Keşke Reggie de burada olsaydı çünkü kıskançlıktan çatlardı!Я не волнуюсь. Я просто хотел бы чтобы Реджи был здесь. Он бы так ревновал!
Keşke Reggie de burada olsaydı çünkü kıskançlıktan çatlardı!ただここにレジーがいればなぁって
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık, Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.Cine ar fi crezut ca acea manie, ura, invidie, egoism si intoleranta, vor fi parti ale diagnosticului.
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık, Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.Hát ki ismeri a dühöt, gyűlöletet, féltékenységet, egoizmust, intoleranciát, ami a diagnózis része.
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık, Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.Kdo by tušil, že hněv, nenávist, závist, egoismus a nesnášenlivost budou součástí diagnózy.
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık, Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.Kto chciałby wiedzieć, że gniew, nienawiść, zazdrość, egoizm i nietolerancja są częścią diagnozy.
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık, Egoizm ve hoşgörüsüzlük hepsinden bir parça olacaktır.Кто бы знал, что гнев, ненависть, зависть, эгоизм, и нетерпимость будет частью диагноза.
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık,Quando avresti potuto immaginare che la rabbia, l'odio, l'invidia,
Kim bilmez ki! Öfke, nefret, kıskançlık,Quand pourrais-tu imaginer que la colère, la haine, l'envie, l'égoïsme,
Kim kıskanmış ki?Ai ghen chứ?
Kim kıskanmış ki?Chi é che sarebbe geloso?
Kim kıskanmış ki?Cine este gelos?
Kim kıskanmış ki?질투는 무슨 허!
Kim kıskanmış ki?Kto jest zazdrosny?
Kim kıskanmış ki?Qui est jaloux ?
Kim kıskanmış ki?Siapa yang cemburu?
Kim kıskanmış ki?Vem är svartsjuk?
Kim kıskanmış ki?Wer ist eifersüchtig?
Kim kıskanmış ki?Wie is er jaloers?
Kim kıskanmış ki?Ποιός ζηλεύει;
Kim kıskanmış ki?Кто ревновал?
Kim kıskanmış ki?من هو الغيور؟
Kim kıskanmış ki?何で嫉妬するんだ?
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Een jaloers hart heeft geen ruimte voor echte liefde al stond het er pal achter.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Egy féltékeny szívben nincs helye igazi vonzalomnak, még ha nagyon szeretne is.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Et jaloux hjerte finder ikke plads til sand kærlighed, om den så stod lige bag ved det.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Ett avundsjukt hjärta har inte plats för äkta känslor, men dom kan stå alldeles bakom det.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Kateellinen sydän ei tunne aitoa kiintymystä, vaikka se seisoisi takanaan.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Um coração tomado pela inveja não possuí espaço para verdadeira afeição, mesmo que ela estivesse logo atrás.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Un coeur jaloux ne trouve pas de place pour l'affection véritable, bien qu'il la côtoie de tout près.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Un corazón celoso no tiene espacio para el verdadero afecto Aunque estaban de pie justo delante de él
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Un cuore geloso non trova posto per un sentimento puro, anche se si trova proprio dietro di te.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Žárlivé srdce nenajde místo pro opravdovou lásku, ani když stojí přímo za ním.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Zazdrosne serce nie znajdzie miejsca dla prawdziwego uczucia, choćby stało ono zaraz za nim.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Žiarlivé srdce nenájde miesto pre ozajstnú lásku, ani keď stojí priamo za ním.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.Μια καρδία που ζηλεύει δε βρίσκει χώρο για αληθινή αγάπη, αν και στέκεται ακριβώς πίσω της.
Kıskanç bir yürek doğru bir sevgide yer bulamaz, hemen arkasında dursa bile.В ревнивом сердце нет места настоящей любви, хотя бы оно и приблизилось к ней вплотную.
- Kıskanç?¿Celosa ella?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy den Avundsjuka! Har du på dig den där hemska dräkten igen?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy den misundelige! Har du det smagløse tøj på igen?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy el envidioso, veo que vuelves a llevar esa ropa tan horrible.
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy Kateellinen, onko sinulla taas se mauton asu?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy la Gelosa, ancora indossi quel vestito di cattivo gusto?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Envy, o Invejoso, estás outra vez com essa roupa pirosa?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Zazdrosna Envy, znów nosisz ten niegustowny strój?
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Ένβι ο Φθονερός, ακόμα φοράς κακόγουστα ρούχα;
Kıskanç Envy, yine o zevksiz kıyafeti mi giyiyorsun?Зависть Ревностная, ты опять в этом безвкусном наряде?
Kıskanç.Herzaman benim gibi olmak istedi.Estás celoso. Querías ser yo.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Bergembira berbanding dengan kecemburuan.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Féltékenységgel szemben örvendezés.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Freude anstelle von Eifersucht.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Hoan hỉ so với ghen tị.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Ilo verrattuna kateuteen.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.La gioia al posto della gelosia.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.La satisfaction plutôt que la jalousie.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Radość zamiast zazdrości.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Radovanie sa v porovnaní so závisťou.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Regocijo en lugar de celos.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Regozijo em comparação com inveja.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Unsamhet i jämförelse med svartsjuka.