Kıyafetini ise boyar.I njegova odjeća se mijenja.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Zahtijeva se prikladna odjeća.
Gollum Frodo'nun parmağını ısırarak Yüzük'ü ele geçirdi ve Kıyamet Çatlağı'na düştü.Gollum odgrize Frodov prst i upada u plameni ponor.
390 hektarlık doğal alan, Moskova nehri'nin dik kıyalarına bakmaktadır.Prostire se na 390 hektara površine i ima slikovit pogled na strme obale rijeke Moskve.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.Kimono (jap: "stvar koja se nosi") je tradicionalni japanski odjevni predmet.
Öne uzattığı sol elinin üzerinde chlamys olarak da adlandırılan kıyafeti sarkmaktadır.Na oplatnjak se na lijevoj strani prsa pričvrstila maramica zvana jagluk.
Hafta kapsamında çoğunlukla turistler Ortaçağ kıyafetleri giyerler.Mnogi od njih budu odjeveni poput srednjovjekovnih križara.
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Tvoje je da mu popravljaš odjeću.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Brinule su se za hranu i odjeću.
Amy kıyafetleri Los Angeles'ta otel odasında hastayken tasarladı.Lee je sama dizajnirala kostim koji nosi u videu dok se oporavljala od bolesti u Los Angelesu.
Şarkıcı, iki farklı kıyafetle çekimleri tamamladı.Ona pjeva u različitoj odjeći u različitim sobama.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.Takvim sustavima može se smanjiti potrošnja goriva od 10-25%.
Uslan sonra kendi metnini The Dark Knight Returns adlı eserle kıyasladı.Prema Snyderu film će svoju inspiraciju crpiti iz stripa The Dark Knight Returns.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.Daje mu svoj kaput i odlazi.
Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'le kıyaslandığında onun ana eksene olan ortalama uzaklığı 0,39 AB'dir.Za usporedbu, Merkur, najbliži planet Suncu, ima veliku poluos elipse od 0,39 AJ.
Denektaşları kullanılarak yapılan kıyaslamalar kolay değildir.Vaditi ih kružnim pokretima nije praktično.
Köstümünün üstüne başka bir kıyafet giymeye çekinmez.Nije to ništa strašno sve dok gore s odjećom na sebi."
Kıyam, Ötüken Neşriyat, 1997.Božji smijeh, humoreske, 1997.
Kadınlar yalnızca taziyelere gidince geleneksel kıyafetlerini giyerler.Kada ona izađe iz šume na sebi nosi normalnu odjeću.
Daha sonra sırasıyla icma ve kıyas, sonra ise fer'î delillere başvurulur.Oni će se kasnije udružiti sa Saponima i Tutelima, i nestati iz povijesti.
Yaşlı erkeklerin bir kadını hamile bırakabilme olasılığı genç erkeklere kıyasla daha düşüktür.Shvaćam kako je nepoštena činjenica da muškarci mogu dobiti djecu kad su mnogo stariji nego žene."
Windows sürümü, konsol sürümüne kıyasla bazı değişiklikler içermektedir.Maglev vjetroturbine imaju nekoliko prednosti nad konvencionalnim vjetroturbinama.
Uygun kıyafet giyilmeli ve özellikle spor ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir.Njen interes za odjeću bio je naširoko poznat, pogotovo njena sklonost prema cipelama.
Orada kıyafetlerinin aynısıyla karşılaşır ve ıslanan kıyafetlerini kurumaya bırakarak diğerlerini giyer.Pritom će razdijeliti svoje preostalo imanje, a siromasima će dati čak i svoju kardinalsku odjeću.
P280 Koruyucu eldiven/koruyucu kıyafet/göz koruyucu/yüz koruyucu kullanın.P280: Noste ochranné rukavice/ ochranný odev/ ochranné okuliare/ ochranu tváre.
Dünya'nınkiyle kıyasla Ay'ın sadece çok zayıf bir dış manyetik alanı vardır.Oproti Zemi má Mesiac veľmi slabé magnetické pole.
The Guardian gazetesinden Michael Cragg şarkıyı "Only Girl (In the World)" ile kıyasladı.Michael Cragg z denníka The Guardian prirovnal počin k predošlej Rihanninej piesni „Only Girl (In the World)“.
Brutus'un Octavianus'u yenmesine karşın, Antonius, kendi canına kıyan Cassius'u yendi.Hoci Brutus porazil Octaviana, Antonius porazil Cassia, ktorý spáchal samovraždu.
Kıyafetini ise boyar.Začne predávať tričká?
Aslında kıyafetlerini değiştirip üniformalarını tekrar giyerler.Vyžmýkali spotené oblečenie a zase si ho obliekli.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Cena bola na ich počesť nazvaná Ansari X Prize.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Nový život nabudzovalo len tradičné indické oblečenie.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.Potom nastúpila do firmy svojej mamy, ktorá sa venuje výrobe odevov.
Uygun kıyafet giyilmeli ve özellikle spor ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir.Vyberať oblečenie zodpovedne a uprednostniť kvalitné oblečenie s nadčasovým dizajnom.
Uygun kıyafet ve ayakkabı seçilmelidir.Odporúča sa turistická obuv a oblečenie.
Buna rağmen, takım kısa sürede toplandı ve Arsenal ile kıyasıya bir mücadeleye girdi.Napriek tomu sa United dostali do formy a začali zvádzať tuhý boj o titul s Arsenalom.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Rodičia svojim deťom kupujú nové oblečenie.
Sezon boyunca Beşiktaş ile kıyasıya yarışa girdi.V priebehu sezóny zmenil v rámci súťaže dres.
Lady Gaga'nın giydiği et kıyafeti de buna bir örnektir .Ďalším zoskupením hrajúcim s Lady Gaga bude Crayon Pop.
Pakette eşyanın yanı sıra çocuk kıyafetleri de mevcuttur.Popri oblečení sa teda šijú aj zvieratká.
Grup, kıyafetleri ters giymeleriyle bilinmektedir.Členova skupiny sú známi aj pre ich prepracované kostýmy.
Ayrıca, coğrafi konumu itibarıyla de bölge ülkelerine kıyasla oldukça avantajlı durumdadır.A to aj v prípade, keby mal relatívne lepšie finančné zázemie ako pôvodní členovia skupiny.
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Pologule Vesty sa od seba podstatne líšia.
MetaJets kıyafeti yeşildir.Toaletný papier Harmasan .
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Je to opakom toho, keď človek neúmerne velebí sám seba.
Kızıl tilkilerin testisleri kutup tilkilerine kıyasla daha küçüktür.Šľachy ropuchy zelenej sú kratšie než u ropuchy bradavičnatej.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Taktiež boli povinní nosiť bradu, nie príliš dlhú.
Ayrıca alnı da diğer musurlara kıyasla oldukça dik olarak inmektedir.Jej zariadenie vo vnútri je v porovnaní s ostatnými mešitami známymi z iných krajín tiež relatívne strohé.
Gelen beş Maiadan ikisi mavi kıyafetler giyinmişti.Obidve tieto kombinácie nosili spolu s modrými trenírkami.
Vahşi hayvanlar birbirlerini parçalar, insanlar birbirleriyle ya da vahşi hayvanlarla kıyasıya dövüşürlerdi.Postupne si začal uvedomovať, že ľudia sa inak správajú k sebe navzájom a inak k zvieratám.
Ancak bu çekirdek, standart sarmal galaksilerinkilere kıyasla çok daha önemli büyüklükte olur.Preto sú mínomety oveľa ľahšie než klasické delá rovnakého kalibru.
Sucevița Manastırı içindeki Kıyamet Kilisesi 2010 yılında listeye eklenmiştir.Cerkev vstajenja v samostanu Sucevița je bila dodana na seznam leta 2010.
Spears, bu videoda Arjantin'den “Kosiuko” firmasının kıyafetlerini kullanmıştır.V videospotu nosi obleke argentinskega podjetja »Kosiuko«.
Ona kıyamaz.Ma ga poškuši!
Birimine bağlı olarak polisler üniformalı veya sivil kıyafetli olabilir.Uslužbenci naloge glede na potrebe opravljajo v uniformi ali v civilni obleki.
Deyimsel çeviriler önceki çevirilere kıyasen çevrilir.Prevodi besednih zvez so prevedeni po analogiji glede na prejšnje prevode.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Številne kostume za člane skupine je sam oblikoval.
Sözcük, aynı zamanda, bu şekilde hazırlanmış kıyafetleri tanımlamak için sıfat olarak da kullanılır.Za tovrstno oblačilo se uporablja tudi izraz HAZMAT obleka.
Kökenini Alp köylülerinin geleneksel kıyafetlerinden alır.Osnova za oblačilo je zgodovinsko oblačilo alpskih podeželanov.
Kıyas yoluyla hükme varan hukukçuya müçtehit denilir.To odločitev sprejme sodnik za skok s palico.