kısmen ile cümle
kısmen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Güzel, bu kısmen benim hatamdı.Nou, het was deels mijn schuld.
Güzel, bu kısmen benim hatamdı.Nuž, čiastočne to bola moja chyba.
Güzel, bu kısmen benim hatamdı.To je bila delno moja krivda.
Güzel, bu kısmen benim hatamdı.Λοιπόν ήταν μερικώς λάθος μου.
Güzel, bu kısmen benim hatamdı.Ну, отчасти это была моя ошибка.
Hatta bakterilerin video kayıt olduğunu söylemek ya da bakterileri kontrol için belki kısmen sorumludur.אני צריך לומר החידקים מקליטים לכם את הוידיאו הזה
Hatta bakterilerin video kayıt olduğunu söylemek ya da bakterileri kontrol için belki kısmen sorumludur.او ربما يجب ان اقول، ان البكتريا تقوم بتسجيل هذا الفيديو او ربما يكون التسجيل مسئول جزئيا عن التحكم في بعضها
Hatta bakterilerin video kayıt olduğunu söylemek ya da bakterileri kontrol için belki kısmen sorumludur.ㅇ ㅇ
Hukuki işlemlerin yürütülmesi için bir vekil tamamen veya kısmen devletin kaynaklarıyla temin edilebilir.La gestion du dossier juridique peut se faire partiellement ou entièrement aux frais de l'État.
Hukuki işlemlerin yürütülmesi için bir vekil tamamen veya kısmen devletin kaynaklarıyla temin edilebilir.Oikeudellisen asian hoitamista varten voi saada avustajan kokonaan tai osittain valtion varoilla.
Hukuki işlemlerin yürütülmesi için bir vekil tamamen veya kısmen devletin kaynaklarıyla temin edilebilir.法律援助办公室为在芬居住人士提供专业法律援助服务。国家会承担全部或部分司法援助产生的费用。
Işıkla olan, ve malzemeyle ışığın arasında olan, heykeli etkinleştirendir kısmen,A princípio, sou atraída por materiais translúcidos ou reflexivos.
Işıkla olan, ve malzemeyle ışığın arasında olan, heykeli etkinleştirendir kısmen,Det, der sker i interaktionen mellem materialet og lyset - - er delvis det, der aktiverer skulpturen.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers aveva parzialmente recuperato la sua caduta ed era andato a casa del capo della sua amici simpatici.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers hade delvis återhämtat sig från sitt fall och hade gått hem under uppsikt av sin sympatiska vänner.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers je delno okreval od svoje padec in je šel domov je odgovoren, njegove simpatičnega prijatelji.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers 부분적으로 그의 가을에서 회복했고 자신의 담당 집에 갔거 공감 친구들.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers már részben felépült a csökkenése, és hazament a felelős az ő szimpatikus barátok.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers miał częściowo odzyskana z upadku i poszedł do domu pod opieką jego sympatyczny przyjaciół.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers oli osittain toipunut syksyllä ja oli mennyt kotiin vastaa hänen sympaattinen ystäviä.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers sa čiastočne spamätal z pádu a išla domov v dôvere jeho sympatické kamarátmi.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers se částečně vzpamatoval z pádu a šla domů v důvěře jeho sympatické kamarády.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers telah pulih sebagian dari jatuh dan sudah pulang dalam muatan-nya teman simpatik.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers були частково оговтався від свого падіння і пішов додому на піклування його симпатичної друзів.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.Jaffers были частично оправился от своего падения и ушел домой на попечение его симпатической друзей.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.قد تعافى جزئيا Jaffers من سقوطه ، وعادوا الى منازلهم في تهمة له أصدقاء متعاطفة.
Jaffers onun düşüşünden kısmen kurtarıldı vardı ve onun sorumlu evine gitmişti sempatik arkadaş.交感神経の友人。 見知らぬ人の散乱衣類は夫人ホールによって除去し、部屋は整頓されていた
Kela rehabilitasyon yol giderlerini kısmen karşılayabilir.FPA kan delvis ersätta resorna till rehabiliteringen.
Kela rehabilitasyon yol giderlerini kısmen karşılayabilir.Kela peut également rembourser partiellement les trajets effectués pour aller en rééducation.
Kela rehabilitasyon yol giderlerini kısmen karşılayabilir.Kela puede reembolsarle también los gastos del transporte a la rehabilitación.
Kela rehabilitasyon yol giderlerini kısmen karşılayabilir.Kela voi myös osittain korvata matkoja kuntoutukseen.
Kela rehabilitasyon yol giderlerini kısmen karşılayabilir.Kela может также частично компенсировать затраты на проезд до места прохождения реабилитации.
Kela rehabilitasyon yol giderlerini kısmen karşılayabilir.Kela 或职业健康保健所开具的康复疗养决定书 (kuntoutuspäätös)。 参加地方政府组织的康复疗养患者也可想当地政府申领生活保障金。
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Alcuni direbbero che questo amore è istintivo, e potrebbero in parte avere ragione.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Alguien puede decir que este amor es instintivo y en parte puede que tenga razón.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Algumas pessoas argumentariam que este amor é institivo, e podem estar parcialmente correctos.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Certains diront que cet amour est instinctif, et ils ont peut-être raison en partie.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Có người sẽ nói tình thương này có tính bản năng, họ cũng có lý phần nào đó.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.어떤 이들은 이 사랑이 본능적이라고 주장하고, 그들이 부분적으로 옳을 수 있습니다.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Niektórzy twierdzą, że jest to instynktowne i może częściowo mają rację.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Sommigen zouden zeggen dat die liefde instinctief is, en misschien hebben ze gedeeltelijk gelijk.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Некоторые утверждают, что эта любовь инстинктивна, и они частично правы.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.Някой би поспорил, че тази любов е инстиктивна, и може би частично ще са прави.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.אפשר לטעון שזה טבוע בנו, ואולי זה נכון חלקית.
Kimileri bunun içgüdüsel olduğunu iddia edebilirler ve kısmen haklı da olurlar.ويجادل البعض أن هذا الحب غريزي، وربما قد يكونون على حق جزئياً.
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.그들은 또 이러한 작업을 위해 새로운 공장을 신축하는 게 아니라 그들의 병원 지하실을 이용합니다
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.Z časti toho dosiahli namiesto budovania pekného, nového podniku, použitími suterénu jednej z ich nemocníc.
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.חלק בזכות העובדה שבמקום לבנות מפעל חדש ויוקרתי, הם השתמשו במרתף של אחד מבתי החולים שלהם.
Kismen bunu gosterisli yeni bir fabrika kurmak yerine, hastanelerinin zemin katini kullanarak yaptilar.病院の施設の地下室を 工場代わりに使ったり 先進国で使われている大規模な機械を
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Agak menyedihkan memang, karena banyak orang berkata,
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,C'est un peu stressant, parce que beaucoup de gens disent,
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Das ist etwas quälend, weil eine Menge Leute sagen,
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,È angosciante perché molti dicono:
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Este un fel de agonie, pentru că o mulţime de oameni spun,
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Es un poco angustiante; muchos dicen:
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Het is een beetje pijnlijk, omdat veel mensen zeggen,
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,많은 사람들이 이렇게 얘기들 해서, 꽤 고민스럽습니다.
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,To męczące i wielu powtarza:
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Είνα αγχωτικό, γιατί πολλοί λένε,
Kısmen acı verici, çünkü pek çok insan,Това е вид агонизиране, защото много хора казват,