kıy ile cümle

kıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
P262 Gözle, ciltle veya kıyafetle temas ettirmeyin.P262 Nicht in die Augen, auf die Haut oder auf die Kleidung gelangen lassen.
Kıyamet Günü (film)Als der Tag der Pfingsten.
Kıyamet Suresi, (Arapça: سورة القيامة) Kur'an'ın 75. suresidir.Al-Qiyāma (arabisch القيامة al-Qiyāma ‚Die Auferstehung‘) ist die 75. Sure des Korans, sie enthält 40 Verse.
Bunlar temel olarak iki paralel şeride ayrılabilirler: Kıyı yüzeyi ve sahil.Sie lassen sich grundsätzlich in zwei küstenparallele Abschnitte gliedern: die Schorre und den Strand.
P280 Koruyucu eldiven/koruyucu kıyafet/göz koruyucu/yüz koruyucu kullanın.P280 Schutzhandschuhe / Schutzkleidung / Augenschutz / Gesichtsschutz tragen.
Sevan (şehir), Sevan Gölü'nün kıyısında bulunan bir şehir.Urshult ist eine Ortschaft (Tätort) nahe dem See Åsnen in Südschweden.
Bunun yanı sıra harita, Brezilya kıyılarının bir kısmını resmettiği için de ayrı bir öneme sahiptir.Als bemerkenswert gilt, dass die Karte einen Teil der Küste Brasiliens abbildet.
İnşaallah anın devletinin de devri kıyametedek kapusu bayılmaya.Der allmächtige Gott wolle ihnen am jüngsten Tage eine fröhliche Auferstehung verleihen.
P220 Kıyafetlerden/.. ./yanıcı malzemelerden uzak tutun/saklayın.P220 Von Kleidung und anderen brennbaren Materialien fernhalten.
Helsinki Menkul Kıymetler Borsası ilk işlemini 7 Ekim 1912'de gördü.Die Börse in Helsinki führte ihre erste Transaktion am 7. Oktober 1912 aus.
İsrafil'in görevi kıyamet günü sûra üflemektir.Dem Barmherzigen und Gnädigen, der am Tag des Gerichts regiert!
Río Copiapó kıyısında, ormanı ve küçük bir hayvanat bahçesi olan Parque Pretil bulunur.Am Ufer des Río Copiapó liegt der Parque Pretil mit einem Wald und kleinen Tierpark.
Harmonie Magazine (Dergisi) ise gitar çalışını King Crimson'un Robert Fripp'i ile kıyasladı.Harmonie Magazine hat sein Gitarrenspiel verglichen mit King Crimson Frontmann Robert Fripp.
İnce kıyı bölgesinin ardında Sierra başlar.Sierra Hinter der schmalen Küstenregion beginnt die Sierra.
1552’de, Yoşiteru, Kiyoto’ya dönmek için Nagaharu ile barış anlaşması yaptı.1552 schloss Yoshiteru Frieden mit Nagaharu, um nach Kyōto zurückkehren zu können.
İsrâfil kıyamet gününde Allah'ın emri ile iki defa Sûr'a üfleyecektir.Beide Heilungen finden am Sabbat statt, dem Tag, an dem sich Gott eigentlich von der Schöpfung ausruht.
Ne yaparsak yapalım, ortaya çıkacak olan eser o albümle kıyaslanacaktı.Wir wussten, dass alles, was wir machten, mit diesem Album verglichen werden würde.
Bunun üzerine birkaç aygıt icat etti ve isimlerini "akıllarla kıyaslanan makineler" koydu.Zu diesem Zweck entwickelte er verschiedene Geräte, welche er „Maschinen zum Ideenvergleich“ nannte.
Bu Marks’ın tanımlamasıyla kıyaslanabilir.Es kann über Marx’ Website bezogen werden.
Bir harem 18 kadar dişiyi kapsayabilir, koloninin kıyısına doğru bu sayı azalır.Ein Harem kann bis zu 18 Weibchen umfassen, zum Rand der Kolonie hin werden es weniger.
Gabon kıyılarında daimi olarak yerleşen ilk Avrupalı güç Fransa olmuştur.Die erste europäische Macht, die sich dauerhaft an der Küste festsetzte, waren die Franzosen.
Çünkü kıyamet vaktinin depremi müthiş bir şeydir!Der Augenblick ist da; die große Wendung!
Şehir, Yatsushiro Denizi kıyısında yer almaktadır.Die Stadt liegt an der Yatsushiro-See.
Bugün burasının Afrika'nın güney kıyılarındaki Mosselbai olduğu tahmin ediliyor.Heute geht man davon aus, dass damit die Mosselbaai an der Küste des heutigen Südafrika gemeint war.
Bugün hala Altiplano kıyısındaki sıcak buhar ve kükürt kaynakları, bu genç volkanizme delalet eder.Noch heute zeugen heiße Dampf- und Schwefelquellen am Rande des Altiplano von diesem jungen Vulkanismus.
Balık ve benzeri avlarını suya dalarak avlayan, orta büyüklükte ve deniz kıyılarında yaşayan kuşlardır.Insekten jagen sie sowohl unter Wasser (Larven) als auch über und an der Wasseroberfläche.
Kıyafetlere geldiği takdirde bu kokuyu tekrar kıyafetlerden yok etmek imkânsızdır.Aus Kleidung soll der Geruch so gut wie nicht mehr zu entfernen sein.
Muoth canına kıyar ve ölür.Muoth legt Hand an sich und stirbt.
Patagonya kıyılarında da birkaç ufak tefek ada da bulunmaktadır.Des Weiteren gibt es vor der patagonischen Küste einige kleinere Felseninseln.
Nakarat Ormanın kalbinde okyanusun kıyıları Zayıflık ve nefret olmadan dikkatli kalın!Refrain Ränder des Ozeans im Herzen des Waldes, Bleibt ohne Schwäche und ohne Hass achtsam!
Kıyamet de o gün kopacaktır." denmiştir.Ohne Zweifel wurde auch an diesem Tage die Verabredung zur Flucht getroffen.»
Bu iki kategorinin kıyafetleri birbirinden farklıdır.Einzig in der Bekleidung der beiden gibt es Unterschiede.
Yapının stili ise Dalmaçya kıyılarından (özellikle Dubrovnik ve Kotor) Sırbistan'a aktarılmıştır.Der Baustil ist über die dalmatinischen Küstenorte (insbesondere Dubrovnik und Kotor) nach Serbien vermittelt.
Malavi Gölü'ne kıyısı olan ülkeler Tanzanya, Malavi ve Mozambik'tir.Die Anrainerstaaten des Sees sind Tansania, Malawi und Mosambik.
Puerto Varas Llanquihue Gölü'nün güney kıyısında yer alır.Puerto Varas liegt am Südufer des Llanquihue-Sees.
Bu performanslardan sonra tekrar kıyafet değiştirme arası verildi.Nach dem Einsatz wird die Kleidung dann wieder getauscht.
Avustralya kıyılarında çok küçük bir bölgede yaşar.Sie ist heimisch in einem sehr kleinen Areal in einem Küstengebiet Australiens.
Çoğu özel şirketler bu Ansari X ödülünü kazanmak için kıyasıya mücadele vermişti.Das Projekt hatte ursprünglich zum Ziel, den Ansari X-Prize zu gewinnen.
Örneğin hadisler, ya da kıyas yoluyla haram olduğuna hükmedilen yiyecek ve içecekler.Meist wird sie als Maß (Goaßnmaß/Goaßmaß) getrunken, wobei auch Goaßnhalbe oder Goaßn-Seidla angeboten werden.
P283 Ateş/alev dayanıklı/geciktirici kıyafet giyin.P283 Schwer entflammbare oder flammhemmende Kleidung tragen.
1888 yıllarında gruplar tekrar yakınlaşmış ve pantolon-etek kıyafetinde anlaşmışlardır.Um 1888 näherten sich die Lager wieder an und einigten sich nun auf ein Hosenrock-Kostüm.
Kitap kıyamet gününü anlatıyordu.Für den Tag schreiben.
Bu sayede kıyafet, kendini temizlemiş oluyor.Davon befreit ist sie jedoch, wenn sie sich wäscht.
Ancak August Wilhelm Iffland Franz Moor karakterini çağdaş kıyafetlerle canlandırır.August Wilhelm Iffland trat in der Rolle des Franz Moor jedoch mit zeitgenössischer Kleidung auf.
Şehir İrlanda'nın batı kıyısında bulunmaktadır.Die Stadt liegt an der Westküste Irlands.
Ona tanıştırdığı kişi nişanlısı değil, subay kıyafetine girmiş uşak Vespone'dir.Dieser ist jedoch kein anderer als der als Soldat verkleidete Diener Vespone.
Gambiya 80 km'lik bir kıyı kesimine sahiptir.Gambia hat eine Küstenlinie von ungefähr 80 Kilometern Länge.
Güney kıyılarının taşra havası ve sakinliği Metastasio'nun sağlını geri kazanmasına yardım etti.Durch die frische Luft der ländlichen Gegend und die Ruhe des Meeres kam Metastasio wieder zu Kräften.
Amilo, amilopektine kıyasla daha zor sindirilebilir.Dolores wirkt mehr als erleichtert.
NOT: Kıyma yerine değişik içler de konabilir.Dabei kam mir der Gedanke, dass man statt dessen auch Getränke verwenden könnte.
Maskeli baloya Riccardo'nun hangi kıyafetle geleceğini Renato Oscar'dan sorup öğrenir.Renato versucht vom Pagen Oscar zu erfahren, hinter welcher Maske sich Riccardo verbirgt.
Ayrıca nadiren Meksika kıyılarında görülmektedir.Selten wird die Art auch vor Mexiko gesichtet.
Kıyısındaki 18 kilometrelik bölüm ise yaya yürüyüş veya bisiklet yolu yapılmıştır.Der zehn Kilometer lange Wanderweg kann zu Fuß oder mit dem Fahrrad umrundet werden.
Tüm turne kıyafetleri İtalyan Dolce & Gabbana tarafından tasarlandı.Die Kostüme wurden durch das italienische Modeunternehmen Dolce & Gabbana gefertigt.
Bölge, batıdan Loire-Atlantique ve Vendée illeriyle Atlas Okyanusu'na kıyısı bulunmaktadır.Auf ihrem Weg durchquert die Logne die Départements Vendée und Loire-Atlantique.
Okulda kıyafetle ilgili herhangi bir zorunluluk uygulanmamaktadır.Es ist nicht verpflichtend, die Schulkleidung zu tragen.
Bulunduğumuz mücadele, Bulgar milliyetinin bizimle yaşayan diğerlerine kıyasla mücadele etmeyi düşünüyoruz.Die Truppe musste nun gegen die mittlerweile mit der Sowjetunion verbündeten Bulgaren kämpfen.
Bu kıymetli evraklar merkez bankası bilânçosunun (4) pozisyonu altında belirtilmektedir.Diese Wertpapierbestände werden unter der Position (4) der Zentralbankbilanz aufgeführt.
Bergüşad Çayı'nın (Azerice: Bərgüşad çayı) sağ kıyısında yer alır. ^ Qubadlı.Bei Bierde mündet von rechts die Ils ein.
Vahiy KıyametVerkündigung
İlgili Sayfalar