kıyafet ile cümle
kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kadınlar yalnızca taziyelere gidince geleneksel kıyafetlerini giyerler.Kada ona izađe iz šume na sebi nosi normalnu odjeću.
Uygun kıyafet giyilmeli ve özellikle spor ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir.Njen interes za odjeću bio je naširoko poznat, pogotovo njena sklonost prema cipelama.
Orada kıyafetlerinin aynısıyla karşılaşır ve ıslanan kıyafetlerini kurumaya bırakarak diğerlerini giyer.Pritom će razdijeliti svoje preostalo imanje, a siromasima će dati čak i svoju kardinalsku odjeću.
P280 Koruyucu eldiven/koruyucu kıyafet/göz koruyucu/yüz koruyucu kullanın.P280: Noste ochranné rukavice/ ochranný odev/ ochranné okuliare/ ochranu tváre.
Kıyafetini ise boyar.Začne predávať tričká?
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Vyžmýkali spotené oblečenie a zase si ho obliekli.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Nový život nabudzovalo len tradičné indické oblečenie.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.Potom nastúpila do firmy svojej mamy, ktorá sa venuje výrobe odevov.
Uygun kıyafet giyilmeli ve özellikle spor ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir.Vyberať oblečenie zodpovedne a uprednostniť kvalitné oblečenie s nadčasovým dizajnom.
Uygun kıyafet ve ayakkabı seçilmelidir.Odporúča sa turistická obuv a oblečenie.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Rodičia svojim deťom kupujú nové oblečenie.
Lady Gaga'nın giydiği et kıyafeti de buna bir örnektir .Ďalším zoskupením hrajúcim s Lady Gaga bude Crayon Pop.
Pakette eşyanın yanı sıra çocuk kıyafetleri de mevcuttur.Popri oblečení sa teda šijú aj zvieratká.
Grup, kıyafetleri ters giymeleriyle bilinmektedir.Členova skupiny sú známi aj pre ich prepracované kostýmy.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Pologule Vesty sa od seba podstatne líšia.
MetaJets kıyafeti yeşildir.Toaletný papier Harmasan .
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Taktiež boli povinní nosiť bradu, nie príliš dlhú.
Gelen beş Maiadan ikisi mavi kıyafetler giyinmişti.Obidve tieto kombinácie nosili spolu s modrými trenírkami.
Spears, bu videoda Arjantin'den “Kosiuko” firmasının kıyafetlerini kullanmıştır.V videospotu nosi obleke argentinskega podjetja »Kosiuko«.
Birimine bağlı olarak polisler üniformalı veya sivil kıyafetli olabilir.Uslužbenci naloge glede na potrebe opravljajo v uniformi ali v civilni obleki.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Številne kostume za člane skupine je sam oblikoval.
Sözcük, aynı zamanda, bu şekilde hazırlanmış kıyafetleri tanımlamak için sıfat olarak da kullanılır.Za tovrstno oblačilo se uporablja tudi izraz HAZMAT obleka.
Kökenini Alp köylülerinin geleneksel kıyafetlerinden alır.Osnova za oblačilo je zgodovinsko oblačilo alpskih podeželanov.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.Lojze zelo lepo skrbi za Jakca.
Siyah bir kıyafet giydi.Prepovedal je črna oblačila.
Bedeni, kıyafetleri, ailesi, arabası, banka hesabı gibi.Take stvari so obleke, denar, telo in družina.
Yaşlı bayanlar hala eski kıyafetlerden giyebilmektedirler.Le še nekatere ženske nosijo stare predpasnike.
Clemens, papalar arasında ilk papa tacını ve papalık kıyafetleriyle tanınan papadır.Benedikt, oblečen v papeška oblačila, je stal pred njimi.
Bengü klipte farklı kıyafetlerle kamera karşısına geçti.V videospotu je nastopila v različnih preoblekah.
Çingenenin üzerinde Doğulu kıyafeti vardır.Cerkev ima vzhodno geografsko lego.
Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır.Žmonės velkasi pačius naujausius savo drabužius.
Bu amaçla, sinek kovucu kullanılabilir ve uygun kıyafet giyilebilir.Tai galima naudojant vabzdžių baidiklius ir vilkint tinkamus drabužius.
Yöresel kıyafetler 30-40 yıl önce kaybolmanın son anlarıydı.Pelkėje durpės baigtos kasti prieš 30-40 metų.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Scenoje atlikėjas pasirodė vilkėdamas italų mados dizainerių „Dolce & Gabbana“ kurtus kostiumus.
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.Vartojamas darbo drabužiams.
Kıyafetini ise boyar.Įtaka paliečia ir drabužius.
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.Joje atliko grupės „Led Zeppelin“ dainą „Whole Lotta Love“.
İnsanlar istedikleri kıyafeti giyebilmektedirler.Nuo tada moterys galėjo tekėti už ko nori, dėvėti drabužius kurie joms patikdavo.
Kış mevsiminde insanlar burada daha kalın ve yünlü kıyafetleri giymeyi tercih ederler.Vėlų ankstyvo pavasario vakarą daugelis žmonių buvo apsirengę šiltesniais ir sunkiais drabužiais.
Oyunda görünüş için karakterimizin; kıyafetini, saçını, sakalını ve dövmesini değiştirmek mümkün.Herojaus išvaizdą galima keisti parenkant tam tikrus plaukus, barzdą, tatuiruotes.
Klipte grup üyeleri deri kıyafetlerle şarkıyı çalmakta.Klipe merginos prie žalio kadilako dainuoja apsirengusios metalines sukneles.
Mavi bir kıyafet giyer.Mėlynos aprangos.
Müşterilerin kıyafetlerine bakıldığında havanın ılık olduğu düşünülür.Osavõtjate mälestuste järgi oli ilm väga kuum.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Ta on pannud heategevuseks oma riideid müüki.
Bir konuşma yaptıktan sonra kıyafet değiştirmek için sahneden kayboldu.Mind tõugati jääle, enne kui jõudsin ülikonda vahetada.
Şarkıcı, iki farklı kıyafetle çekimleri tamamladı.Tema ülesandeks sai kostüümide katmine erinevate mustritega.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1,3 krát čiastka utrarená za oblečenie. To to', čo utratí za dovolenku.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1.3 szorozva az összeg, amit ruhákra költ. Ez lesz az az összeg amit nyaralásra költ.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1.3 veces la cantidad que pasa de la ropa. Eso es cuánto va a gastar en las vacaciones.
1.3 ve kıyafetlere harcayacağı paranın çarpımı, tatile harcayacağı paraya eşittir.1.3 vezes a quantia que ela gastar na roupa. Isso é quanto ela vai gastar nas férias.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.9.1km부터 거의 15.2km까지는 우리는 가압호흡이 필요합니다, 우리가 중력복을 입고 있는 데서 말이죠.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.Boven de 9.000 meter, tot ongeveer 15.000 m, heb je drukademhaling nodig, en daarom draag je een G-pak.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.Entre los 9.000 y los 15.000 metros se necesita presión para respirar, por eso uno usa trajes G.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.Zwischen 10.000 Meter und 15.000 Meter Höhe benötigt man Druckbeatmung, was den Druckanzug notwendig macht.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.На высоте от 10-ти до 15-ти километров нужно дыхание под давлением, для чего и нужен барокостюм.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.ובין 9,000 לקרוב ל15,000 מטרים אתה צריך לקבל אוויר דחוס, ולכן אתה חייב ללבוש חליפת ג'י.
9km'nin üstümde 15 km'ye doğru basınçlı solunum'a ihtiyaç duyarsınız.Yani G kıyafeti giyersiniz.補助呼吸が必要になり 耐Gスーツを着用します これは古いロックンロールジーンズを はいた彼で
Aigoo, kıyafetleri bile iyi katlıyorsun.Aigoo, con còn gấp quần áo rất phẳng nữa.
Aigoo, kıyafetleri bile iyi katlıyorsun.Aigoo,du faltest sogar die Kleider so gut.
Aigoo, kıyafetleri bile iyi katlıyorsun.Aigoo, du vicker även kläder bra.