak gerçekte, icat edilen kıyafetler onun giydiklerinden daha uyumsuzdu.하지만 이러한 묘사는 실제로 그가 입었던 의복과는 많이 다르다.
"Kıyafetler konuşuldu"."옷들은 구렸어요.
Gerektiğinde sivil kıyafetlerde çalışmaya izin verildi.다만 일상용 옷이기에 궁중 출입은 허용되지 않았다.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.상황에 따라 옷을 입기도함.
Travestilik ya da travestizm, genellikle cinsel haz almak amacıyla, karşı cinsin kıyafetlerini giymek.트랜스베스티즘 또는 의상도착증은 반대 성별의 옷을 입는 일이다.
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.주인이 입을 옷을 줘야만 해방된다.
Eski dönemlerde kente dokuma kıyafetleri sadece krallar tarafından giyilebilmekteydi.보라색을 만들기 힘들었던 시절에는 왕족과 귀족들만 보라색 옷을 입을 수 있었다.
Ramazan bayramında çocuklara ailelerin bütçesi elverdiğince yeni kıyafetler alınır.그런 이유로 빈의 장례 때 그 친족은 다른 사람에게서 옷과 신발을 빌렸다.
Danışmanlar kıyafetleri her çağda değişir.마주가 바뀔 때마다 옷을 갈아입는 것이다.
Aktörlerin görevlerinde yardımcı olabilmek için senaryoya kıyafetler eklenmiştir.대통령을 접대하기 위해 특별한 옷을 입고 공연을 해야 했다.
Aynı kıyafetlerle ringe giren ikilinin girişleri de daha senkronize edildi.겉옷 안에는 두 가닥의 접힌 옷자락이 역시 도식적으로 나타나고 있다.
Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır.그는 새 옷을 입고 나왔다.

İlgili Sayfalar