Ana içeriğe geç
Sözlük

kıtlık ile cümle

kıtlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Quando as semanas de privação se estenderam a meses, alguns, como último recurso, comiam bolbos de túlipa.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Som ugerne med berøvelse blev til måneder, begyndte nogle at spise tulipan løg.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Καθώς οι εβδομάδες στέρησης έγιναν μήνες, κάποιοι κατέληξαν να τρώνε βολβούς τουλίπας.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Докато седмиците на лишения се превърнали в месеци, някои прибягнали до яденето на луковиците на лалета.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Коли тижні нестачі розтягнулися на місяці, деякі почали їсти цибулини тюльпанів.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.Недели лишений растягивались на месяцы, некоторые даже начали есть луковицы тюльпанов.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.שבועות של מחסור הפכו לחודשים, היו שמצאו מפלט באכילת בצלי צבעונים.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.امتدت أسابيع من الحرمان لتتحوّل إلى أشهر، لجأت البعض لأكل بصيلات الخُزَامى.
Kıtlık dönemi haftalardan aylara uzayınca bazı insanlar lale soğanları yemek zorunda kalıyorlar.チューリップの球根を食べるほかありませんでした 5月初旬の頃までには
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.30年代にミシシッピで起きたペラグラに似ています
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Den orsakas av hastig tillredning av giftiga kassavarötter i svältsituationer.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Egy gyökér hanyag feldogozása okozza ínséges időkben.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Elle est causée par le traitement rapide de la racine toxique du manioc, en situation de famine.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.E' provocata dal processamento veloce della radice tossica di Manioca, in situazioni di carestia.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Es provocada por el rápido procesamiento de raíces tóxicas de tapioca, en una situación de hambruna.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Ini disebabkan oleh akar singkong beracun yang tidak terproses sempurna, pada saat paceklik.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Je způsobena rychlým zpracováním toxického kořene manioku při hladomoru.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.기근 상태에서 카사바 뿌리의 독성을 충분히 제거하지 못해 생기는 병입니다.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Nó bị gây ra bởi sự lây lan của mầm móng chất độc sắn, trong hoàn cảnh đói kém.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Ocorre quando, em situações de fome, consomem raiz de mandioca, que é tóxica. insuficientemente processada.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Sie wird verursacht durch schnelle Zuführung der giftigen Cassavawurzeln in einer Hungersnot.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Spôsobuje ju rýchle spracovanie jedovatých koreňov cassavy v časoch hladu.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Wywołuje ją spożywanie niedostatecznie przetworzonego korzenia manioku w czasie głodu.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Ze wordt veroorzaakt door de snelle werking van de giftige maniokwortel, in een situatie van hongersnood.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Προκαλείται από την ταχεία κατανάλωση τοξικής κασσάβας σε περιπτώσεις λιμού
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Вона виникає від швидкого споживання токсичного кореня маніоки в період голодування.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Оно вызвано поеданием в сыром виде токсичных корней маниоки голодающими.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.Това е причинено от бързата обработка на токсичния корен маниока, в гладно положение.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.היא נגרמת מעיבוד לא מספק של שורשי קסאווה רעילים, במצב של רעב.
Kıtlık durumunda tapyoka bitkisinin kökünü hızla işlemekten doğuyor.ينتج عن التجهيز السريع لجذور الكسافا السامة, في حالات المجاعة.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Hai să discutăm despre deficit ca sistem.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Keskustellaan niukkuudesta järjestelmänä.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Laten we schaarste als systeem bespreken.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Låt oss diskutera brist som ett system.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Parliamo di scarsità come sistema.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Parlons de la pénurie en tant que système.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Pogovorimo se o pomanjkanju kot sistemu.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Pomówmy o niedostatku jako systemie.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Rozeberme si nedostatek jako systém.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Sprechen wir über Knappheit als ein System.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Vizsgáljuk meg a szűkösséget, mint rendszert.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Ας μιλήσουμε για την έλλειψη, ως σύστημα.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Давайте поговорим о дефиците в целом.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.Нека обсъдим оскъдността като система.
Kıtlık kavramını bir sistem olarak ele alalım.لنناقش الندرة (الشح) كنظام
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü.1万人が飢え死にし 何千の人が病に落ちました ナチス包囲時には この他にも
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü.De 'Hongerwinter', zoals hij genoemd werd, doodde ongeveer 10.000 mensen en verzwakte duizenden meer.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü.El "Invierno del Hambre", como se lo conoció, mató a unas 10.000 personas y debilitó otras miles.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Głodowa zima", jak potem została nazwana, zabiła około 10,000 ludzi i osłabiła wiele tysięcy więcej.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Hladová zima," jak vešla do historie, zabila kolem 10 000 lidí a oslabila tisíce dalších.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Hunger Winter(배고픈 겨울)"에 약 1만명의 사람이 죽었고 수천 명이 쇠약하게 되었습니다
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Iarna Foametei", cum e cunoscutǎ, a ucis circa 10.000 de oameni şi a îmbolnǎvit alte mii.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü.O "Inverno da Fome", como ficou conhecido, matou cerca de 10 000 pessoas e enfraqueceu outros milhares.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Sultens Vinter", som den blev kendt, dræbte cirka 10.000 mennesker og afkræftede flere tusinde.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Zima lakote", kot so jo imenovali, je umorila okoli 10.000 ljudi in oslabila še na tisoče več.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Гладната зима," както станала известна, убила около 10 000 души и отслабила хиляди други.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."Голодная зима", как её потом назвали, унесла жизни около 10 тысяч людей и ослабила многие тысячи.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü.Так звана " Зима Голоду" знищила 10 тисяч людей і знесилила тисячі інших.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."חורף הרעב", כפי שנהוג לזכור אותו, הרג כ-10,000 בני אדם והחליש עוד אלפים רבים.
"Kıtlık Kışı" duyulduğunda 10.000 kişi ölmüş ve binlerce kişiyi de zayıf düşürmüştü."شتاء الجوع"، كما كان يسمّى بعد ذلك، تسبّب بمقتل نحو 10.000 شخص وبِهُزَالِ آلاف آخرين.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod