Bunun üzerine Vika, Bakü'de olan her şeyi kıskanır.正如耶和華所應許,一切“都應驗了”。
Othello'da, kötü adam Iago Othello'nun cinsel kıskançlığını, onu seven karısını öldürdüğü noktaya sürükler.在《奥赛罗》中,坏蛋埃古挑起了奥赛罗的性妒忌,导致他杀死了深爱他的无辜的妻子。
Jakob’un ölümünden sonra bu kıskançlık kendi yetenekli oğlu Daniel için devam etti.雅各布過世後,約翰的忌妒又轉移到丹尼爾,他的天才兒子。
Çok kıskançtırlar.容易妒忌。
Ben 10'i kıskanmıştır.忌妒千世。
Kıskançlığa kapılır.生嫉妒心。
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.雪的男朋友,容易嫉妒。
Saruman’ın Gandalf’a karşı olan kıskançlığı burada bile baş göstermişti.薩魯曼對甘道夫嫉妒由這裡開始了。
Susan'la bazen birbirlerini kıskanırlar.有時,嫉妒别人。
Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.而当下是对所有死去的东西最大的嫉妒。
Orlando Medoro'yu kıskanmaktadır.這卻令埃拉伽巴路斯感到嫉妒。
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.起初對經常一擊殲滅Secrets的蒼存有對抗和嫉妒的心,不停以前輩的身份自居。
Erik aşırı sahiplenicidir ve hemen kıskanmaya eğilimlidir.楊貴妃生性狷苛,很容易嫉妒吃醋。
Ama onları Zehra’dan kıskanır.相當嫉妒沙耶香。
Saruman, her zaman Gandalf’ı kıskandı ve onun kendisinden kimi sırları sakladığına inandı.薩魯曼總是嫉妒甘道夫,懷疑他獨自保留秘密,因為甘道夫的確保留他的知識,和掩藏至尊魔戒的消息。
Diğerlerini kıskanmadı, öğüt verdi ve dinledi.이 상소를 읽고 정조는 말을 잇지 못하고 오열하였다.
Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.시기(猜忌)는 다른 사람을 질투하는 것을 말한다.
Ben olsam kıskanırdım".심련수는“나는 문인이 부럽다.
Ama onları Zehra’dan kıskanır.이에 유란은 그런 요미 때문에 질투한다.
Ayrıca çok kıskançtır.또, 상당히 질투가 심하다.
Kardeşi Tonraq'ı daima kıskanmıştır.그녀의 배프 블레어는 세레나를 항상 질투한다.
Ablasını kıskanır.연남생의 심복.
Kabil buna çok kızar ve kıskançlık içinde Habil'i öldürür.헤이다유는 질투의 화신이며 화를 잘낸다.
Marcello'nun da hemen kıskançlığı ortaya çıkar.마코토의 여자 관계에 질투하고 바로 운다.
Ben 10'i kıskanmıştır.부러워하다 9.
Kıskançlığa kapılır.질투심이 심하다.
Ağabeyleri Yusuf'u çok kıskanıyorlardı.동생을 매우 아껴서 시엘을 질투한다.
Tebrik: Kıskançlığın medenileşmiş hali.질투의 성격으로 질투심을 조종하는 능력을 가지고 있다.
Ford bunu görünce kıskançlığı daha da artar.이를 바라보며 지오는 질투심에 혼란스럽고 힘이 든다.
Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım.우주적인 하나님: 이스라엘의 하느님은 우주적인 하느님이다.
"Zihni Göktay: 'Kıskançlıktan deliriyorlar'".진(瞋)은 분노지심(忿怒之心) 즉 분노하는 마음을 말한다.
Eskiden pek bilinmeyen Kerpe, tanıyanların kıskançlıkla kendilerine sakladıkları bir yerdi.당시 신시내티 레즈는 유망주들이 꽤 많았지만 노장들의 텃세가 심했던 것으로 알려진 팀이었다.
Sahip olduğu otomobil nedeniyle herkesten ilgi, saygı, kıskançlık görmeyi beklemektedir.그는 모든 지식을 알고 있어 인간보다 뛰어나다고 생각하기 때문에 질투와 오만함을 보입니다.
Kimi kıskandığı için dövüyordu, kimi öldürüyordu.예종은 그 때문에 그를 시기하고 질투했다.
Demirkubuz’un son filmi, 2009 yılında gösterime giren Kıskanmak’tır.《삼거리 무스탕 소년의 최후》는 2009년에 개봉한 대한민국의 영화이다.
Ucuz, yalancı ve genelde diğerlerinin başarılarına karşı kıskançlık doludur.활발하지만 의외로 아주 자상한 성격이며 남들에겐 항상 존중을 갖춰 대한다.
Diğer köpeklerle arası iyidir; ama bazen kıskançlığı tutar ve ısırmaya çalışabilir.기호식품(嗜好食品)은 독특한 향미가 있어 기분을 돋우고 때로는 흥분 효과를 내는 식품을 가리키는 말이다.
İnatçıdır ve kıskanacak kadar ailesine bağlanır.아빠에 대한 애착이 대단하여 선비를 질투한다.
Çok kıskançtırlar.질투가 심하다.
Ayrıca çok kıskançtır.וכאן אתה מקנא.
Ama onları Zehra’dan kıskanır.לאה נטרפת מקנאה.
Kardeşi Don'u çok kıskanır ve ondan nefret eder.מקנא בירדן ושונא אותו.
Jimmy Timmy Power Hour bölümlerinde Cindy, Jimmy'i kıskandırmak için Timmy' le çıkar.הוא נפגש עם טימי בפרקים המיוחדים של The Jimmy Timmy Power Hour.
Envy (エンヴィ, Envī, Kıskançlık), Şekil değiştirebilip istediği kılığa girebilir.טראח (עמי טראוב) - מפלץ קסם כתום וכעסן אשר יכול לשנות צורה.
Tebrik: Kıskançlığın medenileşmiş hali.בעל אופי מוסלמי דתי-קנאי.
Oyunda kıskanç bir idealist olarak tasvir edilmiştir.ניק מתואר במשחק בצורה אידיאליסטית מאוד.
Ben olsam kıskanırdım".הן נאלצו לבוא אלי, כיוון שהייתי ביישן".
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.שונה מכתב בית יוסף בכמה פרטים.
Şu ana kadar hiç kimseyle çıkmamıştır, kızlarla arası iyi olması bakımından Dan'i kıskanır.מתאהב בגלי ויוצא איתה בעוד דני מקנא בקשר ביניהם.
Peter, Joe'nun bu başarısını kıskanır ve bir kahraman olmaya çalışır.מורגן מגלה את סודו של צ'אק ושואף להצטרף אל הקבוצה ולהפוך למרגל.
Charlie ilk doğduğunda onu kıskanmasına rağmen daha sonra onu çok sevmiştir.בתחילת הסדרה, כאשר דני נערץ עליה, הוא קינא בו.
Kardeşleri Selm ve Tur kıskançlıklarından ötürü İrec'i öldürürler.השלושה הורגים את הרא'זאק ואת הוריהם (הלאתרבלקה).
Martin'in maceralarında ona sık sık eşlik eden güzel kadınları çok kıskanır.חברתה הטובה ביותר של ברברה, מגחכת לעיתים קרובות.
Aynı sıralarda, başka bir şair, Elizabeth F. Ellet, Poe'ya aşık oldu ve Osgood'u kıskandı.В същото време друга поетеса, Елизабет Елет се влюбва в По и ревнува от Осгуд.
Kıskançlık anlamı da taşımaktadır.Също така завистта е тясно свързана с чувството на ревност.
Ama onları Zehra’dan kıskanır.Пиедад ревнува от Исадора.
Asla kıskanç olma.Никога не се оправдавайте.
Ross, Rachel'ı iş arkadaşı Mark'tan kıskanır.Рейчъл започва работа в Блумингдейлс, а Рос става изключително ревнив от нейния колега, Марк.
Opera başladığı zaman Santuzza'yı çok kıskanan Lola, Turiddu ile evlilik dışı bir ilişki kurmuştur.От ревност Лола започва извънбрачна връзка с Туриду.
Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.Цялото човечество му завижда, а той завижда на цялото човечество.