Ana içeriğe geç
Sözlük

kıska ile cümle

kıska kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Vreugde in plaats van jaloezie.
Kıskançlığa kıyasla sevinç. Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Radost postavit proti žárlivosti, vnímání vnitřní svobody proti silné lakotě a posedlosti,
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Αγαλλίαση ενάντια στη ζήλια.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Радіти замість заздрити.
Kıskançlığa kıyasla sevinç.Радость — против зависти.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Az irigységemért, hogy téged választott.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.For min misundelse, fordi han valgte dig.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Meines Neides wegen... da er Euch gewählt hat.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Moją zazdrość... Że wybrał ciebie.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Moji závist... že si vybral tebe.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Moju závisť... že si vybral teba.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Per la mia invidia... Perchè lui ha scelto te.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Por envidiarte... ... porque él te eligió a ti...
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Por minha inveja... porque ele te escolheu.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Pour ma jalousie... parce que c'est toi qu'il a choisie.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Voor mijn afgunst... omdat hij voor jou koos.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.Για τη ζήλεια μου... επειδή διάλεξε εσένα.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.За мою зависть... ведь он выбрал тебя.
Kıskançlığım için... çünkü o seni seçti.彼があなたを選んだから エルガレイン
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.Dan dengan sangat marah Aku akan mengancam, bahwa pada hari itu ada gempa bumi yang dahsyat di negeri Israel
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.És féltõ szerelmemben, búsulásom tüzében szólok: Bizony azon a napon nagy földindulás lesz Izráel földjén.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.Kiivaudessani, tuimuuteni tulessa minä sanon: Totisesti tulee sinä päivänä suuri maanjäristys Israelin maahan.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.내가 투기와 맹렬한 노로 말하였거니와 그 날에 큰 지진이 이스라엘 땅에 일어나서
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.O spun, în gelozia şi în focul mîniei Mele: În ziua aceea, va fi un mare cutremur în ţara lui Israel.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.ובקנאתי באש עברתי דברתי אם לא ביום ההוא יהיה רעש גדול על אדמת ישראל׃
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.وفي غيرتي في نار سخطي تكلمت انه في ذلك اليوم يكون رعش عظيم في ارض اسرائيل.
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.我 發 憤 恨 和 烈 怒 如 火 說 、 那 日 在 以 色 列 地 必 有 大 震 動
Kıskançlığımla ve öfkemin şiddetiyle diyorum ki, o gün İsrail ülkesinde büyük bir yer sarsıntısı olacak.我 發憤恨 和 烈 怒 如火 說 、 那日 在 以色列 地 必有 大 震動
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Det er Loven om Skinsyge; når en Hustru forser sig imod sin Mand og besmittes,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Detta är misstankelagen, om huru förfaras skall, när en kvinna har svikit sin man och låtit skända sig,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Dette er skinnsyke-loven: Når en kvinne er utro mot sin mann og lar sig vanære,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Dies ist das Eifergesetz, wenn ein Weib ihrem Mann untreu ist und unrein wird,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Dit is de wet voor ontrouwe vrouwen (of de verdenkingen van een man tegenover zijn vrouw)
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Ðó là luật lệ về sự ghen tương khi một người đàn bà, ở dưới quyền chồng mình, lỗi đạo và bị ô uế;
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Ðó là luật_lệ về sự ghen tương khi một người đàn_bà , ở dưới quyền chồng mình , lỗi đạo và bị ô_uế ;
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Esta é a lei dos ciúmes, no tocante � mulher que, violando o voto conjugal, se desviar e for contaminada;
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,"Éstas son las instrucciones acerca de los celos: Cuando una mujer se descarría de su marido y se contamina
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Ez a féltékenységi törvény, mikor elhajol az asszony az õ férje mellõl, és megfertõzteti magát;
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,이는 의심의 법이니 아내가 그 남편을 두고 실행하여 더럽힌 때나
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Tać jest ustawa podejrzenia, gdyby ustąpiła żona od męża swego, i byłaby splugawiona;
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Tämä on laki luulevaisuudesta. Jos vaimo pettää miehensä ja saastuttaa itsensä,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Ten jest zákon veliké horlivosti, když by se uchýlila žena od muže svého, a byla by poškvrněna,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,To je postava za ljubosumnost, ko se žena razuzda od svojega moža in se oskruni;
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,To je zákon o žiarlivosti, keby sa odchýlila žena od svojho muža a poškvrnila sa,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Вот закон о ревновании, когда жена изменит мужу своему и осквернится,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,Това е законът за ревнивостта, когато някоя жена, като е под закона на мъжа си, се оскверни,
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,זאת תורת הקנאת אשר תשטה אשה תחת אישה ונטמאה׃
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,هذه شريعة الغيرة. اذا زاغت امرأة من تحت رجلها وتنجست
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,妻 子 背 著 丈 夫 行 了 污 穢 的 事
‹‹ ‹Kıskançlık yasası budur. Bir kadın yoldan çıkar, kocasıyla evliyken kendini kirletirse,妻子 背著 丈夫 行了 污穢 的 事
Kıskanç mı? Annem mi kıskanç?Ma mère, jalouse ?
Kıskanç mı? Annem mi kıskanç?Ζηλεύει;
Kıskanç mı?Celosa?
Kıskanç mı?Gelosa?
Kıskanç mı?Ревнует?
Kıskanç olmak için fazla yaşlıyım. Sana karşı mahçup oldum.Gdzie by³aœ do cholery?
Kıskanç olmak için fazla yaşlıyım. Sana karşı mahçup oldum.Ne va pas penser que je suis jalouse à mon âge !
Kıskanç olmak için fazla yaşlıyım.Я слишком стара для ревности.
Kıskanç olmak zorunda değilsiniz!Anda tidak perlu untuk cemburu!
Kıskanç olmak zorunda değilsiniz!Bạn không cần phải ghen tị!
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod