kıyafet ile cümle
kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nie chciano, by garstka projektantów posiadła na własność ważne elementy stroju.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Non volevano che una manciata di stilisti fossero padroni del nostro modo di vestire.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.No querían que un puñado de diseñadores fuesen dueños de las bases fundamentales de nuestra ropa.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Nu doreau ca o mână de creatori de modă să detină celulele de bază din îmbrăcămintea noastră.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Sie wollten nicht, dass eine Handvoll Designer die grundlegenden Bausteine für unsere Kleidung besitzen.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Δεν ήθελαν μια χούφτα σχεδιαστές να έχουν στην κατοχή τους τα στοιχειώδη δομικά υλικά του ρουχισμού μας.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Не искали шепа дизайнери да притежават творческите тухли за нашето облекло.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.Суд хотел избежать ситуации, когда небольшая кучка дизайнеров владеет формообразующими элементами одежды.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.הם לא רצו שלקומץ מעצבים תיהיה שליטה על אבני הבניין של הבגדים שלנו.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.إنهم لا يرغبون في أن تمتلك حفنة من المصممين البنية الأساسية المتعلقة بملابسنا.
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.少数のデザイナーに所有されるのは避けたかったのです そうなると誰かが所有しているという理由で
-Bir çok ülke bu çeşit aşırı dini kıyafetleri toplum içerisinde yasakladı.- Beaucoup de pays ont interdit le port de signes extérieurs religieux en public
-Bir çok ülke bu çeşit aşırı dini kıyafetleri toplum içerisinde yasakladı.- Muchos países han prohibido usar en público esa ropa tan extremista.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum. Cevremizde fakir oldugu icin güzel kiyefet getiren olmiyor.Imi pare rau JanDi. din Moment ce vecinii nostri sunt saraci, nu aduc haine frumoase la curatatorie.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.En voi tarjota tyttärelleni edes hienoa iltapukua.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Ich kann nicht einmal meiner Tochter ein schönes Abendkleid bieten.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Jag kan inte ge min dotter en fin klänning.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Je ne peux même pas offrir à ma fille une jolie robe de soirée.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Lastni hčerki ne morem privoščiti niti lepe večerne obleke.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Nemůžu dát své dceři ani krásné večerní šaty.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Neviem dať svojej dcére ani pekné večerné šaty.
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Non posso neanche dare a mia figlia un bel vestito da sera
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Thậm chí mẹ không thể cho một chiếc con váy dạ hội cho ra hồn
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.Я не могу даже купить своей дочери красивое вечернее платье.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Det var udsalgsdag i Magasin, og alting kostede 20 procent mindre end den normale pris.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Era dia de saldos na Macy's, e tudo estava a 20% menos que o preço normal.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Fue un día de venta en de Macy's, y todo fue 20% menor que el precio regular.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -Macy's-nél leárazás volt és minden 20%-kal olcsóbb volt a normál árnál.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -V nákupním centru byl "Den slev" a vše bylo o 20% levnější než při běžných cenách.
Bir kıyafet dükkanın da indirim günüydü ve her şey 20% indirimliydi. -V nákupnom centre bol "Deň zliav" a všetko bolo o 20% lacnejšie než pri bežných cenách.
Böylece gemiyi durdurduk. Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.Và chúng tôi cho dừng tàu trên 1 tảng băng, tôi mặc đồ bơi vào rồi nhảy xuống biển.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Cô cứ thường xuyên mặc váy như thế này nhé
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Devi indossare più spesso vestiti come quello.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Habille toi comme ça plus souvent.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Hordhatnál gyakrabban ilyen ruhákat
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Kenakan baju seperti itu lebih sering lagi
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Usa vestidos asi más seguido.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Usa vestidos asi más seguido.
Böyle kıyafetleri daha sık giy.Zakładaj takie sukienki częściej
Böyle kıyafetleri daha sık giy.ارتدي ملابس مثل تلك دائماً
Bu 2 kat bir kıyafet.C'est une combinaison à deux couches.
Bu 2 kat bir kıyafet.Der Anzug ist zweilagig.
Bu 2 kat bir kıyafet.Es un traje de dos capas.
Bu 2 kat bir kıyafet.È una tuta a due strati.
Bu 2 kat bir kıyafet.E un costum din două straturi.
Bu 2 kat bir kıyafet.Het is een pak met twee lagen.
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.두 개의 겹으로 된 슈트입니다. 나사 슈트는 13겹입니다.
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.Pakaian ini memiliki 2 lapisan, pakaian NASA memiliki 13.
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.זאת חליפה דו-שכבתית. בחליפות של נאסא יש 13 שכבות.
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.انها بزة بطبقتين .. بزة " ناسا " لها 13 طبقة
Bu 2 kat bir kıyafet. NASA kıyafetleri 13 katlı.これはとても軽量なスーツです 重さは約15ポンドです
Bu 2 kat bir kıyafet.To jest kombinezon dwuwarstwowy.
Bu 2 kat bir kıyafet.Това е двупластов костюм.
Bu 2 kat bir kıyafet.Это двуслойный костюм.
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.- A házam a tiéd. Ja, mellesleg. Majd szeretnénk változtatni ezek nedves rongy azonnal.
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz. Evet.Au fait vous voulez sans doute changer vos vêtements trempés
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz. Evet.Und Sie möchten sicher sofort lhre nasse Kleidung wechseln.
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Oh, apropo. Veţi dori să modificaţi aceste cârpe ude imediat.
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Oh, mimochodem. Budete se asi co nejdřív chtít převléci do čistých šatů..
Bu arada, ıslak kıyafetlerinizi derhal değiştirmek istersiniz.Oh, mimogrede. Boste želeli spremeniti tiste mokre krpe takoj.