kıya ile cümle
kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Sağ alt köşedeki siyah kıyafetli kadın kendisidir.Az Oltba ömlő Feketeügy jobb oldali mellékvize.
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.Jack a ruhájuk állapotából úgy saccolja, hogy ötven éve halhattak meg.
Tom buzdolabındaki yemekleri kendisi yemeğe başlar ve ikisi arasında kıyasıya bir mücadele başlar.A Lehel Hűtőgépgyár jövője tulajdonképpen kettőjük együttműködésével innentől kezdve bontakozott ki.
1986’daki 3,5 milyon vakaya kıyasla oldukça düşük bir rakamdır.A szám 1986-ban 3,5 millió volt.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Ennek a megfelelője a mai felügyelői tisztség.
Gaga'nın uzun zamanlı iş birlikçisi Brandon Maxwell kıyafet tasarımını yaptı.Gaga régi munkatársa, Brandon Maxwell volt a divattanácsadó a forgatás során.
Lady Gaga'nın giydiği et kıyafeti de buna bir örnektir .A Simpson család Lisa Gaga című epizódjában volt egy jelenet, ahol Lady Gaga a húsruhát viselte.
Termoplastiklerin termosetlere kıyasla hammaddesi daha pahalıdır.További értékek találhatók fentebb a termodinamika szakaszban.
Kıyafetleri beyazlattıktan sonra Michael, Sucre'ye kıyafetleri kurutmasını söyler.Míg esznek, Tortoni ellopatja a ruhákat.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Ez az adat mintegy 3 százalékpontos növekedést jelent 2001-hez képest.
Kıyafetini ise boyar.Leveszi a ruháját.
Dokuzuncu bölüm yemek, yemek uygulamaları ve kıyafetler ile ilgilidir.A 3. pont megengedni, sőt elrendeli, hogy a mozgósítottak ruhát és élelmet vigyenek magukkal.
Bu sırada Duff sürekli kıyafet değiştirmektedir.Azután pedig Annát folytonosan öltöztette.
Resmi kıyafet ve üniformalar.Bugyik és Kombinék.
"Kıyafetler konuşuldu".Mondj igent a ruhára!
Yeni kimliği olan "V" 'ye bürünerek Guy Fawkes maskesi ve kıyafeti edinir.Fekete ruhája van, rímekben beszél, arcát Guy Fawkes-maszk takarja el.
Uygun kıyafet giyilmeli ve özellikle spor ayakkabı seçimine dikkat edilmelidir.A sportoláshoz minden esetben megfelelő ruházat szükséges, kiemelt figyelmet fordítva a lábbeli kérdésére.
Aynı kalibreye sahip obüsler ile kıyaslandığında daha kısa menzile sahip olamsına rağmen D-1 ler daha hafifti.Más hasonló korabeli lövegekkel összevetve a D–1 lőtávolsága kisebb, de súlya is könnyebb.
Bizimle kıyas kabul etmeyecek kadar fazla sayıda Türkle çarpışıyorduk.Enyingi Török Bálinttal a törökök ellen harcolt.
Her zaman sivil yönetimi savunmuş ve halk tipi sivil kıyafetlerden hoşlanmıştır.A román népművészetet is támogatta; a királyné előszeretettel viselt román népviseletei ruhákat.
Bu günde İskoç aileleri geleneksel kıyafetlerini giyerler.A lovasok a mai napig a tradicionális öltözetükben lovagolnak.
Erkeklere ait özel bir kıyafet yoktur.Nem a ruha teszi az embert.
Erkek tarafı gelinin düğün öncesinde giyeceği kıyafetleri alır.A menyasszonyi ruha az esküvőn a menyasszony által viselt öltözet.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato megtudja Oscartól, hogy a gróf milyen jelmezt öltött.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Később Linusnak eszébe jut, hogy nem tud meglenni a kendője nélkül.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Gyorsan lekapják magukról a ruhákat, és felszállnak rá.
Ama Zülfü kıyamaz.Kegyetlen sors.
Kiyarüstemi, film boyunca, önceki fimlerini çektiği mekanlarda arabayla dolaşırken görülür.Bébi szinte állandóan napszemüveget visel, amiket a korábbi rablások során lopott autókból szerzett be.
Gerektiğinde sivil kıyafetlerde çalışmaya izin verildi.Engedélyt adtak nekik, hogy civil ruhában, vagy inkognitóban nyomozzanak, ha az szükséges.
Mürettebata daha yumuşak kıyafetler ve lastik çizmeler verilmesi gerekir, çünkü akışkan çok dehidre olur.A hajósok kimosott és kötélen száradó ruhái teszik még mozgalmassá a kompozíciót.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.A fiú az anyja boltjában dolgozik, ahol használt ruhákat árulnak.
Crossdresser (kısaca CD), karşı cins ile özdeşleşmiş kıyafetleri giyen kimse.Crossplaynek nevezik, amikor valaki a saját nemével ellentétes karakternek öltözik.
İfade sıkça Sovyet Ordusunun kıyafetlerini belirtmek için kullanılmıştır.A ráncolást hagyományosan a ruha nyílásainak összehúzására használják.
Kıyafeti Xbox Live'dan avatar kıyafeti olarak alınabilir.Büszke arra, hogy azóta Sinkovits Imre öltözőasztalánál öltözhet.
Modern eleştirmenler tarafından sıkça William Faulkner'e ve bazen de Herman Melville'e kıyaslanır.Nykykriitikot vertaavat häntä usein William Faulkneriin ja joskus Herman Melvilleen.
Aralarında kız kıyafetine bürünmüş olan Cherubino da bulunmaktadır.Heidän joukossaan on naiseksi puettu Cherubino.
Kadın kıyafetleri giyen erkekler dahil bazı erkekler, hüviyet olarak askerlik kartlarını kullanırlardı.Jotkut miehistä, myös naisten vaatteisiin pukeutuneista, käyttivät sotilaspassiaan henkilötodistuksena.
İşletme masrafı sermaye şirketlerine kıyasla oldukça düşüktür.Panosreaktiot ovat hankintakustannuksiltaan suhteellisen alhaisia.
En çok tanınan yönetmen Abbas Kiyarüstemi’dir.Ehkäpä kaikkein tunnetuin ohjaaja on Abbas Kiarostami.
Kıyaslama gerekirse, Nimitz sınıfı bir uçak gemisi 4.5 milyar dolara malolmaktadır.Vertailutietona yhden Nimitz-luokan lentotukialuksen valmistuskustannukset ovat noin 4,5 miljardia dollaria.
Kıyamet Kitabı(Remember Me) julkaistiin.
Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'le kıyaslandığında onun ana eksene olan ortalama uzaklığı 0,39 AB'dir.Aurinkokunnan planeetoista lähimpänä Aurinkoa on Merkurius, jonka isoakselin puolikas on 0,39 AU.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Lee suunnittelee suuren osan esiintymisvaatteistaan.
Muoth canına kıyar ve ölür.Sinun puolestas elää ja kuolla.
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Hän ei leikannut hiuksiaan tai partaansa eikä vaihtanut vaatteitaan.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Luku on 56 % suurempi kuin vuonna 2006.
Bu biralar günümüzdeki mild ale'ler ile kıyaslandığında oldukça sertti.Sen maku on nykyisiin ruokaherneisiin verrattuna varsin kitkerä.
Gakuran Japon okul üniforması Gemici kıyafetiTyttöjen perinteinen koulupuku on merimiespuku (jap.
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.Heidän vaatteidensa jäännöksistä Locke arvioi heidän olleen kuolleena 40–50 vuotta.
Ama Zülfü kıyamaz.Väärä vainaja.
Ragnarök, İskandinav mitolojisindeki kıyamettir.Ragnarök on skandinaavisen mytologian maailmanlopun taistelu.
Türkiye'de bazı yörelerde başa giyilen kıyafetlere de terlik denmektedir.Japanissa siitä on tehty myös työvaatteita.
Mead - Kıyamet gününe inanmak.Shahadah, uskontunnustus.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.Sitten hän riisuutui ja ojensi paperit.
Düğünlerde geleneksel bir kıyafet giyilmez.Epämuodollisissa häissä pukeutuminen on vapaampaa.
Bu sırada kıyafet değiştirmiş Serse sahneye girer.Se kertoo miehiksi pukeutuneista naisista näyttämöllä.
Uygun kıyafet ve ayakkabı seçilmelidir.Riittävää on kun on sopivat jalkineet ja vaatteet.
Yaşlı kadınlar, kılık kıyafette Doğu Karadeniz geleneğini aynen yaşatırlar.Itä-Inarissa käytetään edelleen perinteisiä inarinsaamelaisia pukuja.
Sağ alt köşedeki siyah kıyafetli kadın kendisidir.Pelipaikaltaan vasenjalkainen Černý on oikea laitahyökkääjä.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Kumpaakin voi joko arvostaa tai olla arvostamatta.