kıya ile cümle
kıya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bugünlerde geçmiş kıyasla daha az umut varmış gibi gelebilir.Now, it may seem like there is less hope today than there was before.
Tüm bu ilgi ve alkış kıyamet için.For the lulz.
Sonrasında kıyamet koptu.Then all hell broke loose.
Kıyamet alameti bu.I think it's an omen.
Hem ürün hem de pazarlama alanında kıyasıya rekabet ediyorlarBut they are fiercely competitive.
Reebok için ayakkabı da yaptım, kıyafet için bir nevi hobi olarak.I've done shoes for Reebok as well, as a kind of a hobby for apparel.
Hatta düşünmekle kalmayıp, sık sık görelilik teorisiyle ve kozmolojiyle kıyasta bulunuyorlar.And not only that, they make the analogy to relativity theory and cosmology often.
Ben kıyafet konusunda takıntılıyım.I'm outfit-obsessed.
Tüm kıyafetlerimi kullanılmış ve tasarruf mağazalarından ikinci el alıyorum.I get all my clothes secondhand from flea markets and thrift stores.
Ve şimdi sizlere bana bir hafta yetecek kıyafetlerimi göstermek istiyorum.And I'd really love to show you my week's worth of outfits right now.
Farz edin ki, eskiden kıyafet satan bir insan artik Nano arabaları satacak.Imagine that a fellow who sells cloth, for example, will be selling Nano.
Nano'da tipik bir binek arabaya kıyasla normalin neredeyse yarısı kadar parça var.Half the number of parts are contained in Nano in comparison to a typical passenger car.
Yaptıklarımıza kıyasla bayağı zor bir soruymuş.2 and at 1. So what is it evaluated at 2?
Şimdi bunu, " Yabancı olarak gördüğüm kimseyle tanışmadım" la kıyaslayalım.And contrast that to: 'I've never met anyone I consider a stranger.'
Kıyafetler hep burada olacak.Because we have plenty of clothes.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Rejoicing compared to jealousy.
Asıl soru: Ne zaman? KIYAMET GÜNÜ 65 MİLYON YIL SONRAIt's just a question of when.
İncil'de bu, Armageddon, yani kıyamet günü diye adlandırılıyor.The Bible calls this day Armageddon, the end of all things.
Grip virüsü kadar değişken ama grip virüsü HIV'e kıyaslaAs variable as flu is, HlV makes flu
Bu çok çeşitli yeni aşı teknikleri ile ilgili bir kıyaslama.So here's a comparison of several of these new vaccine technologies.
Yalnızca doğum günü kıyafetimde kalacağımI'll just strut in my birthday suit
Kıza sade kıyafetler giydirir.He has her wear very plain clothes.
Catharina'nın, Vermeer'in eşinin kıyafetlerinin bir listesi olduğunu biliyoruz.We happen to know, there's a list of Catharina, the wife's clothes.
Yani açıkça, kıyafetleri bir çok farklı kadına ödünç verilmişti.So clearly, her clothes were lent to various different women.
Deri kıyafetlerimizi, dudak kremlerimizi, hatta bazen erkek arkadaşlarımızı.Leather gear, chapstick, sometimes even boyfriends.
Lisenin yeniden toplanmasını,ve kıyafet eski üniformalarımız olmak zorunda.That there's a high school reunion, and the dress code is our old uniforms.
Sadece birkaç kıyafet almaya geldim.I just came to pick up some clothes.
Bunlardan biri, daha iyi bir raporlamamız olması: " 16. yüzyıl keşişlerine kıyaslaOne of them is we have better reporting.
Bittiğinde kıyaslama yapmak mümkündü.Once that was done, then it was possible to compare.
Dürüst olmak gerekirse, Seung Jo'ya kıyasla, Joon Go ile daha iyi görünüyorsun!Hey, honestly speaking, instead of Baek Seung Jo, you look much better with Bong Joon Gu.
O kadar güzel görünüyor ki, yemeğe kıyamıyorum.It's so pretty it feels like a waste to eat it.
Şimdi bunu, Uganda'lı kadınla kıyaslayın.Compare that to this woman from Uganda.
Yumuşatıcının kokusu... ...ellerinde sıcacık kıyafetler...-The feel of warm clothes in your hands. -So good.
Fakat kıyafetlerin ne olacak?But-- But, what about your clothes?
Kiyafet, tatlim kiyafet...Dress, honey dress, dress
Biricik kizima bir kiyafet bile alamiyorum.I can't even give my daughter a nice evening dress.
Bu dün giyindiğim kıyafet.That's what I wore yesterday.
Neden senin dün giyindiğin kıyafet beni alakadar etsin ki?What's that got to do with me?!
Ee, Kiyafet Sanayisi, Hayir yani daha cok Moda.He's in the clothing business. No, I mean, fashion business.
İnsan sınıfı Bismillahirrahmanirrahim der kıyam ettiğinde.The ones in human category say Bismillah r-Rahmani r-Rahim when they stand up.
Bir kavga, bir kıyamet kendi aralarında.There is such a fight among them.
Kıyamete kadar Besmele-i Şerife'yi söylesek, bitmez tükenmez hazine.Even if we speak the Bismillah till the Day of Judgement... It is an endless treasure.
Sadece bu eşikleri kıyaslamak adına, 1980'larin ortalarındaki Portekiz'in yönetim seviyesine bakın.Just to benchmark that threshold, it's about the governance level of Portugal in the mid 1980s.
Hey! çabuk olun ! masumlara kıyan zalimler ... beni asla yıldıramazlar !Hey! Hurry back! Traitors' underlings and vicious devils will never get a stronghold here!
"Ejder yuvası köpek iniyle kıyaslanamaz ""Dragon's bed is no match for dog's lair"
Ben de genelde İngiliz olmakla çok gurur duymam; ama kıyaslama yapmamak elde değil.Incidentally, I'm not usually very proud of being British, but you can't help making the comparison.
Onu bağımlı yapmaya kıyamam !I can't make him return to his old bad habit
Okyanusun bu parçası tam anlamıyla bir kıyamet yerine benziyor.Parts of the ocean there look just absolutely apocalyptic.
Burada sadece benim kıyafetlerim varThere's only my clothes.
İç savaşlarda katledilen insan sayısı da, geçtiğimiz on - yirmi yıl önceye kıyasla azaldı.The number of people killed in civil wars also is much lower today than it was a decade ago or two.
Sıradan insanlara kıyasla çok şeyimiz olsa da, vazgeçmemiz gereken şeyler olmalı.As much as we have over the average person, I suppose there will be things I'll need to give up.
Büyük Britanya ve New England'daki koca fabrikalar toptan kıyafet üretimi için pamuğa aç bekliyordu.Large mills in Great Britain and New England were hungry for cotton to mass produce cloth.
Bu çok hızla büyüyen ülkelerdekine kıyaslanabilecek bir durum bile değil.But that's nothing compared to what's going on in the nations that are growing the fastest.
Bunu, 1939 yapımı "Oz Büyücüsü" ile kıyaslayın.Compare this to 1939 with "The Wizard of Oz".
Bu servisler herşeyi içine alıyor, yediğimiz yemek, giydiğimiz kıyafetler, izlediğimiz TV, ısıtmaThis encompasses everything: the food we eat, clothing, TV, heating.
Hadi biraz denklemleri denklestirelim, Ben her zaman denk olmayan kiyasal denklemler ile baslarim.Just so we get practice balancing equations, I'm always going to start with unbalanced equations.
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.If I make beautiful clothes and can sell them, then I feel good.
Şimdi de eskiden inandıklarımza göz atalım ve şu anda bildiklerimizle kıyaslayalım.Let's take a look at what we used to believe and then contrast it to what we now know.
"En renkli kıyafetlerinizi giyin, şarkı söyleyin ve dans edin. Leziz yemek ve içkiler benden.""Wear all your colorful clothes and sing and dance, and I'll provide you with good food and drinks."
Bu kaptan her gün bir şapka takıyor ve kıyafet şenliğine katılıyordu.And the captain would wear a cap everyday and join in the regalia.