kıy ile cümle
kıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bu kıyafetle ilgili ne düşünüyorsun?What do you think of this outfit?
Mary soğanları kıyarken elini kesti.Mary cut herself while she was mincing onions.
Kıyafetlerim köpük dolu.My clothes are full of suds.
Okulda kıyafet zorunluluğu var.The school has a dress code.
Kent, kıyı bölgesi ve komşu dağlar arasındaki sınırda yer alıyor.The city lies on the border of the coastal area and the neighboring highland.
Ne çirkin bir kıyafet!What an ugly outfit!
Kendini benimle kıyaslama.Don't compare yourself to me.
Düşünmek kıyaslamaktır.To think means to compare.
O ülkede birçok şehir kıyı düzlüğünde bulunurlar.Most cities in that country are found on the coastal plain.
Onun bu akşam partiden önce kıyafetini değiştirmesi gerekiyor.She needs to change her outfit before the party this evening.
Tom Laboratuarda kıymetli taş analizi yaptı.Tom analyzed the precious stone at his lab.
Kendini onlarla kıyaslama.Don't compare yourself to them.
Kendini onunla kıyaslama.Don't compare yourself to him.
Okulun kıyafet kodu saçınızı doğal olmayan bir rengi boyamanızı yasaklıyor.The school's dress code prohibits dyeing your hair a non-natural color.
O, kıyafeti hakkında dikkatsiz.She is careless about her attire.
Biz gölün kıyısında yürüyüşe gittik.We went walking on the shore of the lake.
Onun ıslak kıyafetleri vucuduna yapıştı.Her wet clothes stuck to her body.
Ne sıklıkta yeni kıyafet alıyorsun?How often do you buy new clothes?
Müstehcen kıyafetler giymem.I don't wear suggestive clothing.
O her zaman gösterişli kıyafetler giyer.She always wears flashy clothes.
Bu kıyafet hakkında ne düşünüyorsun?What do you think about this outfit?
Mary, kıyafetin uygun mu?Mary, are you decent?
Uygun bir kıyafet giyerken bekle.Wait while I make myself decent.
Dün, o kendi canına kıydı.Yesterday, she took her own life.
Mandallar kıyafet asmak için kullanılır.Clothespins are used to hang up clothes.
Kıyafetlerini çıkar!Take off your clothes!
Bütün parasını kıyafetlerde çarçur eder.She wastes all her money on clothing.
Tüm parasını kıyafetlere çarçur ediyor.She wastes all of her money on clothes.
Batan gemiden yolcuların çoğu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached the shore.
Batan geminin çoğu yolcusu asla kıyıya ulaşmadı.Many of the passengers from the sinking ship never reached shore.
Onlar olurken kıyametler filmlerini izlemeyi seviyorum!I love to watch movies of apocalypses as they happen!
Buradan kıyıya yaklaşık üç kilometre var.It's about three kilometers from here to the coast.
Vassili'ye güzel kıyafetler giydirdiler ve o ertesi gün Anastasia ile evlendi.They dressed Vassili in fine clothes and next day he was married to Anastasia.
O bütün uzun güzel kahverengi saçlarını kesti ve bir oğlanın kıyafetlerini giydi.She cut off all her beautiful long brown hair and dressed herself in boy's clothes.
El tırnak altları, kıymık batmasının en acı verdiği yerlerden biridir.One of the most painful places to get a splinter is under the fingernail.
Tom sık sık pahalı kıyafetler satın alır.Tom often buys expensive clothes.
O her zaman siyah renkli kıyafetler giyer.He always wears black clothes.
Tom her zaman siyah kıyafetler giyer.Tom always wears black clothes.
İnsanları öküzle kıyaslarlardı.They would compare people to cattle.
Tom kumu kıyafetlerinden fırçaladı.Tom brushed the sand from his clothes.
Tom kıyafetlerinden karı fırçaladı.Tom brushed the snow off his clothes.
Gelgitin gücünü kullanmak kıyı topluluklarına çok yardımcı olabilir.Harnessing the power of the tides could be very helpful to coastal communities.
Dalgalar, kıyıya vardıklarında genellikle kırılırlar.The waves usually break when they reach the shore.
Kıyı bölgeleri nehirlerin kıyısı boyunca yer alan arazinin dar arazi şeritleridir.Riparian zones are narrow strips of land located along the banks of rivers.
Elmas kıymetli bir taştır.The diamond is a precious stone.
Kıyafetlerimi çıkardım.I took off my clothes.
Çocukların çoğunun kıyafeti yoktu.Many of the children had no clothes on.
Tom ne tür kadın kıyafetlerinden hoşlanır?What kind of women's attire does Tom like?
Ben bazı yeni kıyafetler almalıyım.I must buy some new clothes.
Ben kıyıya doğru yüzdüm.I swam toward the shore.
Mary ve Alice uygun kıyafetler giydi.Mary and Alice wore matching outfits.
Kıyafetleri nerede satın alırsın?Where do you buy clothes?
Şüphesiz bilgisayar, kıymetli bir alettir.The computer is undoubtedly a valuable tool.
Baklava kıyılmış fındık ile dolu filo hamur katmanları yapılan tatlı hamurdur.Baklava are sweet pastries made from layers of filo dough filled with chopped nuts.
En sevdiğin kıyafetin nedir?What's your favorite outfit?
Bu benim en sevdiğim kıyafet.This is my favorite outfit.
O nehir kıyısı boyunca canlandırıcı bir yürüyüş yaptı.He took a vitalizing walk along the riverside.
Gelecek sefer sana kıyak geçmeyeceğim.I won't go so easy on you next time.
Kıyafet tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.We went up two floors to reach the apparel stalls.
Afganistan denize kıyısı olmayan bir ülkedir.Afghanistan is a landlocked country.
İlgili Sayfalar