kıyafet ile cümle

kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Kıyafetler konuşuldu"."הבגדים לא מתאימים".
Kendine has kıyafetleri vardır.מה עם הגרב עצמו?
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.כמו כן, נוספו בגדים וחפצים בהתאם לנושא זה.
Geline yengeleri yardımcılık eder ve onun kıyafetine uygun giyinirler.תהפכי את ילדתך לבת מלוכה ותלבישי אותה בלבוש מפואר במיוחד?"
Hafta kapsamında çoğunlukla turistler Ortaçağ kıyafetleri giyerler.במהלך השבוע מתלבשים חלק מתושבי המקום בתלבושות מימי הביניים.
Birimine bağlı olarak polisler üniformalı veya sivil kıyafetli olabilir.את העיטור ניתן לענוד על לבוש אזרחי או צבאי.
Her Kız çocuğu yapabildiği kadarıyla yöresel kıyafetlerini bebeklerine hazırlarlar.לא הבנתי למה ההורים שלי הלבישו אותי בבגדי בנים.
"Başörtüsü: simge mi kıyafet mi?".לדוגמה, "מכנסי בתוכה = מכונת כביסה".
Şekli ve kıyafetleri devamlı değişir.הוא מסתפר ומחליף את בגדיו לעיתים רחוקות מאוד.
Ayinler daire içinde, ayinsel kıyafetlerle gerçekleşir.סצנה דומה מתרחשת בחנות בגדים.
Çeşitli bölgelerde gördüğümüz farklı kıyafet türleri görülmez.ישנם סוגים שונים של תכים מכליבים, לאזורים שונים בבגד.
Ölümünden bir gün önce senato'ya gladyatör kıyafetiyle yürüyüp konsül olarak görev yapmayı planlamıştı.היה זה יום לפני שתכנן לצעוד לסנאט ולהכתיר עצמו בתור קונסול.
Aynı zamanda giydiği kıyafetlerden bazılarını da kendisi tasarlamıştır.בנוסף, התעקשה לעצב רק בגדים שהיא בעצמה תלבש.
Led Zeppelin' in Whole Lotta Love şarkısını söyleyerek, kıyafetleri ile nehre girdi.הוא קפץ אל הנהר בבגדיו ובמגפיו בעודו שר את פזמון השיר "Whole Lotta Love" של הלהקה "לד זפלין".
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.היא משנה את התספורת, והבגדים ומתחילה להתאפר.
Bu TV dizisinde giydiği kıyafetleri onu bir sex sembolü haline getirdi.החליפות שלבשו במיצג זה הפכו עבורם למעין מדים.
Bir leotardın aksine, vücut kıyafeti genellikle bir spor giyim biçimi olarak kabul edilmez.העישון אסור וקוד הלבוש כולל לפעמים בגדי ספורט במקום מדים.
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.הם חמושים ועוטים את אותם המדים אך מתאמנים באופן אחר.
Gürcistan'ın performansında grup koyu renklerde kıyafetler giymiştir.במכונית אחת היו אנשי גסטפו בחולצות שחורות.
Kıyafet genellikle bir giysiye monteli olarak gelmektedir, bunlar ceketler veya gömlekler olabilir.מראהו החיצוני של המיולין דומה לזה של המומינים, אך הם לרוב לבושים בשמלות ארוכות, או מעילים.
Mavi bir kıyafet giyer.כמו כן הוא גם לובש נעליים כחולות.
Erkekler için de kıyafet reformu yapılmıştır.יש גם מעצבי בגדים למתים.
Çocuklar korkunç kıyafetler giyerek kapı kapı gezerler ve ev sahiplerine "Şaka mı, şeker mi?" diye sorarlar.לפי המסורת, הילדים יוצאים בתחפושות מפחידות לרחובות, עוברים מבית לבית, דופקים על הדלת ואומרים "תעלול או ממתק!".
Kadın, o dönemin Paris modasına uygun bir kıyafet giymiştir.דמותה של האישה עוצבה לבושה בבגדים מן האופנה הגותית של התקופה.
Köy ve kasabalarda ise sokak kıyafeti olarak kullanılırdı.במיוחד בצפון אמריקה ובבריטניה לבוש זה נחשב לבוש עסקי.
Uygun kıyafet giyilmeli ve özellikle spor ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir.הלבוש נוח לספורט ובעיקר לריצות, אך גם ניתן למצוא אותו בתצוגות אופנה.
Kulenin önünde, ulusal kıyafetler giymiş üç kadından oluşan 'Kadın Heykel Grubu' bulunmaktadır.בפסל קבוצת הנשים (Kadın Heykel Grubu) שליד מגדל העצמאות, שלוש דמויות נשים בלבוש טורקי מסורתי.
Orada avcı kıyafeti giyerek dağları keşfetti.Там той изследва планините облечен като ловец.
Amacı, adet sıvısının (endometrium uterus astarından gelen kan) kıyafetlere sızmasını önlemektir.Целта е да се предотврати изтичането на менструалната течност (кръвта от маточната лигавица) върху дрехите.
Şapka ve Kıyafet Devrimi, 25 Kasım 1925.Реформа в облеклото (25 ноември 1925 г.)
Kıyafetini ise boyar.Той не глади дрехите си.
Onların saçı, el ve yüzlerinin rengi, kıyafetleri olduğu gibi kalıyordu.Косите, лицата и дрехите им са били оцветени.
Mahallenin kendine özgü kıyafet ve halk oyunları vardır.Имам облекла за обществени изяви и за свободното време.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Изработвах много от собствените ми дрехи.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.Тя подобно на останалите неща от облеклото му, е черна.
Hanbok (Korece: 한복, 韓服) veya Joseon-ot (조선옷), geleneksel bir Kore kıyafetidir.Ханбок (хангъл:한복; ханджа:韓服) или Чосонот (чосонгъл:조선옷) е наименованието на корейското традиционно облекло.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.За разлика от стрийкърите, той не се съблича гол.
Kendine has saç ve kıyafet stili, Karl Lagerfeld gibi moda tasarımcılarına ilham kaynağı oldu.Отличителният ѝ стил се е превърнал в муза за модни дизайнери като Карл Лагерфелд.
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.S24/25: Да се избягва контакт с очите и кожата.
Erkeler normal kıyafet giyip şapka takarlar.Офицерите носят шлем или фуражка.
Şapka ve Kıyafet Yasası'nın çıkartılması.Закон за забраненото облекло.
İlk hallerinde kıyafeti farklıdır.Първоначално облеклото им е доста оскъдно.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Обувките на танцьорите се различават за всяка от двете категории.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Полирайте обувките преди да излезете навън.
Harvey Dent'in kıyafetleri Ermenegildo Zegna tarafından tasarlandı.Дрехите си изработват от еленови кажи и кедрова кора.
Kamo çetenin karagahına gidip kıyafetini değiştirdi.Оти си наврел кошулята на опако? – Защо си си облякъл ризата на обратно?
Köy genelinde kendine has özellikleri bulunan kıyafetler giyilebilmektedir.В село Господинци може да се видят красиви релефни форми.
Bu kıyafetim çok demode.Облеклото ми е много демоде.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Kostime za koncertne za Minogue ekskluzivno su dizajnirali talijanski dizajneri Dolce & Gabbana.
Kıyafetini ise boyar.I njegova odjeća se mijenja.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Zahtijeva se prikladna odjeća.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.Kimono (jap: "stvar koja se nosi") je tradicionalni japanski odjevni predmet.
Öne uzattığı sol elinin üzerinde chlamys olarak da adlandırılan kıyafeti sarkmaktadır.Na oplatnjak se na lijevoj strani prsa pričvrstila maramica zvana jagluk.
Hafta kapsamında çoğunlukla turistler Ortaçağ kıyafetleri giyerler.Mnogi od njih budu odjeveni poput srednjovjekovnih križara.
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Tvoje je da mu popravljaš odjeću.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Brinule su se za hranu i odjeću.
Amy kıyafetleri Los Angeles'ta otel odasında hastayken tasarladı.Lee je sama dizajnirala kostim koji nosi u videu dok se oporavljala od bolesti u Los Angelesu.
Şarkıcı, iki farklı kıyafetle çekimleri tamamladı.Ona pjeva u različitoj odjeći u različitim sobama.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.Daje mu svoj kaput i odlazi.
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.Nije to ništa strašno sve dok gore s odjećom na sebi."
İlgili Sayfalar