kıy ile cümle

kıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bu kıyafet için 300 dolardan fazla harcadı.Tom spent more than $300 on that suit.
Tom'un kıyafetleri neden kirli?Why are Tom's clothes dirty?
Neden bu kıyafetler ortalıkta duruyor?Why are these clothes lying around?
Şu ıslak kıyafetleri değiştir.Change out of those wet clothes.
Bence Tom bazı yeni kıyafetler almalı.I think Tom ought to buy some new clothes.
Sanırım Tom bazı yeni kıyafetler almalı.I think Tom should buy some new clothes.
Tom her gün aynı renk kıyafetler giyiyor.Tom wears the same color clothes every day.
Sanırım Tom'un bazı yeni kıyafetler alması gerekiyor.I think Tom needs to buy some new clothes.
Kadın kıyafetleri üçüncü katta.Women's clothes are on the third floor.
Tom geçen hafta bazı yeni kıyafetler aldı.Tom bought some new clothes last week.
Tom kıyıya gitmediğini söyledi.Tom said he isn't going ashore.
Tom kıyıya gitmeyeceğini söyledi.Tom said he won't go ashore.
Tom sadece markalı kıyafetler giyer.Tom only wears brand-name clothes.
Dolabımda artık hiç giymediğim birçok kıyafetim var.I have a lot of clothes in my closet that I never wear anymore.
Ben sık sık internet üzerinden kıyafet alırım.I often buy clothes online.
Birçok kıyafetim var.I have a lot of clothes.
Amerikalı nüfusun yüzde kaçı kıyı yakınında yaşıyor?What percentage of the American population lives near the coast?
Kıyafetlerimizi nehirde yıkadık.We washed our clothes in the river.
Tom banyodan çıktı ve kıyafetlerini giydi.Tom got out of the bath and put his clothes on.
Tom banyodan çıktı, kurulandı ve kıyafetlerini giydi.Tom got out of the bath, dried himself off, and put on his clothes.
Mary yolculuk için kıyafetler ve ayakkabılar satın aldı.Mary bought clothes and shoes for the trip.
Sami, suç sırasında giydiği kıyafetleri attı.Sami dumped the clothes he had worn during the crime.
Tom bazı yeni kıyafetler aldı.Tom bought some new clothes.
Sami hapiste kendi hayatına kıydı.Sami took his own life in jail.
Sami karısının kıyafetlerini giymişti.Sami dressed in his wife's clothes.
Tom koyu renkli kıyafetler giyiyordu ve bir motosikletçi tarafından öldürüldü.Tom wore dark clothing and was killed by a motorist last evening.
Cankurtaranlar her yıl ABD'deki kıyı akıntılarından on binlerce insanı kurtarıyor.Lifeguards rescue tens of thousands of people from rip currents in the U.S. every year.
Her yıl kıyı akıntıları ile 100 kişinin öldüğü tahmin ediliyor.It is estimated that 100 people are killed by rip currents annually.
Sami, Leyla'ya kıyafet satın almak istedi.Sami wanted to buy Layla clothes.
Sami kendini soğuktan korumak için kalın kıyafetler giymişti.Sami dressed in thick clothes to protect himself from the cold.
Kıyafetlerimi katlamama yardım eder misin?Can you help me fold clothes?
Sami kovboy kıyafeti giyindi.Sami was dressed in cowboy attire.
Ne tür kıyafetler giymeyi seviyorsun?What type of clothes do you like to wear?
Ne tür kıyafetler giymekten hoşlanıyorsun?What kinds of clothes do you like to wear?
Bazı yeni kıyafetlere ihtiyacın var.You need some new clothes.
Tom bazı kıyafetler almak için yatak odasına girdi.Tom walked into the bedroom to get some clothes.
Kedi için kıyılmış et nerede?Where is the chopped meat for the cat?
Tom sık sık mavi kıyafetler giyer.Tom often wears blue clothes.
Tom, Mary kıyafetler için alışveriş yaparken bekledi.Tom waited while Mary was shopping for clothes.
Tom'un çalıştığı mağazada sık sık kıyafet alırım.Tom's father is from Australia.
Tom asla pembe kıyafetler giymez.Tom never wears pink clothes.
Her yıl kıyafetlere ne kadar para harcıyorsunuz?How much money do you spend on clothing every year?
Dün giydiğin aynı kıyafetleri giyiyorsun, değil mi?You're wearing the same clothes you were wearing yesterday, aren't you?
Tom iki hafta içinde kıyafet değiştirmedi.Tom hasn't changed clothes in two weeks.
Tom'un parmağına kıymık battı.Tom has a splinter in his finger.
Giydiği kıyafetler her zaman sade.The clothes she wears are always plain.
Sami ve Leyla'nın nikâhını camide bir imam kıydı.Sami and Layla were married by an imam in a mosque.
Leyla tesettüre girmediği için Kıyamet Günü'nde cezalandırılmak istememişti.Layla didn't want to get punished on the Day of Judgment for not wearing the hijab.
Yanına kaç kıyafet aldın?How many changes of clothes did you pack?
Tom kıyıya yüzdü.Tom swam to the shore.
Kıyas neşenin hırsızıdır.Comparison is the thief of joy.
Bu kıyafetlerle dışarıya çıkamam.I can't go out dressed like this.
Kendinizi bizimle kıyaslamayın.Don't compare yourselves to us.
Evden bu kıyafetle çıkamam.I can't leave the house dressed like this.
Film, kıyamet sonrası distopik bir gelecekte geçiyor.The film is set in a post-apocalyptic, dystopian future.
Avustralya'nın denize kıyısı var mı?Does Australia have a coastline?
Avusturya'nın denize kıyısı var mı?Does Austria have a coastline?
Avustralya denize kıyısı olmayan bir ülke mi?Is Australia a landlocked country?
Avusturya denize kıyısı olmayan bir ülke mi?Is Austria a landlocked country?
Mary ağırbaşlı kıyafetler giyiyor.Mary is wearing demure clothes.
İlgili Sayfalar