kıy ile cümle

kıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Uluslararası Menkul Kıymetler Kimlik Numarası'nın (ISIN) yapısı ISO 6166 standartlarında açıklanmıştır.Der Aufbau der ISIN wird in der Norm ISO 6166 beschrieben.
Ontario Gölü'nün kıyısında olup birkaç önemli limana sahiptir.Am Ontario-See entstanden ebenfalls mehrere wichtige Häfen.
Bu demektir ki Usunlar İli Nehrinin her iki kıyısında da yaşamışlardır.Das bedeutet, dass die Wusun auf beiden Seiten des Flusses gelebt haben.
Turgut Reis 6 büyük galyotla beraberdi ve sol kanat kıyıya iyice sokulmuştu.Turgut Reis bildete mit sechs großen Schiffen die Vorhut, und der linke Flügel kam nah an der Küste daher.
İçlerine hazırladığınız kıymalı içten bırakılır.Sogleich wird er sie euch überlassen.
Madrid Borsası (İspanyolca: Bolsa de Madrid), Madrid merkezli bir menkul kıymetler borsasıdır.Die Madrider Börse (spanisch: Bolsa de Madrid) ist die Wertpapierbörse von Madrid.
Kıyametin hemen yakınında anarşi ve kargaşa günleri vardır.Die Sperbereule jagt fast ausschließlich am Tag und während der Dämmerung.
Hindistan'da Visakhapatnam deniz kıyısı.Die Entdeckung des Seewegs nach Indien.
Bu durumda muharebeden kaçınarak Dilek Dağı kıyılarına yönelmiştir.Danach wurde die Richtstätte an die Berger Warte verlagert.
Lago Todos los Santos'un kıyısında Petrohué'de camping alanı ve bir otel bulunur.In Petrohué am Ufer des Lago Todos los Santos gibt es ein Hotel und Campingplätze.
Kayakapısı (Gayagapısı veya Kıyakapısı) olarak da bilinir.Und am Satzende das Weiß.
Yakıt tüketimi konvansiyonel dizel araçlara kıyasla %10 - %15 azaltıldı.Wer diese beachtet, spart mit Personenwagen 10 bis 15 % Treibstoff.
Dar açıdan istihsân kıyasın bir kısmıdır.Gerade sie sind aber Teil des Vergleichsgegenstands.
Sibiloi Ulusal Parkı, kuzey Kenya'daki Turkana Gölü'nün kuzeydoğu kıyısında yer almaktadır.Der Sibiloi-Nationalpark liegt im Norden Kenias am Ostufer des Turkana-Sees.
Bu sonuca yalnızca kıyaslama yapılarak ulaşılabilir.Diese lassen sich nur über einen Vergleich beurteilen.
Yanlışlıkla o gün babasını korumak için onun kılığına girmiş A'Zhu' nun canına kıyar.Sie verflucht den Tag, an dem sie sich in Giulio verliebt hatte (Agata: „Ad annientarmi potea discendere“).
Daha sonra Önasya kıyılarına yönelerek geri kalan İyon kentlerini de aldılar.Später verließen die Menschen auch die Städte an der Küste und zogen sich in die dörflichen Siedlungen zurück.
İngiltere'nin fethine kıyasla plansız ve dağınık olsa da aynı derecede kalıcı ve etkili olmuştur.Im Vergleich zur Eroberung Englands war der Ablauf ungeplant und unorganisiert, aber trotzdem andauernd.
Glööckler çok küçük yaşlardan beri moda ile yakından ilgileniyor ve yakınlarına gece kıyafetleri dikiyordu.Glööckler interessierte sich bereits in seiner Jugend für Mode und nähte Abendkleider für Bekannte.
Nikâhı kıyan papaz, felsefe profesörü Carl Christian Erhard Schmid, Schiller’in meslektaşıydı.Pfarrer war sein Kollege, der Philosophieprofessor Carl Christian Erhard Schmid.
Ana belleğe(RAM) kıyasla küçük, hızlı ve işlemci çekirdeğine yakındır.Das große (er goljam) und kleine Er (er malăk) bezeichneten im Urslawischen überkurze Vokale ​​ und ​​.
ABC Afrika, 2001 İran yapımı Abbas Kiyarüstemi belgeselidir.ABC Africa ist ein Dokumentarfilm des iranischen Regisseurs Abbas Kiarostami aus dem Jahr 2001.
(Giorgio: Di Provenza il mar – "Deniz kıyısında Provence").Mein Jahr in der Provence. („A year in Provence“).
Ayrıca Fildişi Kıyısı'nda bir noktada çalıştı.Ebenfalls in der Ortsmitte mündet er in den Eisernbach.
Platin altından daha kıymetlidir.Salz - kostbarer als Gold.
Pordenone şehri batı Friuli bölgesinde Noncello Nehri kıyısında bir ovada konumlanmıştır.Pordenone liegt in einer Ebene im westlichen Friaul am Fluss Noncello.
Erkeklerde ise; bayanlara oranla daha sade bir kıyafet göze çarpar.In der Paarungszeit balzen die Männchen mit aufgeplustertem Federkleid um ein Weibchen.
Halbuki O’nun zamanının Türkiye’sinde artık erkekler Batıda giyilen kıyafetleri giyiyorlardı.Heutzutage tragen viele in der Stadt lebende Turkana westliche Kleidung.
Hugo, Afrika'nın kıyılarından 9 Eylül'de ayrılan tropikal bir dalgadan köken aldı.Debby bildete sich aus einer tropischen Störung vor der Küste Westafrikas am 3. September.
Kıyafetlerini değiştirir ve saçını keser.Man darf sich wieder rasieren und sich auch die Haare schneiden lassen.
Bu dil farkı bir kenara koyulursa Kiyovalar ile Kiyova Apaçileri arasından kültürel bir fark bulunmaz.Außer durch die andere Sprache waren die Kiowa-Apachen nicht von den Kiowa zu unterscheiden.
Bir şâh-ı alîşan iken şâh-ı cihâna kıydılar Gayretlü genç aslan iken şâh-ı cihâna kıydılar.Dennoch übernahmen die Schaffhauser, als sie ihr Wappen kreierten, den Widder in ihr Wappen.
Kendisi kıyameti durdurmak için farklı bir yol denemiştir.Dieser hatte ein gesondertes Rädchen zur Einstellung der Zeiten.
Şehir, deniz kıyısında engebeli bir arazi üzerine kuruludur.Die Stadt ist mit einer schweren Kette am Meeresboden befestigt.
Paris 6. arrondissement'da yapılan bu nikahı Paris belediye başkanı Bertrand Delanoë kıymıştır.Der Platz wurde vom Pariser Bürgermeister Bertrand Delanoë eingeweiht.
1480'li yıllarda Batı Afrika kıyılarını keşfetmiştir.Bis 1480 war die gesamte Küste von Guinea bekannt.
Delaware eyaletinin büyük kısmı Atlantik Okyanusu kıyı şeridinde bulunmaktadır.Die Mehrheit der Fläche Delawares liegt auf der atlantischen Küstenplatte.
Murat'la dini nikah kıyar.Noch im gleichen Jahr heiratete er Theresia van Vlasselaer.
Fakat birdenbire Musa deniz kıyısına gelir ve elindeki asa ile deniz sularına dokunur.Mosè berührt das Meer mit seinem Stab.
Kıyıda her türlü su sporlarının yapılabildiği işletmeler vardır.Alle Arten von Wassersport sind hier möglich.
Güney Çin Denizi kıyısında, Fujian eyaletinin sınırında bulunmaktadır.Shantou liegt am südchinesischen Meer an der Grenze zur Provinz Fujian.
Onun da kıyafetleri beyazdı.Er ist ebenfalls in weiß gekleidet.
Bu sözcük Yunanca sahil, kıyı anlamına gelen γιαλός sözcüğünden gelir.Der Name ist griechischen Ursprungs und bedeutet Küste oder Strand.
İnsanlar istedikleri kıyafeti giyebilmektedirler.Jetzt könnt ihr euch anziehen wie ihr wollt.
1086 tarihli Kıyamet Kitabında 28 bin kişi köle olarak listelenir.1086 gab es dort nach dem Domesday Book 28.200 Sklaven.
Gençleri kıyıya yakın ergin olanları derinlerdedir.So werden sie Jugendlichen als Idole vorgeführt.
Doğramacılıkta kıymetli olan beyaz ve hafif bir odun verir.Sie ist ein weiß und gold gefasster Holzaufbau.
Kıymık ve Tırmık (The Itchy & Scratchy Show) The Simpsons çizgi dizisinde yer alan televizyon şovu.Die Itchy & Scratchy Show ist eine fiktive Zeichentrickserie innerhalb der Zeichentrickserie Die Simpsons.
Adriyatik Denizi ve Yanya Denizi'ne kıyısı olan ülkenin 362 kilometre kıyısı vardır.Albaniens Küste an der Adria und am Ionischen Meer ist 362 Kilometer lang.
2016 yılında adanın kuzey kıyılarında 274 gemi çekek yeri olan antik tersane tespit edilmiştir.2016 werden auf der Brachfläche des ehemaligen Nordbads 400 Flüchtlinge in Containern angesiedelt.
Fırtına ve Coşku akımının merkezi, Straβburg, Göttingen ve Main kıyısındaki Frankfurt şehri olmuştur.Zentren des Sturm und Drang waren Straßburg, Göttingen und Frankfurt am Main.
Babası Kiyefli Mustafa Ganioğlu adlı bir subaydır.Sie trifft sich mit einem Offizier namens Jefimowitsch.
Uygun kıyafet ve ayakkabı seçilmelidir.Tatsächlich wird aber der rechte Schuh ausgestellt.
Kahta kıyıları.Zwischen zwei Ufern.
O da sormadan edemez: "Kıyamet sipariş eden oldu mu?".Ein Unbekannter (der Lauterfresser) fragt ihn, weshalb er einen Letzen habe.
Kıyı yolu.Das Strandrecht.
Kuzey Amerika'nın Pasifik kıyısında yaşar.Sie lebt an der nordamerikanischen Pazifikküste.
Kıyı ve iç bölgeler arasında kültürel farklılıklar da vardı.Es gab sicherlich kulturelle Unterschiede zwischen den Darug des Westens und an der Küste.
Diğer bir örneğe ise James Cameron'un yönettiği Terminatör 2: Kıyamet Günü filmidir.Am Beispiel von James Camerons "Terminator 2".
Kıyı bölgelerde daha çok Yunanlar bulunurdu ve deniz ticaretiyle ilgilenirlerdi.Die Küste war griechisch dominiert und konzentrierte sich auf den Seehandel.
İlgili Sayfalar