Bu günde İskoç aileleri geleneksel kıyafetlerini giyerler.A lovasok a mai napig a tradicionális öltözetükben lovagolnak.
Erkeklere ait özel bir kıyafet yoktur.Nem a ruha teszi az embert.
Erkek tarafı gelinin düğün öncesinde giyeceği kıyafetleri alır.A menyasszonyi ruha az esküvőn a menyasszony által viselt öltözet.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato megtudja Oscartól, hogy a gróf milyen jelmezt öltött.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Később Linusnak eszébe jut, hogy nem tud meglenni a kendője nélkül.
Herkes kıyafetlerini çıkarıp bir kenara koyarlar.Gyorsan lekapják magukról a ruhákat, és felszállnak rá.
Ama Zülfü kıyamaz.Kegyetlen sors.
Gerektiğinde sivil kıyafetlerde çalışmaya izin verildi.Engedélyt adtak nekik, hogy civil ruhában, vagy inkognitóban nyomozzanak, ha az szükséges.
Mürettebata daha yumuşak kıyafetler ve lastik çizmeler verilmesi gerekir, çünkü akışkan çok dehidre olur.A hajósok kimosott és kötélen száradó ruhái teszik még mozgalmassá a kompozíciót.
Bir süre sonra kendi tasarladığı kıyafetleri annesinin dükkanında satmaya başladı.A fiú az anyja boltjában dolgozik, ahol használt ruhákat árulnak.
Crossdresser (kısaca CD), karşı cins ile özdeşleşmiş kıyafetleri giyen kimse.Crossplaynek nevezik, amikor valaki a saját nemével ellentétes karakternek öltözik.
İfade sıkça Sovyet Ordusunun kıyafetlerini belirtmek için kullanılmıştır.A ráncolást hagyományosan a ruha nyílásainak összehúzására használják.
Kıyafeti Xbox Live'dan avatar kıyafeti olarak alınabilir.Büszke arra, hogy azóta Sinkovits Imre öltözőasztalánál öltözhet.
Modern eleştirmenler tarafından sıkça William Faulkner'e ve bazen de Herman Melville'e kıyaslanır.Nykykriitikot vertaavat häntä usein William Faulkneriin ja joskus Herman Melvilleen.
Aralarında kız kıyafetine bürünmüş olan Cherubino da bulunmaktadır.Heidän joukossaan on naiseksi puettu Cherubino.
Kadın kıyafetleri giyen erkekler dahil bazı erkekler, hüviyet olarak askerlik kartlarını kullanırlardı.Jotkut miehistä, myös naisten vaatteisiin pukeutuneista, käyttivät sotilaspassiaan henkilötodistuksena.
İşletme masrafı sermaye şirketlerine kıyasla oldukça düşüktür.Panosreaktiot ovat hankintakustannuksiltaan suhteellisen alhaisia.
Kıyaslama gerekirse, Nimitz sınıfı bir uçak gemisi 4.5 milyar dolara malolmaktadır.Vertailutietona yhden Nimitz-luokan lentotukialuksen valmistuskustannukset ovat noin 4,5 miljardia dollaria.
Kıyamet Kitabı(Remember Me) julkaistiin.
Güneş'e en yakın gezegen olan Merkür'le kıyaslandığında onun ana eksene olan ortalama uzaklığı 0,39 AB'dir.Aurinkokunnan planeetoista lähimpänä Aurinkoa on Merkurius, jonka isoakselin puolikas on 0,39 AU.
Sahne kıyafetlerinin pek çoğunu kendisi tasarladı.Lee suunnittelee suuren osan esiintymisvaatteistaan.
Muoth canına kıyar ve ölür.Sinun puolestas elää ja kuolla.
Saçlarını keser ve kıyafetlerini değiştirir.Hän ei leikannut hiuksiaan tai partaansa eikä vaihtanut vaatteitaan.
Sayılar 2009'a kıyasla %19 artmıştı.Luku on 56 % suurempi kuin vuonna 2006.
Bu biralar günümüzdeki mild ale'ler ile kıyaslandığında oldukça sertti.Sen maku on nykyisiin ruokaherneisiin verrattuna varsin kitkerä.
Gakuran Japon okul üniforması Gemici kıyafetiTyttöjen perinteinen koulupuku on merimiespuku (jap.
Kıyafetlerinin eskimesinden yola çıkarak Jack onların 40-50 yıl önce öldükleri tahmininde bulunur.Heidän vaatteidensa jäännöksistä Locke arvioi heidän olleen kuolleena 40–50 vuotta.
Ragnarök, İskandinav mitolojisindeki kıyamettir.Ragnarök on skandinaavisen mytologian maailmanlopun taistelu.
Türkiye'de bazı yörelerde başa giyilen kıyafetlere de terlik denmektedir.Japanissa siitä on tehty myös työvaatteita.
Mead - Kıyamet gününe inanmak.Shahadah, uskontunnustus.
Sonra kıyafetini çaldı ve dışarı çıktı.Sitten hän riisuutui ja ojensi paperit.
Düğünlerde geleneksel bir kıyafet giyilmez.Epämuodollisissa häissä pukeutuminen on vapaampaa.
Bu sırada kıyafet değiştirmiş Serse sahneye girer.Se kertoo miehiksi pukeutuneista naisista näyttämöllä.
Uygun kıyafet ve ayakkabı seçilmelidir.Riittävää on kun on sopivat jalkineet ja vaatteet.
Yaşlı kadınlar, kılık kıyafette Doğu Karadeniz geleneğini aynen yaşatırlar.Itä-Inarissa käytetään edelleen perinteisiä inarinsaamelaisia pukuja.
Sağ alt köşedeki siyah kıyafetli kadın kendisidir.Pelipaikaltaan vasenjalkainen Černý on oikea laitahyökkääjä.
Birbirleriyle ölçülebilir ya da kıyaslanabilir değillerdir.Kumpaakin voi joko arvostaa tai olla arvostamatta.
Küçükler kendinden büyük yaşlılarla muhatap olacaklarsa, önce kılık kıyafetini düzeltir.Isommat lapset oppivat pukemaan ne pian itsekin.
O dönemde 5 büyük güç Avrupa’nın hâkimiyeti için kıyasıya savaş veriyordu.Viidennellätoista vuosisadalla Euroopan mahtikansat mittelivät voimiaan merivaltoina.
Yan nefler ana nefe kıyasen daha kısadır.Sininen-Niili on päähaaroista lyhyempi.
İngiltere o zamanlar diğer Avrupa devletlerine kıyasla en düşük devlet vergi toplanan bir devlet idi.Englanti oli myös varakas muihin Euroopan maihin verrattuna.
Bu görev günümüzdeki polis şefi ile kıyas edilebilir.Toimenkuvaa voisi verrata nykyisen kunnanjohtajan työhön.
Matruşkalar genelde geleneksel Rus kıyafeti olan sarafan giymiş bebekler şeklinde boyanır.Lapsi-sarjoissa tanssivat tytöt käyttävät usein vakio- ja latinalaistanssipukujen välimuotoa.
Palyaço kıyafetleri giyerler.Buyinaisten vaatteet.
Grup imaj olarak da asker kıyafetleri giymeye başlamıştı.Lisäksi yhtye alkoi käyttää esityksissään armeijaunivormuja.
Kıyasa en son başvurulur.Yleisin aihe oli viimeinen tuomio.
Ayrıca yeni eşya ve kıyafetler de oyuna eklenir.Pelin mukana tulee myös paljon uusia vaatteita ja tavaroita.
Ancak modern kıyafet geleneksel giysilerin kaybolmasına sebep olmuştur.Perinteiset kansanpuvut ovat nykyään jääneet pois käytöstä.
Bununla beraber bu kıyafetler onun benliğinin bir parçası gibidir ama istediği zaman değiştirebilir.Hänen univormunsa on muuttunut aikakausien mukaan, eikä se muutenkaan näytä aina samalta.
Sığınma yeri, yemek, kıyafet ve sağlık yardımının dışında hiçbir şey verilmiyordu.En ole lääkäri, mutta voin antaa vaatteita, ruokaa ja rakkautta.
Kıyamet sonrası dünyada insanlık 5 farklı özelliğe göre topluma bölünmüştür.Kirjan kuvaamassa kaukaisessa tulevaisuudessa ihmiskunta on jakautunut kahtia.
Film hakkında yapılan eleştirilerde Gökbakar'ın önceki film serisi Recep İvedik ile kıyaslamalarda bulunuldu.Elokuvan pääosassa on edellisistä Recep İvedik -elokuvista tuttu Şahan Gökbakar.
Kıyafet: Herhangi bir özel kıyafetleri yoktur.Keisarilla ei ole vaatteita! (engl.
Ancak bu iki tüberkül de maksiller birinci premolara kıyasla daha az keskindir.Tarpeeksi korkeilla veroasteilla jälkimmäiset vaikutukset ylittävät ensimmäisen.
Hakama (Japonca: 袴), geleneksel bir Japon kıyafetidir.袴, suom. housut) tarkoittaa perinteisiä japanilaisia housuja.
Onun da kıyafetleri beyazdı.Myös naiset pukeutuivat valkoiseen.
Nakarattan sonra ropörtajcılar resimlerini çekiyor ve o da masadayken pembe lateks bir kıyafet giyiyo.Syntymäpäivänään Ruusunen pistää sormensa värttinään, mutta vaipuukin vain uneen.
Genç insanlar için düşük fiyatlı kıyafetler satıyor.Tarjoaa muodikkaita vaatteita ja asusteita nuorille.
Yakın akrabası speed metal ile kıyaslanacak olursa thrash metal'in çok daha agresiftir.Reverend oli Metal Churchiin verrattuna lähempänä thrash ja speed metallia.
Tuzlar, katı yakıt üretimine kıyasla oldukça ucuzdur.Bensan kulutus on halvempaa...