kıyafetler ile cümle

kıyafetler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Belirgin olan başka bir detay ise çiftin üzerindeki kıyafetler.הנה כמה מהאיסורים שהוצעו: מגע בגדי בני הזוג זה בזה.
"Kıyafetler konuşuldu"."הבגדים לא מתאימים".
Kendine has kıyafetleri vardır.מה עם הגרב עצמו?
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.כמו כן, נוספו בגדים וחפצים בהתאם לנושא זה.
Hafta kapsamında çoğunlukla turistler Ortaçağ kıyafetleri giyerler.במהלך השבוע מתלבשים חלק מתושבי המקום בתלבושות מימי הביניים.
Her Kız çocuğu yapabildiği kadarıyla yöresel kıyafetlerini bebeklerine hazırlarlar.לא הבנתי למה ההורים שלי הלבישו אותי בבגדי בנים.
Şekli ve kıyafetleri devamlı değişir.הוא מסתפר ומחליף את בגדיו לעיתים רחוקות מאוד.
Ayinler daire içinde, ayinsel kıyafetlerle gerçekleşir.סצנה דומה מתרחשת בחנות בגדים.
Aynı zamanda giydiği kıyafetlerden bazılarını da kendisi tasarlamıştır.בנוסף, התעקשה לעצב רק בגדים שהיא בעצמה תלבש.
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.הוא קפץ אל הנהר בבגדיו ובמגפיו בעודו שר את פזמון השיר "Whole Lotta Love" של הלהקה "לד זפלין".
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.היא משנה את התספורת, והבגדים ומתחילה להתאפר.
Bu TV dizisinde giydiği kıyafetleri onu bir sex sembolü haline getirdi.החליפות שלבשו במיצג זה הפכו עבורם למעין מדים.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.הם חמושים ועוטים את אותם המדים אך מתאמנים באופן אחר.
Gürcistan'ın performansında grup koyu renklerde kıyafetler giymiştir.במכונית אחת היו אנשי גסטפו בחולצות שחורות.
Çocuklar korkunç kıyafetler giyerek kapı kapı gezerler ve ev sahiplerine "Şaka mı, şeker mi?" diye sorarlar.לפי המסורת, הילדים יוצאים בתחפושות מפחידות לרחובות, עוברים מבית לבית, דופקים על הדלת ואומרים "תעלול או ממתק!".
Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan 'Kadın Heykel Grubu' bulunmaktadır.בפסל קבוצת הנשים (Kadın Heykel Grubu) שליד מגדל העצמאות, שלוש דמויות נשים בלבוש טורקי מסורתי.
Amacı, adet sıvısının (endometrium uterus astarından gelen kan) kıyafetlere sızmasını önlemektir.Целта е да се предотврати изтичането на менструалната течност (кръвта от маточната лигавица) върху дрехите.
Onların saçı, el ve yüzlerinin rengi, kıyafetleri olduğu gibi kalıyordu.Косите, лицата и дрехите им са били оцветени.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Изработвах много от собствените ми дрехи.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Обувките на танцьорите се различават за всяка от двете категории.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Полирайте обувките преди да излезете навън.
Harvey Dent'in kıyafetleri Ermenegildo Zegna tarafından tasarlandı.Дрехите си изработват от еленови кажи и кедрова кора.
Köy genelinde kendine has özellikleri bulunan kıyafetler giyilebilmektedir.В село Господинци може да се видят красиви релефни форми.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Kostime za koncertne za Minogue ekskluzivno su dizajnirali talijanski dizajneri Dolce & Gabbana.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Zahtijeva se prikladna odjeća.
Hafta kapsamında çoğunlukla turistler Ortaçağ kıyafetleri giyerler.Mnogi od njih budu odjeveni poput srednjovjekovnih križara.
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Tvoje je da mu popravljaš odjeću.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Brinule su se za hranu i odjeću.
Amy kıyafetleri Los Angeles'ta otel odasında hastayken tasarladı.Lee je sama dizajnirala kostim koji nosi u videu dok se oporavljala od bolesti u Los Angelesu.
Kadınlar yalnızca taziyelere gidince geleneksel kıyafetlerini giyerler.Kada ona izađe iz šume na sebi nosi normalnu odjeću.
Orada kıyafetlerinin aynısıyla karşılaşır ve ıslanan kıyafetlerini kurumaya bırakarak diğerlerini giyer.Pritom će razdijeliti svoje preostalo imanje, a siromasima će dati čak i svoju kardinalsku odjeću.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Vyžmýkali spotené oblečenie a zase si ho obliekli.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.Potom nastúpila do firmy svojej mamy, ktorá sa venuje výrobe odevov.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Rodičia svojim deťom kupujú nové oblečenie.
Pakette eşyanın yanı sıra çocuk kıyafetleri de mevcuttur.Popri oblečení sa teda šijú aj zvieratká.
Grup, kıyafetleri ters giymeleriyle bilinmektedir.Členova skupiny sú známi aj pre ich prepracované kostýmy.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Pologule Vesty sa od seba podstatne líšia.
Gelen beş Maiadan ikisi mavi kıyafetler giyinmişti.Obidve tieto kombinácie nosili spolu s modrými trenírkami.
Spears, bu videoda Arjantin'den “Kosiuko” firmasının kıyafetlerini kullanmıştır.V videospotu nosi obleke argentinskega podjetja »Kosiuko«.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Številne kostume za člane skupine je sam oblikoval.
Sözcük, aynı zamanda, bu şekilde hazırlanmış kıyafetleri tanımlamak için sıfat olarak da kullanılır.Za tovrstno oblačilo se uporablja tudi izraz HAZMAT obleka.
Kökenini Alp köylülerinin geleneksel kıyafetlerinden alır.Osnova za oblačilo je zgodovinsko oblačilo alpskih podeželanov.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.Lojze zelo lepo skrbi za Jakca.
Bedeni, kıyafetleri, ailesi, arabası, banka hesabı gibi.Take stvari so obleke, denar, telo in družina.
Yaşlı bayanlar hala eski kıyafetlerden giyebilmektedirler.Le še nekatere ženske nosijo stare predpasnike.
Clemens, papalar arasında ilk papa tacını ve papalık kıyafetleriyle tanınan papadır.Benedikt, oblečen v papeška oblačila, je stal pred njimi.
Bengü klipte farklı kıyafetlerle kamera karşısına geçti.V videospotu je nastopila v različnih preoblekah.
Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır.Žmonės velkasi pačius naujausius savo drabužius.
Yöresel kıyafetler 30-40 yıl önce kaybolmanın son anlarıydı.Pelkėje durpės baigtos kasti prieš 30-40 metų.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Scenoje atlikėjas pasirodė vilkėdamas italų mados dizainerių „Dolce & Gabbana“ kurtus kostiumus.
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.Vartojamas darbo drabužiams.
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.Joje atliko grupės „Led Zeppelin“ dainą „Whole Lotta Love“.
Kış mevsiminde insanlar burada daha kalın ve yünlü kıyafetleri giymeyi tercih ederler.Vėlų ankstyvo pavasario vakarą daugelis žmonių buvo apsirengę šiltesniais ir sunkiais drabužiais.
Klipte grup üyeleri deri kıyafetlerle şarkıyı çalmakta.Klipe merginos prie žalio kadilako dainuoja apsirengusios metalines sukneles.
Müşterilerin kıyafetlerine bakıldığında havanın ılık olduğu düşünülür.Osavõtjate mälestuste järgi oli ilm väga kuum.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Ta on pannud heategevuseks oma riideid müüki.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1,3 krát čiastka utrarená za oblečenie. To to', čo utratí za dovolenku.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1.3 szorozva az összeg, amit ruhákra költ. Ez lesz az az összeg amit nyaralásra költ.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1.3 veces la cantidad que pasa de la ropa. Eso es cuánto va a gastar en las vacaciones.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1.3 vezes a quantia que ela gastar na roupa. Isso é quanto ela vai gastar nas férias.

İlgili Sayfalar