kıya ile cümle

kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Fakat ( bunlarla) kıyaslandığında, biz öğrenebiliriz.But by comparison, we can learn.
Çünkü bir ayı bir yılla kıyasladığımızda, sadece bir kaç şey olabilir. -Because only so much could happen in a month versus in a year.
Aigoo, kıyafetleri bile iyi katlıyorsun.Aigoo, you even fold clothes so well.
Peki, ortalama bir kitleye kıyasla çok çok daha iyi olduğunu söyleyebilirim.OK, so, much, much better than the average crowd, I can tell you that.
Resim ve müziğe normal olarak daha fazla ağırlık veriliyor okullarda drama ve dansa kıyasla.Art and music are normally given a higher status in schools than drama and dance.
Yani 1.3 milyar Çinli İmparator'un yeni kıyafetleri,So that means that all 1.3 billion Chinese have grown up with "The Emperor's New Clothes,"
İkincisi, kuğumuzu ejderha ile kıyaslamıştık. Çin hükümeti bize bunuThe second thing, we had compared the swan to the dragon, and then the Chinese state said,
O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor.Employment and competition is really fierce for that program, so not many people get in.
Kızım, kendini onunla kıyaslamayı bırak artık.Kiddo, give up on the analogies.
ROMEO ne kıyamet daha az prensin azap vardır?ROMEO What less than doomsday is the prince's doom?
Olan zamansız ölüm, bu şehirde yeni bir damat Banish'd Tybalt kıyamet, oldu;Was Tybalt's doomsday, whose untimely death Banish'd the new-made bridegroom from this city;
Ve bunu son soruyla kıyaslarsanız, bu kafa karışıklığı yaratabilir.And that's what this is right here. Commutative property of multiplication? No, that's not it.
Ve işte tüm nörona kıyasla nasıl olduğuSo, here's how it stacks up against an entire neuron.
Kıyamet sonrası bir evrende geçiyordu.Zakon Pustyni. It featured a post-apocalyptic setting.
Sakın bana dekolte kıyafetler giydiğini de söyleme.Don't tell me you wore back-revealing clothes too?
Hepsi kıyafetlerini giyip onu beklemiş, ama o asla gelmemiş.They would get all dressed up and wait for him, but he would almost never come.
Herkes kıyafet bağışlıyor.MO: Everyone's donating clothing.
Kıyafetlerimi hazırla.Please prepare my clothes.
Aslında diğer çocuğa kıyasla zorlukla hareket edebiliyor.He hardly moves at all, actually, relative to the other child.
Yani, 400 'e kıyasla --skor aralığını biliyorsunuz zaten-- 500 puan almış oldu.So, he gets about a 500 out of -- you know, on this range -- relative to a 400 and something.
"Sizin toplumunuz kral gösterişsiz kıyafetler giyerken bile soytarıya tapar."Your society worships the jester while the king stands in plain clothes."
Evet, yalnızca Sanyasi kıyafetleriyle gelmişti.Right, she just came in her Sanyasi clothes.
Evrene kıyasla, henüz yolun başında.Relative to the universe, it's just up the road.
Biz de aslında, diğer âlemlere (bitki, hayvan, bakteri) kıyasla mantarlara daha yakınız.In fact, we're more closely related to fungi than we are to any other kingdom.
- nitrojen - gazı varken biz neden azota kıyasla çok daha fazla oksijeni alıyoruz?less oxygen in the atmosphere than nitrogen?
Ama neye kıyasla?But compared to what?
Bir avuç tasarımcının kıyafetlerimizin kaderini... belirlemesine izin vermek istememesi.They didn't want a handful of designers owning the seminal building blocks of our clothing.
Sivil eylemler için bir kıyafet.It's a suit for civil disobedience.
İnsanlık açısından koşulları, bugüne kıyasla köklü bir değişime uğratacak.It'll render the human condition radically different from what it is today.
Evet kıyaslıyoruz.So let's compare it.
Sakın ola bir daha kendini HaNi ile kıyaslama curetinde bulunma!Don't you dare compare something like you to Ha Ni.
Biliyorsunuz, diğer insanlarla kıyaslandığında süper güçlere sahipmişsiniz gibi gözükecek.You know, you're going to look like you have magic powers compared to everybody else.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.We all got down onto the ice, and I then got into my swimming costume and I dived into the sea.
Kabinime indim ve yüzme kıyafetimi giydim.And I went down into my cabin and I put on my swimming costume.
Atalarımızın kullandığı aletlerle kıyaslayın; Kanzi'ninkilere çarpıcı ölçüde benziyorlar.Compare them to the tools our ancestors used; they bear a striking resemblance to Kanzi's.
Yıkanma, kıyafetler, atık su, beslenme, kalabalık, hayvanlar, toz, sıcaklık, sakatlık ]Washing, clothes, wastewater, nutrition, crowding, animals, dust, temperature, injury]
Şimdi bunu en üst düzeyde insanoğlunun performansıyla kıyaslayabiliriz.Now we can compare this to cutting-edge human performance.
Bu sağda gördüğünüz bir "kıyas" (diff) dosyası.This is a called a "diff," this thing on the right here.
Siz kendi cildinizi onunkiyle kıyaslayamazsınız.You can't compare your skin with his skin,
Insanlarin tonlarca kiyafet giymelerini istediler.You need people to want to wear tons of clothes.
Eminim ki hepiniz gecen ay, hatiri... sayilacak kadar, kiyafet almissinizdir.You've all bought an article of clothing in the last month; I guarantee it.
Elde ettiği gelirle yaptığı yatırımı kıyasladığında süper durumda.He's getting this great return on asset.
Ancak bize kıyasla daha küçük bir yatırımcı.He's kind of a smaller operator.
Böylece de yeteneklerini ve becerilerini ihtiyaçlarımı karşılamak amacıyla kıyaslamaya başladılar.So they eventually started matching their talents and skills to all of my needs.
TED'in büyük fikirler hakkında olduğunu biliyorum, ama büyük bir fikir için kıyaslama değişiyor.And I know TED is about big ideas, but actually, the benchmark for a big idea is changing.
Hazır güneş çıkmışken, şu kıyafetleri çıkardım.The sun is bright, I pulled out those clothes.
Niye böyle eski moda kıyafetleri saklayıp zahmet veriyorsun kendine?Why bother keeping such old fashioned clothes?
Orada kıyamet koptuğundan, neye muktedir olduğumu biliyorumSince all hell's broken loose out there, I know what I'm capable of.
Aynı renkte bir kıyafet giymek çakranın rezonansa girmesine neden olacaktır.I feel like it will be more beneficial for you at this point.
Başkalarının kıyafetlerini çalıp giydim.I stole other people's clothes to wear
Başlar, vücutlara kıyasla biraz büyük.The bodies are starting to be a little bit on the stubby side.
Burada skydiver'ı kırmızı kıyafeti ile görüyorsunuz, dik bir şekilde duruyor.You can see the skydiver with the red suit, he's in a stand-up position.
Ve sarı-yeşil kıyafetli olan ise baş aşağı uçuyor.The one with the yellow-green suit, he's flying head-down.
Vücuduma biraz gerilim alırsam, yani kıyafetime, onu uçurabiliyorum.If I put some tension on my body, tension on my suit, I can make it fly.
"Avrupa,Amerika Birleşik Devletleri ile kıyaslandığında küçük bir pazara sahip."It turns out we actually do have a webspam team based in
Pahalı kıyafetler giyinmiş... ...ve güzel beyaz bir arabası olan bir adamdı.He wore expensive clothes, and his car was a beautiful white machine.
Bu yüzden de bu kıyaslamayı yaptım.And so that's why I made this comparison.
Beni taba renk kıyafet giyen, genç, kısa boylu kadın olarak gördüler.They saw me as a young, short woman wearing a pathan suit.
Wasabi gibi, derisi var. Kıyak yani..."It's totally rad."
Sonradan basın bunu duydu ve kıyamet koptu.But then the press got hold of it and all hell broke loose.

İlgili Sayfalar