Ana içeriğe geç
Sözlük

kıtlık ile cümle

kıtlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Kıtlık vardı ve insalar açtı.و توجد مجاعة، الناس جياع.
Kıtlık vardı ve insalar açtı.ちょっとここで、もう一度ルイ16世を見てほしい。
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?"Dad, konntest du nicht sehen, dass Krieg unausweichlich war, wenn ihr Mangel produziert?
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Far, kunne du ikke se at krig var uundgåeligt - - når man skaber mangel?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Isä, etkö sinä pystynyt näkemään että sota oli väistämätöntä kun tuotatte niukkuutta?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?"아빠, 희소성을 만들어내면 결국 전쟁을 피할 수 없다는 것을 모르세요?
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?"Oče, nisi vedel, da je vojna neizogibna, če obstaja pomanjkanje?
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Pai, não vias que a guerra era inevitável quando existia escassez?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Papa, ne pouvait-tu voir que la guerre était inévitable quand tu produis la pénurie?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""¿Papá no te diste cuenta que la guerra era inevitable, cuando producian escasez?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Pappa, förstod ni inte att krig var oundvikligt," när resurserna inte räckte till alla?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?"Μπαμπά, δεν έβλεπες, ότι ο πόλεμος ήταν μοιραίος όταν δημιουργείς έλλειψη;
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Пап, как ты мог не видеть, что война становится неизбежной когда вокруг создаётся нехватка"?
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?""Тате, не видяхте ли че войната е неизбежна когато създавате недостиг?"
"Kıtlık yarattığınız sürece savaşların kaçınılmaz olacağını göremediniz mi baba?"أبي ، الم ترى أن الحرب أمر لا مفر منه " " عندما أنتجت الندرة؟
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.Før det første hungersår kom, fikk Josef to sønner med Asnat, datter av Potifera, presten i On.
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.Før Hungersnødens År kom. fik Josef to Sønner med Asenat, Præsten i On Potiferas Datter;
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.흉년이 들기 전에 요셉에게 두 아들을 낳되 곧 온 제사장 보디베라의 딸 아스낫이 그에게 낳은지라
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.Sebelum masa kelaparan itu tiba, Asnat istri Yusuf melahirkan dua anak laki-laki
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.Voordat het eerste jaar van de hongersnood aanbrak, had Jozef twee zonen gekregen bij zijn vrouw Asnath.
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.וליוסף ילד שני בנים בטרם תבוא שנת הרעב אשר ילדה לו אסנת בת פוטי פרע כהן און׃
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.وولد ليوسف ابنان قبل ان تأتي سنة الجوع. ولدتهما له اسنات بنت فوطي فارع كاهن أون.
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.荒 年 未 到 以 前 、 安 城 的 祭 司 波 提 非 拉 的 女 兒 亞 西 納 給 約 瑟 生 了 兩 個 兒 子
Kıtlık yılları başlamadan, On Kentinin kâhini Potiferanın kızı Asenat Yusufa iki erkek çocuk doğurdu.荒年 未 到 以前 、 安城 的 祭司 波 提 非 拉 的 女 兒亞 西納給 約瑟 生了兩個兒子
korktuğunuz kılıç size orada yetişecek, tasalandığınız kıtlık Mısırda yakanıza yapışacak, orada öleceksiniz.너희의 두려워하는 칼이 애굽 땅으로 따라가서 너희에게 미칠 것이요 너희의 두려워하는 기근이 애굽으로 급히 따라가서 너희에게 임하리니 너희가 거기서 죽을 것이라
korktuğunuz kılıç size orada yetişecek, tasalandığınız kıtlık Mısırda yakanıza yapışacak, orada öleceksiniz.zullen de oorlog en de hongersnood waarvoor u zo bang bent, u op de voet volgen en zult u daar omkomen.
korktuğunuz kılıç size orada yetişecek, tasalandığınız kıtlık Mısırda yakanıza yapışacak, orada öleceksiniz.והיתה החרב אשר אתם יראים ממנה שם תשיג אתכם בארץ מצרים והרעב אשר אתם דאגים ממנו שם ידבק אחריכם מצרים ושם תמתו׃
korktuğunuz kılıç size orada yetişecek, tasalandığınız kıtlık Mısırda yakanıza yapışacak, orada öleceksiniz.你 們 所 懼 怕 的 刀 劍 、 在 埃 及 地 必 追 上 你 們 . 你 們 所 懼 怕 的 飢 荒 、 在 埃 及 要 緊 緊 的 跟 隨 你 們 . 你 們 必 死 在 那 裡
korktuğunuz kılıç size orada yetişecek, tasalandığınız kıtlık Mısırda yakanıza yapışacak, orada öleceksiniz.你 們所懼 怕 的 刀劍 、 在 埃及 地必 追上 你 們 . 你 們所懼怕 的 飢荒 、 在 埃及 要 緊緊 的 跟隨你 們 . 你 們必死 在 那裡
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.(36:19) не будут они постыжены во время лютое и во дни голода будут сыты;
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.de beskæmmes ikke i onde Tider, de mættes i Hungerens Dage.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.De skal ikke bli til skamme i den onde tid, og i hungerens dager skal de mettes.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.De skola icke komma på skam i den onda tiden, och i hungerns dagar skola de varda mättade.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Di waktu kesesakan mereka tak akan menderita, di masa kelaparan mereka akan berkecukupan
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Ei nu rămîn de ruşine în ziua nenorocirii, ci au de ajuns în zilele de foamete.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Ils ne sont pas confondus au temps du malheur, Et ils sont rassasiés aux jours de la famine.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.In moeilijke momenten zal Hij hen niet in de steek laten; als er hongersnood is, zal Hij voor voedsel zorgen.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.저희는 환난 때에 부끄럽지 아니하며 기근의 날에도 풍족하려니와
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Não serão envergonhados no dia do mal, e nos dias da fome se fartarão.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Ne bodo osramočeni ob hudem času in v dnevih lakote bodo nasičeni.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nebudouť zahanbeni v čas zlý, a ve dnech hladu nasyceni budou;
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nebudú sa hanbiť v zlý čas a nasýtia sa vo dňoch hladu.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nem szégyenülnek meg a veszedelmes idõben, és jóllaknak az éhség napjaiban.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Nie będą zawstydzeni we zły czas, a we dni głodu będą nasyceni;
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Non saranno confusi nel tempo della sventura e nei giorni della fame saranno saziati
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.No serán avergonzados en el tiempo malo; en los días de hambre serán saciados
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Pahana aikana he eivät joudu häpeään, ja nälän päivinä heillä on kyllin syötävää.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Sie werden nicht zu Schanden in der bösen Zeit, und in der Teuerung werden sie genug haben.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Trong thì xấu xa họ không bị hổ thẹn; Trong ngày đói kém họ được no nê.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Trong thì xấu_xa họ không bị hổ_thẹn ; Trong ngày đói_kém họ được no_nê .
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.δεν θελουσι καταισχυνθη εν καιρω πονηρω και εν ημεραις πεινης θελουσι χορτασθη.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.Те няма да се посрамят в лоши времена. В дни на глад ще бъдат сити,
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.לא יבשו בעת רעה ובימי רעבון ישבעו׃
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.‎لا يخزون في زمن السوء وفي ايام الجوع يشبعون‎.
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.他 們 在 急 難 的 時 候 、 不 至 羞 愧 、 在 饑 荒 的 日 子 、 必 得 飽 足
Kötü günde utanmayacaklar, Kıtlıkta karınları doyacak.他 們在 急難 的 時候 、 不至 羞愧 、 在 饑荒 的 日子 、 必得 飽足
Küresel kıtlık kaçınılmazdı.A fome global era inevitável.
Küresel kıtlık kaçınılmazdı.A globális éhínség elkerülhetetlen volt.
Küresel kıtlık kaçınılmazdı.Celosvetový hladomor bol neodvratný.
Küresel kıtlık kaçınılmazdı.Celosvětový hladomor byl nevyhnutelný.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod