kıya ile cümle
kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Küçükler kendinden büyük yaşlılarla muhatap olacaklarsa, önce kılık kıyafetini düzeltir.Isommat lapset oppivat pukemaan ne pian itsekin.
O dönemde 5 büyük güç Avrupa’nın hâkimiyeti için kıyasıya savaş veriyordu.Viidennellätoista vuosisadalla Euroopan mahtikansat mittelivät voimiaan merivaltoina.
Yan nefler ana nefe kıyasen daha kısadır.Sininen-Niili on päähaaroista lyhyempi.
İngiltere o zamanlar diğer Avrupa devletlerine kıyasla en düşük devlet vergi toplanan bir devlet idi.Englanti oli myös varakas muihin Euroopan maihin verrattuna.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Toimenkuvaa voisi verrata nykyisen kunnanjohtajan työhön.
Matruşkalar genelde geleneksel Rus kıyafeti olan sarafan giymiş bebekler şeklinde boyanır.Lapsi-sarjoissa tanssivat tytöt käyttävät usein vakio- ja latinalaistanssipukujen välimuotoa.
Palyaço kıyafetleri giyerler.Buyinaisten vaatteet.
Grup imaj olarak da asker kıyafetleri giymeye başlamıştı.Lisäksi yhtye alkoi käyttää esityksissään armeijaunivormuja.
Kıyasa en son başvurulur.Yleisin aihe oli viimeinen tuomio.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.Pelin mukana tulee myös paljon uusia vaatteita ja tavaroita.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Perinteiset kansanpuvut ovat nykyään jääneet pois käytöstä.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.Hänen univormunsa on muuttunut aikakausien mukaan, eikä se muutenkaan näytä aina samalta.
Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında hiçbir şey verilmiyordu.En ole lääkäri, mutta voin antaa vaatteita, ruokaa ja rakkautta.
Kıyamet sonrası dünyada insanlık 5 farklı özelliğe göre topluma bölünmüştür.Kirjan kuvaamassa kaukaisessa tulevaisuudessa ihmiskunta on jakautunut kahtia.
Film hakkında yapılan eleştirilerde Gökbakar'ın önceki film serisi Recep İvedik ile kıyaslamalarda bulunuldu.Elokuvan pääosassa on edellisistä Recep İvedik -elokuvista tuttu Şahan Gökbakar.
Kıyafet: Herhangi bir özel kıyafetleri yoktur.Keisarilla ei ole vaatteita! (engl.
Ancak bu iki tüberkül de maksiller birinci premolara kıyasla daha az keskindir.Tarpeeksi korkeilla veroasteilla jälkimmäiset vaikutukset ylittävät ensimmäisen.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.袴, suom. housut) tarkoittaa perinteisiä japanilaisia housuja.
Onun da kıyafetleri beyazdı.Myös naiset pukeutuivat valkoiseen.
Nakarattan sonra ropörtajcılar resimlerini çekiyor ve o da masadayken pembe lateks bir kıyafet giyiyo.Syntymäpäivänään Ruusunen pistää sormensa värttinään, mutta vaipuukin vain uneen.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Tarjoaa muodikkaita vaatteita ja asusteita nuorille.
Yakın akrabası speed metal ile kıyaslanacak olursa thrash metal'in çok daha agresiftir.Reverend oli Metal Churchiin verrattuna lähempänä thrash ja speed metallia.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.Bensan kulutus on halvempaa...
Oyunun kıyafeti "Silifke" adı verlilen kıyafettir. ^Albumin otsikko ('samettitakkinen mies') pilkkaa heidän omaksumaansa pukeutumistyyliä.
3. Ahvâl-i Kıyâmet.3. piiri: ahmatit.
Sucevița Manastırı içindeki Kıyamet Kilisesi 2010 yılında listeye eklenmiştir.Suceviţan luostari listattiin vuonna 2010.
Ama ilişkileri yaklaşmakta olan kıyametten dolayı kısa sürer.Etkö vapise kun hetki lähestyy?
Kıyıdaki beş kişi, kıyafetlerinden anlaşıldığı üzere kasaba ahalisindendir.Viides olio on tullut kaupunkiin rämeiköstä rähjäiseksi ihmiseksi pukeutuneena.
İlk olarak baskın grupla yapılan kıyaslamaların boyutu değiştirilebilir.Uudisasukkaiden määrää voi vaihtaa pelin alussa.
Mavi bir kıyafet giyer.Siniset vaatteet.
Bu eşya paketinde eski tarz mobilyalar, kıyafetler ve saçlar olacak.Tuttuun tapaan mukana on uusia hiustyylejä, vaatteita ja huonekaluja.
Bu kıyafetim çok demode.Nämä vaatteeni ovat poissa muodista.
Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır.Όλοι φορούν τα καλύτερα ρούχα.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.To χακάμα (ιαπωνικά: 袴) είναι ένα μέρος της παραδοσιακής ιαπωνικής ενδυμασίας.
Kitap kıyamet gününü anlatıyordu.Το κείμενο αναφέρεται στην ημέρα της κρίσης.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Της αρέσει αν ντύνεται σαν νοσοκόμα.
Klipte, iki farklı kıyafet giydi.Είχαν δυο διαφορετικές ενδυμασίες.
O yüzden kıyafetler de bu yörenin özelliklerini taşır.Επιπλέον, φορούν ρούχα σε αυτή τη σειρά που δείχνουν την προσωπικότητά τους.
Kıyafet değiştirip hükümet memuru oldum.Καθιέρωση ειδικών ενδυμασιών για τους κρατικούς αξιωματούχους.
Crossdresser (kısaca CD), karşı cins ile özdeşleşmiş kıyafetleri giyen kimse.Τραβεστί (Crossdresser): Περιγράφει όσους επιθυμούν να φοράνε ρούχα του αντίθετου φύλου.
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.Ντύνονται σε ρούχα εργασίας.
Kıyâmetler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?Τι πρέπει λοιπόν κανείς, Μένιππε, να κάνει; ΜΕΝ.
Zamanın modasına uygun şık bir kıyafet giymekte, bir baston tutmaktadır.Φοράει ένα φαρδύ φόρεμα σύμφωνα με την μόδα της εποχής.
Çünkü bir kadın, erkek kıyafetleri giymişti."Η γυναίκα ήταν ντυμένη ακριβώς όπως ο άντρας.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.Η επέκταση εισάγει στο παιχνίδι νέα κοστούμια και όπλα.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Η νοημοσύνη των ελεφάντων έχει συγκριθεί με αυτή των πρωτευόντων και των κητωδών.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Σε πολλά σόου της είναι μέρος της ενδυμασία της.
Aslanlar diğer kedilere kıyasla alışılmadık biçimde sosyaldirler.Είναι ασυνήθιστα κοινωνικά ζώα σε σχέση με τα υπόλοιπα αιλουροειδή.
Kıyasa en son başvurulur.Η τελευταία του υπόκλιση.
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.Οι γνώσεις μας για το ρωμαϊκό ναυτικό είναι συγκριτικά περιορισμένες.
Bu kıyafetin en orijinal tarafı başa geçirilen serpuştu.Ανάμεσα στα σχέδιά τους βρίσκονται τα πιο σημαντικά ρούχα.
Halen Kıyamet filmi listede bir numarada yer almaktadır.Δείτε την τάδε εκπομπή γιατί βρίσκεται στο νούμερο ένα της τηλεθέασης.
Grup imaj olarak da asker kıyafetleri giymeye başlamıştı.Και αρνούνται και την στρατιωτική στολή ακόμα να φορέσουν.
Âhiret hayatı Kıyâmet ile başlar.«Η ζωή αρχίζει στα...
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ξεκίνησαν φορώντας πράσινα και μαύρα ρούχα.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Ακόμα έκανε χρήση της φωτιάς και των ρούχων.
İslamabad, Pakistan'daki diğer şehirlere kıyasla çok daha temiz ve modern bir şehirdir.Islamabad er en moderne og ren by i sammenligning med andre pakistanske byer.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Denne stilling kan sammenlignes med, at en nuværende politichef.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Tidsskriftet Harmonie sammenlignede hans guitarspil med King Crimsons Robert Fripp.
İnşaallah anın devletinin de devri kıyametedek kapusu bayılmaya.Gud give dig en glædelig opstandelse på den yderste dommedag!"