Ama onları Zehra’dan kıskanır.Điều đó làm Lars hậm hực lòng ghen.
Kimi kıskandığı için dövüyordu, kimi öldürüyordu.Chuyện kẻ ghen ghét và người bị ghen ghét.
"Zihni Göktay: 'Kıskançlıktan deliriyorlar'".“"Bệnh lạ": Ghen tuông quái dị vì hoang tưởng”.
Kıskanç Kırmızı Kraliçe Alice'in kellesinin vurulmasını emreder.Rồi bỗng nhiên đội quân K Cơ của Nữ hoàng Đỏ đến tấn công nhóm của Alice.
Zeus'un kıskanç eşi Hera, Semele hamileyken ilişkiden haberdar olur.Mẹ của Hermes, Maia, mang thai với Zeus trong một mối quan hệ bí mật.
Ama süper kahramanları kıskandıracak kadar süper bir yeteneği vardır.Hai chàng thiếu hiệp anh hùng nổi ghen.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.Shirin trả lời lá thư của Khosrow với một lời chia buồn châm biếm.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Người đời xem đó là tấm lòng không ghen ghét đố kỵ của bà.
Christina'yı Francis'ten deli gibi kıskanmaktadır.Là em gái Angelo, rất ghen tị với Elisa.
Fakat Tosca çok kıskanç bir kadındır.Về mặt khác, Julia là một mẫu phụ nữ ghen tuông.
Türk ortaklarla kurduğu Kiska İnşaat Şirketi New York'ta oldukça başarılı olur.Hoạt động kinh doanh của ông Phạm Nhật Vượng tại Ukraine diễn ra rất thuận lợi.
Ben olsam kıskanırdım".うらやましいね」と評している。
Bunların bir kısmı kuşatma kıskaçlarının dışına çıkmayı başarmıştır.御者達がラバの多くをその引き綱から切り離すことができた。
Ancak yarattığı melekler onu kıskanarak isyan ettiler.天使は炎から生み出され人間は土塊から創造される。
Ama onları Zehra’dan kıskanır.安子から妬まれる。
Kıskanmak fiilini de barındırır.嫉妬深いのが玉に瑕。
Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.そのため男子には嫉まれている。
İkinci sezonda onu hep kıskanacak.このような面が第2シーズンで彼自身に災いすることになる。
Onlar, Birinci Bölük'ü kıskanırlar ve sık sık kendi değerlerini kanıtlamak için olsalık içindedirler.第1巻以後は縁の得意先となり、しばしば依頼を持ちかけてくるようになる。
Kıskançlığa kapılır.嫉妬を司る。
Henry'nin kardeşi hasta oluyor ve kendi de onu kıskanıp hasta rolü oynuyor.ピーター卿は神経を病んでおり、責任を恐れる。
Kardeşi Don'u çok kıskanır ve ondan nefret eder.そのため、祖母はドンを嫌っている。
Ablasını kıskanır.姉から溺愛されている。
"Zihni Göktay: 'Kıskançlıktan deliriyorlar'".その智謀に粘罕は、かすかな嫉妬を感じていた。
Bu yüzden, her zaman kıskançlık içinde kıvranır durur.そのためいずみによく嫉妬される。
Ya pusuda kol gezen kıskançlık ?『目玉焼きの黄身 いつつぶす?
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.彼女の友である刹那に対し、激しい嫉妬心を露わにする。
İnatçıdır ve kıskanacak kadar ailesine bağlanır.上総に好意を寄せ、巴に嫉妬している。
Hırslı, azimli ve kıskançlığa varabilecek hazımsızlık gibi kişilik özellikleri bulunmaktadır.嫉妬や妬みといった人間の汚い面を積極的に盛り込んでいる。
Kimi kıskandığı için dövüyordu, kimi öldürüyordu.お幸の方の嫉妬にあい、斬り付けられた。
Diğerlerini kıskanmadı, öğüt verdi ve dinledi.」との勧めもあり以降も稽古を続けている。
Vikisöz 'de Kıskanmak (roman) ile ilgili özlü sözler bulunur.犬井のたろーに対する行動に嫉妬するような描写があった。
Ancak Dudu onu kıskandığı için sürekli sorun yaşarlar.遥はいつも茜をかばうため、嫉妬している。
Erkeğin kıskacı dışta küçük bir kabartıya sahiptir.小さな外枡形状の虎口を持っていた。
İtiraf edeyim ki, Ahmet Ümit'in bu romanını kıskandım.".この珍技はペター・ソルベルグの羨望の的となり大いに悔しがらせたらしい。
Tebrik: Kıskançlığın medenileşmiş hali.「嫉妬する者」の意。
Mike'ı çok kıskanır.マミに嫉妬している様子。
Bu teklif Pepa'yı çok kıskandırır.しかし、やかん君にはペロちゃんへの積極性を羨ましがられている。
Bayan B'yi kıskanır.Kがお嬢さんに好意を抱いていることに嫉妬している。
Süreya, beraber olduğu kadınları kıskanırken kendisi evliyken kaçamak yapmıştır.^ 諸葛誕の反乱後も、他家に嫁いでいたことを理由に連座を免れていた。
En baskın özelliği kıskançlığıdır.独占欲が強く嫉妬深い。
Bu durum yabancı kavimleri kıskandırıyordu.このことは、外国人恐怖を裏付けている。
Diğer taraftan haddinden fazla kıskançtı.とくに勝負に対しては潔癖すぎるほど潔癖だった。
Filmin Sloganı: Kadın kıskançlığı öldürür mü?「女の嫉妬」をテーマにした楽曲。
Thorndyke'a karşı olan kıskançlığını pek saklayamaz.それだけにデロッシを妬んでいることはおくびにも出さない。
Ayrıca çok kıskançtır.また、かなり嫉妬深い。
Çok kıskançtırlar.うらやましいね。
Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım.天照大神は男性の神である。
Bunun sonucunda kadınlar arasında kıskançlıklar ve çekişmeler de başlar.また男女差が差別の根源にあるとの論が主流であったのである。
O zaman, kıskançlığından utanç duyan Kont karısından kendini affetmesi için yalvarmaya başlar.自暴自棄に陥っていた市松は、合流した話頭に自分を殺してくれるよう懇願する。
Ağabeyleri Yusuf'u çok kıskanıyorlardı.彼の兄弟は、父が自分たちよりもヨセフを偏愛するのを妬むようになった。
Kıskaç içinde kalan Brezilya donanması dağıldı.残ったギリシア艦隊は混乱に陥った。
Cemil bu işi alır ve İffet bu sefer onu aşağılamaya ve kıskandırmaya başlar.美登利はこれに怒るが、長吉に罵倒され屈辱を受ける。
Ben 10'i kıskanmıştır.千種には嫉妬している。
Öyle bir Krallık ki, Kalimdor’daki Kuzenlerinin kıskanacağı kadar güzel bir Krallık.プリンス・チャーミング(Prince Charming) シンデレラ達が暮らしている小さな王国の王子。
Lisede ise arkadaşları kendisini yeniden kıskanmaması için mümkün olduğunca erkeksi görünmeye çalışır.作中でマジックを披露する描写においても、その際にマジシャンが行う動作はできるだけ省略せずに表現しており、再現可能な物となっている。
Asla kıskanç olma.怒ることないじゃないの。
Sevgileri, nefretleri, kıskançlıkları çoktan bitmiştir.他们的爱,他们的恨,他们的嫉妒,都已经消逝了。
Ben olsam kıskanırdım".」 「也許她們只是妒忌而已。
Aynı sıralarda, başka bir şair, Elizabeth F. Ellet, Poe'ya aşık oldu ve Osgood'u kıskandı.与此同时,另一位诗人伊丽莎白·F·埃利特也迷恋上爱伦·坡,并且嫉妒奥斯古德。