kıyafet ile cümle
kıyafet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Resmi kıyafet ve üniformalar.Noszą ubrania wojskowe oraz mundury.
Kadın ise erkek kıyafetleri, erkek ise kadın kıyafetleri giyen kimsedir.Mężczyzna mógł mieć żonę, niewolnicę (bez praw) oraz nałożnicę.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Wygląda na dużego, ale z powodu ubrań, a nie dlatego że jest gruby.
Kıyafet değiştirip hükümet memuru oldum.Kombinezon dostała do Vlada.
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.Lubi się przebierać i zmieniać fryzurę.
Sonuçta, tek tip kıyafet uygulaması daha başlamadan rafa kalktı.Przebierała się tylko raz, przed wstępem.
Mahallenin meşhur vazgeçilmez yemekleri tirşik ve pilavdır.Yöresel Kıyafet hakkında bilgi yoktur.Pięknie ubrana Cyganka nie ma nic wspólnego z brudem szynków i ulicy.
Balıkesirli erkeklerin geleneksel kıyafetleri şimdikinden çok farklıdır.Obecnie fryzury typu bob są bardzo różnorodne.
Önlük, üniforma, vb. kıyafetler iş elbisesine örnek verilebilir.Jego broń, kostium i roboty przypominają ptaki.
Gelinlik, gelin tarafından düğün ya da nikah esnasında giyilen bir kıyafettir.Suknia ślubna – ubiór zakładany przez pannę młodą podczas ceremonii ślubnej.
Tapınaklarda şort, kolsuz t-shirt, mini etek gibi kıyafetleri giymekten kaçınmak gerekir.Wejście na Wzgórze Świątynne jest bezpłatne, należy jednak pamiętać o odpowiednim skromnym ubraniu.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Poszczególne szaty nie różnią się od siebie.
Dans gösterilerinde 1930lar ve 1940ların kıyafetlerini giyiyordu.Doceniam umiejscowienie akcji w latach czterdziestych i kostiumy z tamtych lat...
Grup, kıyafetleri ters giymeleriyle bilinmektedir.Wiadomo jednak, że spod ubrania ich nie widać.
Alışveriş Merkezi – oyuncu kendi lady'si için kıyafetler alabilir.Gracz może użyć go, by kupić różne ubrania dla swojej myszy.
Erkekler için de kıyafet reformu yapılmıştır.Wciąż jednak produkuje się koszule nocne przeznaczone dla mężczyzn.
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.Obecnie tradycyjne stroje noszone są wyłącznie przez osoby starsze podczas świąt i festiwali.
Ayrıca giydiği kıyafette cezbedici ve kışkırtıcı bir görünüm sergilemelidir.Ubiera się oryginalnie i prowokacyjnie.
Bu kıyafetin en orijinal tarafı başa geçirilen serpuştu.Najbardziej wierzchni fragment tego ubioru.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Wszystkie postanowiły rozebrać się i zanurzyć w wodzie.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Była twarzą kosmetyków do makijażu Dolce & Gabbana.
Bir gün Pritchard ve Garred alışverişe çıkıp kıyafet ve fötr şapka aldılar.Rano Clarysa wyjeżdza do fryzjera i na zakupy.
Resmi kıyafet ve üniformalar.Dräkt och uniform.
Kamo çetenin karagahına gidip kıyafetini değiştirdi.Kamo begav sig därefter till gängets huvudkvarter där han bytte kläder.
Bu amaçla, sinek kovucu kullanılabilir ve uygun kıyafet giyilebilir.Det kan efterlevas genom användning av insektsmedel och lämplig klädsel.
Bu kıyafetin en orijinal tarafı başa geçirilen serpuştu.Det berodde på att det var den enda kostymen som fanns kvar.
Onun da kıyafetleri beyazdı.Hans dräkt är vit.
Glööckler çok küçük yaşlardan beri moda ile yakından ilgileniyor ve yakınlarına gece kıyafetleri dikiyordu.De vill dölja graviditeten så länge som möjligt, och tillbringar kvällarna tillsammans med att sy barnkläder.
Çete, üyelerin kıyafetlerinde mavi renk bulundurmasıyla bilinir.Gänget är ökända för den iögonfallande blå färg de har på sina kläder.
Kendine has kıyafetleri vardır.Han äger en egen klädaffär.
Bu sırada Bertarido kıyafet değiştirip sarayın iç bahçesine girmiştir.Under tiden har en förklädd Bertarido återvänt till palatset.
Kıyafetlere geldiği takdirde bu kokuyu tekrar kıyafetlerden yok etmek imkânsızdır.Får man detta sekret på kläderna kan det vara svårt att få bort lukten.
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.Jack uppskattar att de varit döda i 40-50 år.
Üstünde halen Sin Cara kıyafeti vardır ancak siyah olmuştur.Från början är alla vitklädda utom en som är svartklädd.
Palyaço kıyafetleri giyerler.Gruppen uppträder maskerade till clowner.
MetaJets kıyafeti yeşildir.Resten av fjäderdräkten är grön.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Alma har klätt på sig sin sjuksköterskeuniform.
Aktörlerin görevlerinde yardımcı olabilmek için senaryoya kıyafetler eklenmiştir.De hade varit tvungna att låna kläder av teatern för att kunna närvara.
Mavi bir kıyafet giyer ve buz güçlerini veren sihirli tacını takar.Han bär blå dräkt, och behärskar is.
Bu türün kıyafet bilimiyle uğraşanlarına "kayif" ya da "kıyafet şinas" adı verilir.Dessa får då namnet kostymprovspelning, et cetera.
Obi (Japonca: 帯, おび), keikogi ve kimono gibi geleneksel Japon kıyafetleri için kullanılan bir kuşaktır.Obi (japanska 帯, uttalas obi, med kort å) är det traditionella bältet till kimono och keikogi.
Oyunun kıyafeti "Silifke" adı verlilen kıyafettir. ^Den svenska delen av nätverket går under namnet Rena Kläder.
Bu Don Alonzo yeni bir kıyafete bürünmüş Kont Almaviva'dır.Terrängen runt Manto de Don Arturo är kuperad.
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.S24/25 Undvik kontakt med huden och ögonen.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Till skillnad från många änder har den samma dräkt året om och anlägger inte en eklipsdräkt.
Bu sırada üzerindeki kıyafette bağlı şekilde duran rengarenk balonlar vardır.På skyltdockan sitter kläder som för tillfället är mode.
Yaşlı bayanlar hala eski kıyafetlerden giyebilmektedirler.Eleverna uppmanas att ha gammeldags kläder.
Çeşitli bölgelerde gördüğümüz farklı kıyafet türleri görülmez.Hur dräkten ser ut varierar från olika delar av Sverige.
"Başörtüsü: simge mi kıyafet mi?".Mina dräkter är av kvalitetsmaterial.'"
Şapka ve Kıyafet Devrimi, 25 Kasım 1925.Реформа головних уборів і одягу (25 листопада 1925).
"Başörtüsü: simge mi kıyafet mi?".«What You Should Know About Clothes Dryers.»
Dokuzuncu bölüm yemek, yemek uygulamaları ve kıyafetler ile ilgilidir.У дев'ятому розділі описана їжа, етикет і одяг.
Bedeni, kıyafetleri, ailesi, arabası, banka hesabı gibi.У грі також доданий новий редактор рівнів. I need your clothes, your boots and your Volkswagen.
Onun da kıyafetleri beyazdı.Одяг переважно білий.
Kıyafetini ise boyar.Той відмивав свій одяг.
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.Сьогодні японський традиційний костюм використовується в основному лише під час свят і офіційних заходів.
Toplamda kıyafetin 6 kademesi vardır.Облік праці здійснювали 6 обліковців.
Klipte grup üyeleri deri kıyafetlerle şarkıyı çalmakta.Він запровадив серед рок-музикантів моду на шкіряні костюми.
Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır.Люди надягають свій найкращий або новий одяг.
Lady Gaga'nın giydiği et kıyafeti de buna bir örnektir .Компанія Haus of Gaga відповідальна за одяг та інший реквізит для Леді Гаги.