Ana içeriğe geç
Sözlük

kıya ile cümle

kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Oyunun kıyafeti "Silifke" adı verlilen kıyafettir. ^Albumin otsikko ('samettitakkinen mies') pilkkaa heidän omaksumaansa pukeutumistyyliä.
Sucevița Manastırı içindeki Kıyamet Kilisesi 2010 yılında listeye eklenmiştir.Suceviţan luostari listattiin vuonna 2010.
Ama ilişkileri yaklaşmakta olan kıyametten dolayı kısa sürer.Etkö vapise kun hetki lähestyy?
Kıyıdaki beş kişi, kıyafetlerinden anlaşıldığı üzere kasaba ahalisindendir.Viides olio on tullut kaupunkiin rämeiköstä rähjäiseksi ihmiseksi pukeutuneena.
İlk olarak baskın grupla yapılan kıyaslamaların boyutu değiştirilebilir.Uudisasukkaiden määrää voi vaihtaa pelin alussa.
Mavi bir kıyafet giyer.Siniset vaatteet.
Bu eşya paketinde eski tarz mobilyalar, kıyafetler ve saçlar olacak.Tuttuun tapaan mukana on uusia hiustyylejä, vaatteita ja huonekaluja.
Bu kıyafetim çok demode.Nämä vaatteeni ovat poissa muodista.
Herkes en yeni kıyafetlerini giymeye çalışır.Όλοι φορούν τα καλύτερα ρούχα.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.To χακάμα (ιαπωνικά: 袴‎) είναι ένα μέρος της παραδοσιακής ιαπωνικής ενδυμασίας.
Kitap kıyamet gününü anlatıyordu.Το κείμενο αναφέρεται στην ημέρα της κρίσης.
Cinsel nesne hemşire kıyafeti giymiştir.Της αρέσει αν ντύνεται σαν νοσοκόμα.
Klipte, iki farklı kıyafet giydi.Είχαν δυο διαφορετικές ενδυμασίες.
O yüzden kıyafetler de bu yörenin özelliklerini taşır.Επιπλέον, φορούν ρούχα σε αυτή τη σειρά που δείχνουν την προσωπικότητά τους.
Kıyafet değiştirip hükümet memuru oldum.Καθιέρωση ειδικών ενδυμασιών για τους κρατικούς αξιωματούχους.
Crossdresser (kısaca CD), karşı cins ile özdeşleşmiş kıyafetleri giyen kimse.Τραβεστί (Crossdresser): Περιγράφει όσους επιθυμούν να φοράνε ρούχα του αντίθετου φύλου.
İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacaktır.Ντύνονται σε ρούχα εργασίας.
Zamanın modasına uygun şık bir kıyafet giymekte, bir baston tutmaktadır.Φοράει ένα φαρδύ φόρεμα σύμφωνα με την μόδα της εποχής.
Çünkü bir kadın, erkek kıyafetleri giymişti."Η γυναίκα ήταν ντυμένη ακριβώς όπως ο άντρας.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.Η επέκταση εισάγει στο παιχνίδι νέα κοστούμια και όπλα.
Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir.Η νοημοσύνη των ελεφάντων έχει συγκριθεί με αυτή των πρωτευόντων και των κητωδών.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Σε πολλά σόου της είναι μέρος της ενδυμασία της.
Aslanlar diğer kedilere kıyasla alışılmadık biçimde sosyaldirler.Είναι ασυνήθιστα κοινωνικά ζώα σε σχέση με τα υπόλοιπα αιλουροειδή.
Kıyasa en son başvurulur.Η τελευταία του υπόκλιση.
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.Οι γνώσεις μας για το ρωμαϊκό ναυτικό είναι συγκριτικά περιορισμένες.
Bu kıyafetin en orijinal tarafı başa geçirilen serpuştu.Ανάμεσα στα σχέδιά τους βρίσκονται τα πιο σημαντικά ρούχα.
Halen Kıyamet filmi listede bir numarada yer almaktadır.Δείτε την τάδε εκπομπή γιατί βρίσκεται στο νούμερο ένα της τηλεθέασης.
Grup imaj olarak da asker kıyafetleri giymeye başlamıştı.Και αρνούνται και την στρατιωτική στολή ακόμα να φορέσουν.
Onlar şalvar ile siyah kıyafetler giyerlerdi.Ξεκίνησαν φορώντας πράσινα και μαύρα ρούχα.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Ακόμα έκανε χρήση της φωτιάς και των ρούχων.
İslamabad, Pakistan'daki diğer şehirlere kıyasla çok daha temiz ve modern bir şehirdir.Islamabad er en moderne og ren by i sammenligning med andre pakistanske byer.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Denne stilling kan sammenlignes med, at en nuværende politichef.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Tidsskriftet Harmonie sammenlignede hans guitarspil med King Crimsons Robert Fripp.
İnşaallah anın devletinin de devri kıyametedek kapusu bayılmaya.Gud give dig en glædelig opstandelse på den yderste dommedag!"
Aslanlar diğer kedilere kıyasla alışılmadık biçimde sosyaldirler.Løver er usædvanligt sociale dyr sammenlignet med andre katte.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.Hakama (japansk: 袴, hakama) er en traditionel japansk benklæde.
Oyuncular, Hunter için kıyafetler ve saç tarzlarının da içinde bulunduğu yeni eşyalar kullanabilmektedir.Spillere kan låse op varer, der inkluderer nye tøj og frisurer til Hunter.
Çete, üyelerin kıyafetlerinde mavi renk bulundurmasıyla bilinir.Banden er kendt, for dens medlemmers brug af blåt tøj.
İsrail'in 1948 savaşından sonra birkaç on yıl boyunca Lübnan sınırı, diğer sınırlara kıyasla daha sakindi.I tiårene efter krigen i 1948 var grænserne mellem Israel og Libanon fredelige sammenlignet med andre naboer.
Böyle bakıldığında, Birinci Viyana Okulunun en önemli temsilcileriyle kıyaslanabilecek önemdedir.Således set står han på linje med de mest fremtrædende repræsentanter for den første wienerskole.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Kostumer til koncerten var designet udelukkende for Minogue af italienske designere Dolce & Gabbana.
Bu kapsamda hazırlanan Kıyamet Kitabı önemli tarihî bir belge niteliğindedir.Disse skrifter var for deres tid meget fortjenstfulde.
Gıda tüketimi, luteal fazda foliküler faza kıyasla yaklaşık% 10 artar.Fødeindtagelse stiger med omkring 10% under lutealfasen sammenlignet med den follikulære fase.
Bu kıyafetlerin büyük bir bölümü günümüze kadar korunamamıştır.Helt så langt i afklædningen går man ikke i dag.
Kadınların geleneksel kıyafetleri de farklıdır.Kvinders og mænds klædedragter er meget forskellige.
5. sezon boyunca Lucifer'ın ve kıyametin durdurulması için çaba harcamıştır.Den femte sæson kredser om kampen for at stoppe Lucifer og redde verden fra Dommedagen.
Bu sayede kıyafet, kendini temizlemiş oluyor.Tag tøjet af - så snakker jeg lidt om mig selv.
İpekten kıyafeti metal zırhı üzerine örtülmüştü.Andre beklædningsgenstande kunne være beklædt over tunikaen.
Mavi bir kıyafet giyer.Hun går altid i blå kjole.
Kısa ve açık lacivert bir iş kıyafeti giyer.Der er et kuperet og skovklædt morænelandskap.
İlçeye özgü yerel kıyafetler günümüzde sadece bayramlarda ve özel günlerde giyilmektedir.I dag bruges dragterne på Sønderhodag og ved festlige lejligheder.
“James Bernoulli, kıyaslanamaz matematikçi.Jakob Bernoulli, schweizisk matematiker.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Ligeledes at man ikke kan sidestille eller sammenligne nogen eller noget med ham.
Bu göçlerde yine yöreye özgü kıyafetler giyilir.I dag er området igen skovklædt.
Kibirlenme, kişinin kendini başkalarıyla kıyaslaması durumudur.Det findes uhøfligt at kommentere på andre.
Su-27UBM: Su-27UB iki koltuklu modeilin kıyaslanabilir bir geliştirilmiş modeli.Su-27UBM: En opgraderet Su-27UB med to sæder.
Amy aynı zamanda parti oyunlarında en çok kıyafet değiştiren karakterdir.Hun er den eneste af figurerne, som skifter tøj.
İkisi de zengindir ve tasarımcı kıyafetleri giyerler.En stærk personlighed i designer tøj.
Kıyafetleri pisti, kemer takmak veya pantolonlar için askılık takmak yasaktı.Skindet forarbejdes til beklædning, sko, bælter eller tasker og punge.
Son olarak, döngü, et içeren bir diyete kıyasla, bir vejetaryen diyetinden daha fazla etkilenir.Endeligt påvirkes cyklussen mere af vegetarisk diæt end af ikke-vegetariske diæter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod