Ana içeriğe geç
Sözlük

kıska ile cümle

kıska kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Realizează că este gelos pe tânărul din tablou.
Develerin kıskanç olduklarını bilmiyordum.Dezertorii erau priviți cu invidie.
Kıskanmak fiilini de barındırır.Dar iubirea naște gelozia.
Kardeşi Don'u çok kıskanır ve ondan nefret eder.Runo este îndrăgostită de Dan și e geloasă pe Julie.
Bu fırsatçı saldırgan, Mario'nun popülaritesini kıskanan "Wario"dan başkası değildir.Personajul principal al acestor jocuri este Wario, varianta vicleană și lacomă a lui Mario.
Marcello'nun da hemen kıskançlığı ortaya çıkar.La rândul său, Coppélius devine gelos.
O çok kıskanılacak bir konuma sahiptir.Ea ocupă o poziție de invidiat.
Jakob’un ölümünden sonra bu kıskançlık kendi yetenekli oğlu Daniel için devam etti.Jakob halála után Johann féltékenysége egyre inkább saját tehetséges fia, Daniel felé tolódott el.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Johann féltékeny volt Jakob pozíciójára és kölcsönösen igyekeztek fölülmúlni egymást.
Rose'un Jack'le olan ilişkisi hakkında gittikçe daha mahcup, kıskanç ve acımasız hale gelir.Ahogy Jack és Rose románca kibontakozik, egyre féltékenyebb, dühösebb és kegyetlenebb lesz.
Peter, Joe'nun bu başarısını kıskanır ve bir kahraman olmaya çalışır.Joe népszerűsége féltékennyé teszi Petert, és ő is hős akar lenni.
Kardeşi Seth onun bu başarısını kıskanır.Alphons nagyon irigyli ezért bátyját, de örül a sikerének.
En büyük sorunların başında kıskançlıkla nasıl baş edileceği gelir.Hogy is tudnánk kezelni ezt a mérhetetlen féltékenységet?
Kıskançlığa kapılır.Van is miért féltékenynek lennie.
Ford bunu görünce kıskançlığı daha da artar.Mikor Jack látja ezt, féltékeny lesz.
Ben olsam kıskanırdım".Láttál volna lelkesedést!”
Kerimi Melek'den kıskanmaktadır.(In Hungarian) Irigykednek ránk az angyalok.
Ama onları Zehra’dan kıskanır.Segít Riszának féltékennyé tenni Ótanit.
Asla kıskanç olma.Ne irigykedj!
Bu katil araba artık herkesi kıskanmaktadır.Ez Nemorinót rendkívül féltékennyé teszi.
Tebrik: Kıskançlığın medenileşmiş hali.Az irigység megtestesítője.
Bireyler kolektif bilincin kıskacından kurtulur ve bireyselliğini ve kişiliğini daha rahat ortaya koyar.Egyre kevesebb embert érdekel saját lelkének vagy lelkiismeretének tisztasága.
Bu olaydan sonra üvey annesinin kıskanç davranışlarına maruz kalmıştır.Most pedig attól tart, hogy anyja féltékenységében beleköthet az előadásba.
Ağabeyleri Yusuf'u çok kıskanıyorlardı.Józsefet irigységből eladják testvérei.
Kıskanmak fiilini de barındırır.Az irigység mellett a fösvénységet is jelzi.
Kıskançlık ve şiddet birbirini takip eder.A düh vagy féltékenység egy kapcsolati-fázis.
Benim vahşi kıskanç aşkımı") Bundan sonra Düka aleyhinde çalışmayacağına yemin eder.Szuppiluliumasz a vereség után megesküdött, hogy nem állt szándékában Kádesre támadni.
Kod adı Tayfun Harekâtı olan Alman stratejik taarruzu, ikili bir kıskaç manevrası olarak planlandı.A németek által Taifun hadművelet kódnévre keresztelt hadművelet két átkaroló műveletsorozatra bontható.
Anakin, Obi-Wan'ı görür ve ikisini kıskanır.Menaphon megfigyeli kettejük beszélgetését, és féltékeny lesz.
Kıskanç Franz kardeşinin mektubunu başka bir mektupla değiştirir.A féltékeny Ferenc kicseréli Károly levelét egy saját maga által kitaláltra.
Ona bu şiddetli fırtınanın Juno'nun kıskançlığı yüzünden ortaya çıktığını bildirir.Tomboló vihar közepette érkezik Merkúr, aki azt közli Kitheironnal, hogy mindez Juno féltékenysége miatt van.
Ivana onları kıskanır, Jose Miguel ve Valentina'ya Jose Miguel'den hamile kaldığını söyler.András és Juli szakítanak, miután kiderül, hogy Juli terhes, de Alextól.
O kıskançtır.Ő féltékeny.
Kod adı Tayfun Harekâtı olan Alman stratejik taarruzu, ikili bir kıskaç manevrası olarak planlandı.Saksan operaatio Taifuuni oli suunniteltu kaksipuoliseksi saarrostukseksi.
Ben olsam kıskanırdım".Yksinkertaisesti tunnen kiukkua.”
(Üçlü:Misere mie pupille!/ "Zavallı gözbebeklerim") Rodrigo kıskançlıktan çok kızgılıdır.Miro Puranen) kanssa, mutta Iirosta mustasukkainen Pyry (es.
Filmin Sloganı: Kadın kıskançlığı öldürür mü?Elokuvan juoni käsittelee mustasukkaisuutta.
Kıskançlığa kapılır.Jalousie, säv.
Tebrik: Kıskançlığın medenileşmiş hali.Taistelun syynä oli mustasukkaisuus.
Houyi diğer ölümsüzlerin kıskandığı birisiydi ve diğer ölümsüzler ona iftira attılar.Kaikki kolme pääsivät nyt Kuolemattomien maailmaan ja hirviö vangitsi Kuolemattomat.
Içteki kuzey kıskacı, 100.Välikylä 40. Oulunsalo 140.
Bu aşk öyle güçlüdür ki melekler bile kıskanır.Tämäkin rakkauden laji synnyttää mustasukkaisuutta.
Kıskanç erkek arkadaşına durumu anlatmak imkânsızdır.Miesseurassa hän oli maineestaan mustasukkainen.
Bayan B'yi kıskanır.Tytöt kadehtivat kaunista Binahia.
Amcası Kral olan babasını kıskanmıs ve öldürmüştür.Oikean isänsä pohjimmaisen pahuuden täysin myrkyttämä varas ja murhaaja.
Ardından Edge ve Christian'ın arası onu kıskanması yüzünden bozulmuştur ve Christian taraf değiştirmiştir.Sittemmin Eva ja Pietari erosivat ja Pietari muutti veljensä Jannen luo asumaan.
Mac'i kıskanır.Ove on mustasukkainen Freddelle.
Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım.Heidän mukaansa Jehova Jumala on yksi, ainoa kaikkivaltias Jumala.
Johann Jakob’un pozisyonunu kıskanıyordu ve ikisi sıkça birbirine üstün gelmeye çalışıyordu.Ο Γιόχαν ζήλευε την θέση του Γιάκομπ και οι δύο συχνά προσπαθούσαν να ξεπεράσουν ο ένας τον άλλον.
Kerimi Melek'den kıskanmaktadır.Ηρακλής Άντζελα Ζήλεια ...
Jakob’un ölümünden sonra bu kıskançlık kendi yetenekli oğlu Daniel için devam etti.Μετά τον θάνατο του Γιάκομπ η ζήλια του Γιόχαν μετατοπίστηκε προς το δικό ταλαντούχο γιο, τον Ντάνιελ.
En baskın özelliği kıskançlığıdır.Ως χαρακτήρας είναι ζηλιάρης.
Fakat Tosca çok kıskanç bir kadındır.Λέγεται ότι η Ινσιράχ ήταν μια πολύ ζηλιάρα γυναίκα.
Asla kıskanç olma.Ποτέ μη φοβάσαι!
Kabil buna çok kızar ve kıskançlık içinde Habil'i öldürür.Ο Ρουτζέρος εξάπτεται και τα βάζει με την Αλτσίνα όλο ζήλια και θυμό.
Diğer taraftan haddinden fazla kıskançtı.Στις κρίσεις του ήταν ιδιαίτερα οξύς.
Bu aşk öyle güçlüdür ki melekler bile kıskanır."Η αγάπη είναι για όλον τον κόσμο κι ο φθόνος για τους εκλεκτούς".
Blossom'ı kıskanır.Ο Ορφέας ζηλεύει.
Yakaladığı avını, kıskaçlarına açılan zehir salgısı ile felce uğratır.Συλλαμβάνει τη λεία της με το δηλητήριο που εκκρίνει.
Ben olsam kıskanırdım".Απλά και μόνο επειδή με γοήτευε.".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod