kıyafet ile cümle

kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
"Uygunsuz" kıyafet giymek suçlamasıyla utanç yaşayan kız, turnuvadan çekildi.Смущенная обвинениями в ношении «неприличного» наряда, девушка покинула турнир.
Üzerindeki tek paçavra buydu! SATILIK ESKİ YENİ KIYAFETLERQuesto č l'unico straccio che aveva per coprirsi le spalle!
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -A może być tym wszystko od zabawek, przez modę, po...
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -A môže to byť čokoľvek od detského oblečenia po módu --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Det kan vara allt från babysaker till modesaker.
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Dit kan van alles zijn, van baby artikelen tot mode artikelen tot --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Et ça peut être n'importe quoi, des produits pour bébé en passant par la mode, à --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -그리고 아기 용품이나 패션까지 어떤 것이나 가능합니다.
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Může to být cokoliv od dětského oblečení po módu --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Pode ser qualquer coisa desde coisas de bebés, à moda, a...
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Può trattarsi di tutto, dai beni per i bambini alla moda.
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Și asta poate fi orice de la produse pentru copilași până la modă --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Und das kann alles sein, von Baby-Zubehör über Mode bis hin zu --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Và đó có thể là mọi thứ từ sản phẩm em bé cho đến thời trang ...
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Y puede abarcar desde artículos para bebés, artículos de moda, etc.
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -Και αυτό μπορεί να είναι οτιδήποτε, από τα αντικείμενα για το μωρό σε μόδες σε -
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -И могат да бъдат всякакви от бебешки неща до модни стоки до...
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -И это может быть чем угодно, от детских товаров до предметов моды до...
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -כאן משלמים בעבור התועלת מהמוצר -- תמורת מה שהוא עושה בשבילנו --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -ويمكن أن يكون هذا أي شيء من سلع الطفل الي الازياء مرورا بـ --
Ve bebek eşyalarından kılık kıyafete kadar her şey olabilir -流行の洋服にもあてはまります 電力ドリルをお持ちの方はいらっしゃいますか?
Ve bu 1.3 ile aynı şeydir. 1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.A to je totéž, co jedna celá tři desetiny. jedna celá tři krát částka utracená za oblečení.
Ve bu 1.3 ile aynı şeydir. 1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.Det er det samme som 1,3 gange de penge, hun bruger på tøj, altså c.
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim.그리고 전 실행에 옮겼죠. 예배복을 입고
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim. Kutsal camiye gittim.Saya melakukannya, memakai pakaian ritual saya; saya pergi ke masjid suci;
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim. Kutsal camiye gittim.Y lo hice: me puse el atuendo ritual, fui a la mezquita sagrada, oré, y cumplí todos los rituales.
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim. Kutsal camiye gittim.И я это сделал: я надел мои ритуальные одежды, я пошел в священную мечеть, я молился, я соблюдал все ритуалы.
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim. Kutsal camiye gittim.І я зробив це; я одягнув ритуальне вбрання; я увійшов у священну мечеть; я помолився; я виконав усі ритуали.
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim.Và tôi đi đến đó trong trang phục nghi lễ truyền thống của mình;
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim.ועשיתי זאת; לבשתי את הבגדים הטקסיים;
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim.وقد قمت بذلك .. وارتديت رداء الاحرام
Ve bunu yaptım. Dinî kıyafetlerimi giydim.神聖な寺院に行き、
Ve bu tam olarak kıyafetlere harcayacağı paranın 30%'a eşittir. -A tohle by mělo být o přesně 30% víc než tato částka, kterou utratí za oblečení.
Ve bu tam olarak kıyafetlere harcayacağı paranın 30%'a eşittir. - -A toto by malo byť presne o 30% viac ako táto čiastka, ktorú utratí za oblečenie.
Ve bu tam olarak kıyafetlere harcayacağı paranın 30%'a eşittir. - -E isto deve ser exatamente 30% mais do que esta quantia, a quantia gasta na roupa. ...............
Ve bu tam olarak kıyafetlere harcayacağı paranın 30%'a eşittir. -Y esto debe ser exactamente un 30% más de esa cantidad, el cantidad que gasta en su ropa.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.이것은 매우 경량의 슈트입니다. 7kg이죠.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.C'est une combinaison très légère. Elle pèse environ 7 kilos.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Dieser ist mit 7 kg ein echtes Leichtgewicht.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Dit is echt een lichtgewicht, ongeveer 7,5 kg.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Ed è molto leggera. Pesa circa 7 kg.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Este es un traje muy liviano. Pesa cerca de 7 kilos.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.E un costum foarte uşor. Are cam şapte kilograme.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Pakaian ini sangat ringan, sekitar 15 pon.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.To jest bardzo lekki kombinezon. Waży około 7 kilogramów.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Това е много лек костюм. Тежи около 15 паунда (6,8 кг.).
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.Это очень лёгкий костюм. Весит всего 6,5 килограмм.
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.זאת חליפה מאוד קלה, היא שוקלת בערך 7 ק"ג,
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.انها بزة خفيفة الوزن جدا . .وتزن 15 باونداً
Ve çok hafif bir kıyafet.Ve yaklaşık 6 kg.ほとんど重さを感じません 私専用につくられた
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.En ze zei, "Mensen in oosterse kledij, in soepel vallende stoffen, die op en af trappen lopen.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.Et elle me répondit, "Des gens en robes orientales, en toges, montant et descendant les escaliers.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar."Gente en traje oriental, en cortinas, subiendo y bajando escaleras.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.Hän vastasi: "Ihmisiä itämaisissa asuissa, verhottuina, kävelemässä portaita ylös alas.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.Iar ea mi-a răspuns "Oameni îmbrăcaţi în rochii orientale, în costume, urcând şi coborând scările.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.그녀는 말하길,"동양옷으로 휘감은 사람들이 계단을 오르내립니다.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar."Leute in orientalischer Kleidung, im Schleier, die Treppen auf und ab gehen.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.Och hon berättade "Människor i österländska kläder, som går upp och ned för trappor.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.Odpovedala: "Ľudí v orientálnom odeve, vo voľnom rúchu, ako chodia hore-dolu schodmi.
Ve dedi ki, "Doğulu kıyafetler giymiş insanlar, kalın kumaşlar içinde, merdivenlerden inip çıkıyorlar.Odpověděla: "Lidi v orientálním oděvu, ve volném rouchu, jak chodí nahoru a dolů po schodech.

İlgili Sayfalar