Ana içeriğe geç
Sözlük

kıya ile cümle

kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Küçük Kıyamet".ومرة ضعيف».
Bunun üzerine birkaç aygıt icat etti ve isimlerini "akıllarla kıyaslanan makineler" koydu.وله كتاب "فوائد الموائد" وعمل بعض الفضلاء عليه "علائم الولائم".
Öte yandan Roma donanması hakkında Roma ordusuna kıyasla daha az bilgi vardır.أقل نسبيا هو معروف عن الرومانية البحرية من الجيش الروماني.
Kıyafeti Xbox Live'dan avatar kıyafeti olarak alınabilir.يمكن تغيير ملابس بو من المتجر من خلال قسم "ملابس" .
Sanat eserlerinde, papa kıyafetlerini giymiş, elinde kitap tutan tasvirleri mevcuttur.في الفن، يتم تصويره في الثواب البابوي، ويمسك معه كتاب.
Halkalar, paslanmayı önlemek için siyah lake ile kaplanır ve her zaman giysiye veya deri kıyafete dikilirdi.طُليت الحلقات بالأسود لحمايتها من الصدأ، وكانت دائمًا مخيطة على حاملٍ من القماش أو الجلد.
DNA hesaplaması silikonlu bilgisayarlara kıyasla çok daha az enerji tüketir.توفر حوسبة الدنا استهلاك طاقة أقل من حواسيب السيليكون التقليدية.
Bakkal tarzı müzik yapanlarla kıyaslanmak istemiyorum." sözlerini söyledi.وقالت أنا لا أريد المقارنة بالذين يقومون بعمل الموسيقى بأسلوب البقال" .
Yoksa kıyameti koparır.إذا ما طاعك الزمان.
Kıyamet de o gün kopacaktır." denmiştir.This Is Your Day for a Miracle (Este é o dia do seu milagre).
Kıyamet vakti de gelecektir; bunda şüphe yoktur.The Waking Hour (detalhe) no Discogs.
Günümüzün aksine, o daha şişman idi ve kıyafet giymemişdir.Diferente do atual, ele era mais gordo e não usava roupas.
Dediler: - Bu hesap, kıyamette sorulur.Responderam: - Demandá-lo em juízo pela injúria.
Arapça kama (durmak) kökünden gelir ve kıyam (yerine geçmek, yürütmek) kelimesinden türemiştir.O endônimo da língua Makah É (em sua eascrita) qʷi•qʷi•diččaq.
Bu kapsamda hazırlanan Kıyamet Kitabı önemli tarihî bir belge niteliğindedir.Uma vez no livro, surge a história dos Divers.
Mürselat Suresi'nde kıyamet gününden ve bu günde inkarcılar ile inananların durumlarından bahsedilir.Usa-se na celebração do Dia dos Fiéis Defuntos e nas missas dos Fiéis Defuntos.
Tina Knowles ise bu performanslar için kıyafet tasarımları yaptı.Tina Knowles confeccionava o figurino para suas performances.
Kur'an'a göre her insan yaptıklarından ötürü kıyamet günü yargılanacaktır.É descrito como um dia de julgamento onde Deus analisa as ações de toda a humanidade.
Karakterin kıyafetinin rengi, fiziksel özellikleri değiştirilebilir.As cores das roupas dos personagens podem ser alteradas.
Michonne, kıyamet kopmadan önce bir oğlu olduğunu söyler ve Carl buna şaşırır.Michonne responde que ela teve um filho antes do apocalipse, surpreendendo Carl.
"Beni bakkal müziği yapanla kıyaslamayın!".“Não te preocupes com o que os outros músicos estão a fazer.
390 hektarlık doğal alan, Moskova nehri'nin dik kıyalarına bakmaktadır.Na área de 390 hectares situa-se a nascente do Rio Moskva.
Şapkalar, yatak takımları veya kıyafetlerin paylaşılmasıyla bulaşma daha az yaygındır.A transmissão através da roupa ou roupas de cama é muito menos comum.
Kıyafet değiştirerek Aminta yanına gelir ve onu Alessandro'nun huzuruna götürmeyi teklif eder.Ele entra a Aminta em disfarce e lhe se oferece para o levar a Alessandro.
Saygı, birlik ve hoşgörü bilincini ve mesajlarını iletmek için kıyafetleri kullanmak.Usa roupas para transmitir conscientização e mensagens de respeito, unidade e tolerância.
W kelimelerinin bitleri arasındaki karıştırma işlemleri SHA-1'e kıyasla büyük oranda artmıştır.Note o grande acréscimo na mistura entre bits das w palavras em comparação com SHA-1.
Bununla da kıyamet koptu.Sucedeu, então, o inevitável.
Güneş'le kıyaslağında, 14-17 kat daha büyük kütlesi ve 22 kat daha büyük yarıçapıyla muazzam bir yıldızdır.Comparada ao Sol é uma estrela enorme, com 14–17 vezes a massa solar e mais de 22 vezes o raio.
Görüş açısı, Lumia serisindeki diğer telefonlara kıyasla biraz azalmıştır.A visualização de ângulos é ligeiramente reduzida em comparação com outros telefones na linha Lumia.
Her üç bileşen de birbirleri ile kıyaslanabilir büyüklüktedir.Com uma característica especial, os três componentes são de tamanho comparável.
Bunların yanı sıra kızkardeşleri ile birlikte D-A-S-H adlı kıyafet butiğini işletmektedir.Ela comanda com suas irmãs a boutique D-A-S-H.
Bununla birlikte, daha küçük ölçekli figüratif asmalar ve ipekli kıyafetler de söz konusudur.No entanto, a uma escala menor, há menções a cortinados e roupa.
Adana'nın yöresel kıyafeti şalvardır..Mãe de Conan quando sob disfarce.
Gaga'nın uzun zamanlı iş birlikçisi Brandon Maxwell kıyafet tasarımını yaptı.O colaborador de longa data de Gaga, o designer Brandon Maxwell, também envolveu-se no projeto.
Bunların kıyafetleri şayanı dikkattir.Tem uma profunda admiração pela Sakaki.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Este desempenho ideal só pode ser aproximado.
2005'te A Life Once Lost'un "Hunter" albümünde metalcore kıyafetiyle çalışır.Em 2005, ele trabalhou com a banda A Life Once Lost em seu álbum Hunter.
Bir süre sonra Stewie kıyafetlerine de sığamaz ve kolları ile kendi yüzüne dokunamaz hale gelir.Com o tempo, ele também não consegue vestir suas roupas nem alcançar seu rosto com os braços.
Yüksek kaliteli devrelerde, T' aralığı T'ye kıyasla nispeten küçüktür.Além dos motores, diferenciava-se da versão T em pequenos detalhes.
Faroe halk hikâyelerinde, huldufólklar "iri yapılı, gri kıyafet ve siyah saçlı" olarak tanımlanır.Nas lendas do povo Féroe, dizem que o Povo Oculto é “corpulento, de roupas todas cinzentas e cabelos pretos”.
Bu olaylardan sonra Gılgamış'ın ünü yayılır ve zengin kıyafetleri içinde şöhreti göz alıcıdır.É atenta aos acontecimentos do mundo, procurando transparecer em suas roupas ideais.
Mavi bir kıyafet giyer.Usa uma camisa azul.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.O acordo foi de 15 dias, com redução de dez por cento no preço do diesel.
Konuşma sırasında nefes almakta zorluk çekince, dalgıç kıyafetinin başlığı çıkarıldı.Quando começava a fazer a barba, queixou-se de que tinha dificuldades em respirar.
Dünya’dan Güneş’e olan uzaklığın yıldızlar arasındaki uzaklığa kıyasla çok kısa olduğunu söyledi.A distância da Terra ao Sol é pequena se comparada à distância às estrelas.
Duruma uygun kıyafetler de giyilir.Seus trajes também são lindos."
Kıyafet tasarımlarının yanı sıra Damra markalı pırlanta ürünlerinin tasarımını da gerçekleştirmiştir.Além de confecções, desenvolveu perfumes com sua marca.
Ama bu teori, bu semptomların eşcinselliğin yaygınlığına kıyasla nadir görülmesinden dolayı eleştirilmiştir.Ou seja, a mortalidade é dependente da frequência desses acontecimentos externos .
Subay rütbe kıdemlerinin kıyafete takılan kıdem işaretleri yoktur.Fuzileiros navais não vestem nenhuma insígnia de posição em seus chapéus de utilidade.
Tenleri ve kıyafetleri temizdi.Colecciona relógios e roupas.
İmparatorluk askerini hırpalayıp kıyafetlerini çalarlar.Os soldados crucificam Jesus e removem a sua roupa.
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.Ela mudou seu nome e cortou seu cabelo.
Önceki çalışmalara kıyasla, bu albümde grubun tarzında bariz bir değişiklik kendini belli etmektedir.Diferentemente do álbum anterior, neste a banda começa a mostrar uma certa personalidade, um estilo próprio.
Yaş gruplarına göre kıyafet tercihleri değişmektedir.Desde pequeno já gostava de roupas diferenciadas.
İnşaallah anın devletinin de devri kıyametedek kapusu bayılmaya.Era ilícito o sacrifício diurno, pois o deus tinha aversão à luz.
Erkeklere ait özel bir kıyafet yoktur.Não resta nenhum vestígio dele.
İkisi de askeri kıyafetler giyer.Ambas têm vestibulares todos os anos.
O yıl çoğu kimse bu kıyafetlerden giydi denilebilir.Ela é muitas vezes vista vestindo apenas essas roupas.
Kaplamas, Megara'nın geleneksel Yunan kıyafeti.Bunad é o traje tradicional da Noruega.
Bu resimlerin birinde André döneminin şehirli kadın kıyafetleri içindedir.Ward, na verdade, estava usando as calças vermelhas de sua mulher na foto.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod