kıvılcım ile cümle
kıvılcım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Cahaya pilot di dalam tubuh saya masih merupakan cahaya sama seperti cahaya dalam diri kita masing-masing.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Die Piloten-Flamme in mir war immer noch eine Flamme, genau wie sie in jedem von uns lodert.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Het pilotenlicht vanbinnen brandde nog, zoals het in elk van ons brandt.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.비행을 알리는 불은 제 안에서 반짝이고 있어요. 모두의 안에서 반짝이고 있어요.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.La luz piloto dentro de mí era aún una luz, como lo es en todos y cada uno de nosotros.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.La spia da pilota dentro di me era ancora una luce, così come è in ognuno di noi.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.La veilleuse à l'intérieur de moi a toujours été une lumière, comme elle l'est en chacun d'entre nous.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Lumina de pilotaj din mine e aceeași lumină, la fel este în fiecare din noi în parte.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Nadal paliło się we mnie światełko, tak jak w każdym z nas.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Piloten inden i mig var stadig et lys, ligesom det er inden i hver og en af os.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Světlo pilota ve mně bylo stále světlo, tak jako je v každém z nás.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Svetlo pilota vo mne bolo vždy svetlo, tak, ako je v každom nás.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Το φως του πιλότου μέσα μου εξακολουθούσε να είναι ένα φως, όπως είναι σε καθένα από εμάς.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Дар пилота был моим даром, таким же даром, который есть у каждого из нас.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.Пилотската светлина в мен е все още светлина, точно както е във всеки един от нас.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.מי שאני אינו משתנה. האור המנחה שבתוכי היה עדיין אור,
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.إشارة القيادة بداخلي ما زالت مشتعلة ، كما هي داخل كل واحد منكم.
İçimdeki tutuşan kıvılcım hala yanıyor, tıpkı herbirimizin içinde olan gibi.誰の中にでもある筈です 私の体だけが「私」でないように
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Al principio no era más que una chispa espeluznantes sobre el pavimento de piedra.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Aluksi se oli vain karmea kipinä kun kivi jalkakäytävä.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Am Anfang war es aber eine reißerische Funke auf das Steinpflaster.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Au début, c'était horrible, mais une étincelle sur le pavé de pierre.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Eleinte csak egy kísérteties szikra a kövön járdán.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Först var det men en spöklik gnista på stenläggningen.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Først var det, men et makabert gnist på Stenbroen.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.In het begin was, maar een fel vonk op de stenige bestrating.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.In un primo momento era solo una scintilla lurido sul pavimento di pietra.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.처음에는 그랬죠하지만 돌로 포장에 끔찍한 스파크.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.La inceput a fost o scanteie, dar lugubră pe trotuar de piatra.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Lúc đầu, nó chỉ là một tia lửa khủng khiếp khi vỉa hè đá.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.No início, era apenas uma centelha chocantes sobre o pavimento de pedra.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Pada awalnya itu namun percikan mengerikan atas trotoar batu.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Początkowo było to jednak ponury iskra na kamienny bruk.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Spočiatku to bolo odporné, ale iskra na kamennú dlažbu.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Sprva je bila ampak Awful iskra na kamen pločnik.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Zpočátku to bylo odporné, ale jiskra na kamennou dlažbu.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Στην αρχή δεν ήταν παρά η σπίθα μακάβριος πάνω στο πεζοδρόμιο πέτρα.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.На първо място е, но сензационни искра върху каменна настилка.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Сначала это было, но зловещие искры на каменный тротуар.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.Спочатку це було, але зловісні іскри на кам'яний тротуар.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.בהתחלה זה היה אך ניצוץ המחרידה על המדרכה באבן.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.في البداية كان ولكن شرارة متوهج على رصيف الحجر.
İlk bakışta ama taş kaldırım üzerinde dehşetli bir kıvılcım.それは何の警告もなく、それは黄色のラインになるまで出長くし、
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Az első, hogy honnan származik az inspiráció, honnan jönnek az isteni szikrák?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?El primero: ¿de dónde obtenemos esta inspiración, esta chispa de imaginación?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Erstens, woher haben wir unsere Inspiration woher bekommen wir diesen Funken der Vorstellungskriaft
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Het eerste is: waar halen we inspiratie vandaan? Vanwaar deze vonk van verbeelding?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Il primo è dove prendiamo l'ispirazione, dove prendiamo la scintilla dell'immaginazione?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?먼저 어디에서 영감을 얻고 어떻게 번뜩이는 상상력을 얻고 있는 걸까요?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Premièrement, comment trouver cette inspiration, où aller pour avoir cet éclair de génie?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Primul este de unde ne vine inspiraţia, de unde ne vine aceasta scânteie de imaginaţie?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?První je: Kde získáváme inspiraci? Kde získáváme tyto záblesky představ?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Prvým je inšpirácia -- kde získame tú iskru inšpirácie?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Skąd czerpiemy inspiracje, skąd ta iskierka wyobraźni?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Trước hết là nơi chúng tôi lấy cảm hứng. chúng tôi đã lấy được ngọn lửa trí tưởng tượng từ đâu?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Το πρώτο είναι από πού παίρνουμε την έμπνευση, από πού παίρνουμε αυτή την σπίθα φαντασίας;
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Первый - это откуда мы берем вдохновение, где мы получаем эту искру воображения?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?Първата е - откъде се вдъхновяваме, откъде получаваме тази искра на въображението?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?הראשון הוא מהיכן אנו שואבים השראה, מאיפה מגיע ניצוץ הדמיון הזה?
İlki, biz bu ilhamı nereden buluyoruz, bu hayalgücü kıvılcımını nereden alıyoruz?أولاً .. من أين نأتي بالإلهام من أين نأتي بوميض الأفكار الخيالية ؟