kıy ile cümle
kıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Öyleyse, saat beşten sonra kıyafet alış verişine gideceğiz, değil mi?Then, we will go clothes shopping after five o'clock, alright?
İtmeli düğmeler, çocuk kıyafetleri için pratik bir bağlayıcıdır.Push buttons are a practical fastener for children's clothes.
Tekne kıyıdan çıktı ve kısa sürede siste kayboldu.The boat floated away from the shore and soon disappeared into the fog.
Kıyıya gidiyorum.I'm going ashore.
Tom, Mary'ye bazı pahalı kıyafetler satın aldı.Tom bought Mary some expensive clothes.
Tom niye kendi canına kıysın ki?Why would Tom take his own life?
Her ikisi de koyu renk kıyafetler giymişti.Both wore dark clothing.
Bu kıyafeti seviyorum.I love this costume.
Tom'la kıyaslandığında ben şanslıyım.I'm fortunate compared to Tom.
Tom ağabeyinden kullanılmış kıyafetler giydi.Tom wore hand-me-down clothes from his older brother.
Tom'un giydiği kıyafetler annesi tarafından yapılır.The clothes Tom wears are made by his mother.
Tom annesi tarafından yapılan kıyafetler giyer.Tom wears clothes made by his mother.
Nehir, kıyılarını sular altında bıraktı.The river flooded its banks.
Parayı olsaydı, daha fazla kıyafet alırdım.I would've bought more clothes if I had had the money.
Bu sabah yıkadığın kıyafetler henüz kuru değil.The clothes you washed this morning aren't dry yet.
Senin için bazı kıyafetlerim var.I have some clothes for you.
Fadıl, Dania için bazı kıyafetler getirdi.Fadil brought some clothes for Dania.
Hiçbir zaman online olarak kıyafet satın almadım.I've never bought clothes online.
Genellikle siyah kıyafetler giyerim.I often wear black clothes.
Boston, Chicago ile nasıl kıyaslanıyor?How does Boston compare to Chicago?
Mary kendi kıyafetini yapar.Mary makes her own clothes.
Ben her zaman modaya uygun kıyafetler giymeye çalışırım.I always try to wear fashionable clothes.
Tom'a kıyasla çok gencim.I'm very young compared to Tom.
Tom iş kıyafetleri alıyor.Tom is out shopping for work clothes.
Tom Mary'ye bazı kıyafetler getirdi.Tom brought some clothes for Mary.
Biraz kıyılmış buğday ister misin?Do you want some shredded wheat?
Bugün elbette sıcak! Yanlış türde kıyafet giydim.Today sure is hot! I wore the wrong kind of clothing.
Kıyamete inanırım.I believe in the resurrection.
Kıyafetler kuruyor.The clothes are drying.
Dev bir kalamarın ilk görüntüleri, Japonya kıyılarında 2012'de yakalandı.The first footage of a giant squid was captured in 2012 off the coast of Japan.
Polonya'nın bütün Baltık kıyıları kumsallardan oluşur.The whole Baltic coast of Poland is made up of sandy beaches.
Onun siyah kıyafetlerini beğenirim.I like her black clothes.
Geçen yıl kıyafete ne kadar harcadın?How much did you spend on clothes last year?
Kıyı alanları genellikle daha yumuşak iklimlere sahiptir.Coastal areas generally have milder climates.
Kıyı bölgelerinin genellikle daha yumuşak iklimleri vardır.Coastal regions generally have milder climates.
Sami hapiste kendi canına kıydı.Sami took his own life in prison.
Sami bu yüzden kendi canına kıydı.That's why Sami took his own life.
Leyla'nın cesedi bir nehrin kıyısında bulundu.Layla's body was found on the bank of a river.
Deniz kıyısı özellikle ay ışığında romantik görünüyor.The seashore looks particularly romantic in the moonlight.
Mary bugün en sevdiği kıyafetini giyiyor.Mary is wearing her favorite dress today.
Neden hiç kıyafet giymiyorsun?Why aren't you wearing any clothes?
Bir kıyıya yakın yaşamak isterim.I'd like to live near a beach.
Birçok yer, kıyı şeridine yakın olmalarına rağmen oldukça ekstrem iklimlere sahiptir.Many locations, despite being situated near coastlines, have fairly extreme climates.
Bütün kıyı bölgelerinin ılıman iklimleri yoktur.Not all coastal regions have mild climates.
Bu kıyafetler benim iş arkadaşımın, benim değil.This clothing is my coworker's, not mine.
Bu kıyafet seksi, ancak gerçekçi değil.This outfit is sexy, but unrealistic.
Ben her zaman hafta sonunda kıyafetlerimi yıkarım.I always wash my clothes at the weekend.
Tom genelde pahalı kıyafet almaz.Tom usually doesn't buy expensive clothes.
Hiç elbise giymemektense çirkin kıyafetler giymeyi tercih ederim.I'd rather wear ugly clothes than wear no clothes at all.
Tom'un kılık kıyafetini fark etmemişim.I didn't notice how Tom was dressed.
Tom ve ben birbirimizin kıyafetlerini giyiyoruz.Tom and I wear each other's clothes.
Tom kıyafetlerini ateşin yanında kuruttu.Tom dried his clothes by the fire.
Tom, Mary'nin hangi kıyafeti alacağına karar vermesine yardımcı oldu.Tom helped Mary decide which dress to buy.
Tom tüm kendi kıyafetlerini yapar.Tom makes all his own clothes.
Kıyafetimi yıkamalıyım.I need to wash clothes.
Kıyafet almayı seviyorum.I like buying clothes.
Sami kıyafetlerimi çıkartmaya başladı.Sami started taking my clothes off.
Lütfen bu kıyafetleri yıkayın.Please wash these clothes.
Tom yatağın kıyısında oturuyordu.Tom was sitting on the edge of the bed.
Tom'un kıyafetlerini giyerek ne yapıyorsun?What are you doing wearing Tom's clothes?
İlgili Sayfalar