Hardy kısa sürede maskesini kaybetti ve WWE'deki giyim tarzına geri döndü.Hardy was quickly unmasked and lost his jacket, wearing attire similar to that he wore in WWE.
İki kısa bölüm ancak bir albümü oluşturmaya yetmektedir.Two jokers form one book.
Etler kendi buharıyla kısa sürede pişer ve yenilir.The sausages are boiled and eaten immediately.
Ateşli silahların kullanıldığı, çok kısa fakat bir o kadar da kanlı bir çatışma gerçekleşti.A fierce, but short gunfight took place.
Pečkauskaitė'nin ilk eseri 1896'daki kısa hikâyesi Margi paveikslėliai idi.Pečkauskaitė debuted in 1896 with short story Margi paveikslėliai (Motley Pictures).
Aynı zamanda hızlı bir eğitim programıyla filo kısa sürede harbe hazır hale gelmiştir.Working together with security experts, he soon had a patch as well.
Ali Bey, kısa bir süre sonra geri döndü.Lee unexpectedly returns shortly after.
Belgesel ve kısa film çalışmaları yapmaktadır.Documentary and/or short films are not considered.
“Kısa dönemli hafıza için unutmak işlemin bir parçasıdır.”"Erinnerung an eine fast vergessene mittelalterliche Ingenieurleistung".
Başlangıçta sadece 15 öğrencisi olan okulun kısa sürede büyümesinde büyük emeği geçti.Only 15 students attended the school when it first opened.
Yan etkileri genellikle hafiftir ve kısa sürer.Side effects are usually mild and short lived.
Kısa bölüm-değişikliği sahneleri de hikâye hakkında kısa açıklamalar sağlar.The short paragraphs below attempt to give a very brief summary of his theology.
İktisatçılar kısa dönem için işsizlik ve enflasyon arasında bir seçim yapmak zorundadır.Employers need to distinguish between one-off lapses and dishonesty.
Yulaf kışa pek dayanıklı değildir.Heavy thunderstorms are not uncommon in winter.
Mahkumlar kısa bir sürede olsa Andy sayesinde özgür birer insan gibi hissederler.After a short time as independents, they established the Liberal Party.
Bu nedenle 68 dakika süren filmin televizyon yayını orijinalinden çok daha kısadır.Changes to 60 Minutes came fairly early in the program's history.
Kısa program 21 Şubat'ta, serbest program 23 Şubat'ta gerçekleştirildi.The short program was held on February 21 and the free skating on February 23.
Ancak Mersin hızla büyüyen bir kenttir ve sistem kısa süre sonra yetersiz kalmıştır.The population was growing rapidly and this building soon became inadequate.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Facilities were used to their maximum capacity as quickly as they could be stood up.
Şehir on altıncı yüzyıldan gerilemeye başladı kısa bir süre içinde yok oldu.The town declined from the sixteenth century and most of it now lies in ruins.
Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa: 12 kısımdır.Thus, the distance of ababa and abaa is 1 2 {\displaystyle {\frac {1}{2}}} .
Kısa program 16 Şubat'ta, serbest program 17 Şubat'ta gerçekleştirildi.The short program was held on 16 February and the free skating was held on 17 February.
Daha sonra kısa ömürlü NBC dizisi Ironside'de yer aldı.She then later starred on the NBC comedy series Guys with Kids.
Kısa sürede ciddi değişimler yaşayan bu karakterler olayları yönlendirmede güçlük çekmektedirler.These changing attitudes on immediate exclusion appear to be affecting public policy.
Kısa burunlu tırtak (Delphinus delphis), Akdeniz alt türüdür.The short-beaked common dolphin (Delphinus delphis) is a species of common dolphin.
Kısa sürede Motovilikha Mechanical Plant (MMZ) fabrikasında NM modellerinin üretimine başlandı.Soon the Motovilikha Mechanical Plant (MMZ) was entrusted with the production of NG.
Fakat kısa bir süre sonra Collier's hikâyeyi reddetti.Collier's then ceased publication.
İlin Tayland Körfezi ile kısa bir kıyısı bulunmaktadır.It has a short coastline on the Gulf of Thailand.
Antibiyotikler semptomların ortalama süresini kısaltır.Antibiotics shorten the duration of pain symptoms by an average of about one day.
Kısaca 1515 li yıllardan öncesine ait elimizde bir bilgi bulunmamaktadır.”A concise follow-up, at a minimum of fifteen years, of a previous report".
İngiliz muhabbet kuşlarının ortalama ömrü, alelade muhabbet kuşlarınınkinden daha kısadır.However, wild birds on average are believed to live shorter lives than captive birds.
Eğer gerekli önlemler alınmaz ise diğer pil türlerine göre ömürleri daha kısa olabilir.If other species can be preserved for long enough, they may evolve resistance as well.
Lorraine Warren, filmin danışmanlığını yaptı ve filmde kısa süreli rol oynadı.Lorraine Warren was a consultant to the production and appeared in a cameo role in the film.
28 Ekim 2013'te takımı Saski Baskonia ile kısa dönemlik yeni sözleşme imzaladı.On October 28, 2013, he re-signed with Saski Baskonia on a short-term deal.
İsminin kısaltılmışı Bucs dır.Its name is abbreviated to HAFR.
Film Honoré de Balzac'ın yazdığı Le Chef-d'œuvre inconnu adlı kısa öyküsünden esinlenilmiştir.It purportedly is based on an unspecified short story by Honoré de Balzac.
Her ne kadar yaralansa da en kısa sürede toparlanıp yeniden film çalışmalarına döner.He was discharged early because of an injured ankle and returned to making films.
Olay kısa sürede geniş kitlelerce patlak verdi.He instantly dies of a massive stroke.
Keşfedildikten kısa süre sonra EMI Records ile anlaşma imzaladı.She signed a contract with EMI Records soon after.
Kısa bir tartışmadan sonra garsona "Kim bunu ağzına koyardı?"Behind the Curtain - Who Makes ER?
Kısa boylu bir penisin cinsel ilişkiye izin vermediği düşünülmektedir.The definitions presupposed non-consensual sexual penetration of a vagina by a penis.
Fakat onu hamile bırakan kişi de onu kısa bir süre sonra terk edecekti.Even her husband who pushed her to this state soon divorced her after she fell ill.
Ölümünden kısa bir süre önce bile yirmi yeni şiir yazmıştı..He wrote eight very long poems after her death.
Kısa bir süre sonra okulu terk ederek evlendi.They married as soon as they finished school.
Kısa bir süre sonra da Trabzon Araklıdaki fabrika inşaatına başladı.Clarkson then moved into commercial building construction.
(Daha sonradan Maya diye kısaltır.)(Nuwâmôn kah nuwâmônuq.)
Kelime lazer "uyarılmış radyasyon emisyonu ışık amplifikasyon" için bir kısaltma olarak başladı.The word laser started as an acronym for "light amplification by stimulated emission of radiation".
Çok kısa bir süre İngiltere'de yaşadı ve bir lunaparkta çalıştı.He lived and worked there for more than a year in a London shipyard.
Kısa bir süre sonra da köleler oy kullanma hakkını kazandılar.On paper, former slaves gained the right to vote.
Kısa buyruklar ayrıca boyut ve işlenen sayısı üzerinde de daha sıkı kısıtlamalara sahiptir.Themes also have an effect on track length and highest elevation.
Muhtemelen 1 haftadan bile kısadır.They have less than one week.
Bu yenilenmenin etkisi kısa sürede ortaya çıktı.The benefit of this new way of operating was felt immediately.
Kısa süre içinde kadın hamile kalır ve bir kız çocuğu dünyaya getirir.His wife soon becomes pregnant and gives birth to a boy.
Kısaca hatırlamak gerekirse iki çeşit RAM olduğunu söyledik, DRAM ve SRAM.There were two principal types of assemblages of logs, a dram and a crib.
Kısa konuşmaları sırasında kız oğlana nereye gittiklerini sorar.In one clip, she asks her son what the police are trying to do.
Bacakları kısa ve kızıl renklidir.The legs are short and reddish colored.
Günümüzde kısaca, geçmişe ilişkin her şey arkeolojinin kapsamına girmektedir.All of the above is in good accordance with the findings of today's archeology.
Kısa tüylü bir türün, spanyelle çiftleştirilmesiyle oluşmuştur.He takes her to Spanish Bit, their enormous cattle ranch.
Kısa bir süre için büyük kuyruktan daha çok görünür hale gelecektir.There's no doubt we'll soon see more time periods.
Böylece, uzun ē (eta: η), ee şeklinde iki kısa ünlünün bileşimi şeklinde düşünülmüştür.Thus long ē (eta: η) can be understood as a sequence of two short vowels: ee.