Ana içeriğe geç
Sözlük

kısa ile cümle

kısa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Sıklıkla saat 2.30'da kısa bir uyku çekerim.I often take a nap at about 2:30.
Kısa sürede düzeldim.I got well soon.
Kısa zamanda toparlandım.I got well soon.
Mary'nin elbisesi çok kısa.Mary's dress is too short.
Onu en kısa zamanda yapmak isterim.I'd like to do that as soon as possible.
Kısa saçlarım var.I have short hair.
Kısa bacaklarım var.I have short legs.
Kısa bir konuşma yaptım.I gave a short talk.
Fadıl, dedektiflerin evinde kısaca arama yapmasına izin vermeyi kabul etti.Fadil agreed to let the detectives briefly search his house.
Fadıl ve Leyla'nın mutluluğu kısa kesildi.Fadil and Layla's happiness was cut short.
Fadıl'ın özgürlüğü kısa ömürlüydü.Fadil's freedom was short-lived.
Tom ve Mary kısa sürede onu yapmamaları gerektiğini fark etti.Tom and Mary soon realized that they shouldn't have done that.
Tom kısa süre önce bankta oturuyordu.Tom was sitting on the bench over there not too long ago.
Tom kolejden mezun olduktan kısa süre sonra yurt dışına çıktı.Tom went abroad soon after he graduated from college.
Ben genellikle öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yaparım.I usually take a short nap after lunch.
Bunu elimizden geldiği kadar kısa sürede yapmalıyız.We should do that as soon as we can.
Tom Mary'den biraz daha kısa.Tom is just a little shorter than Mary is.
Tom sadece Mary'den biraz daha kısa.Tom is just a little shorter than Mary.
Tom, Mary'den çok daha kısa değildir.Tom isn't much shorter than Mary is.
Tom, Mary'den çok daha kısa boylu değildir.Tom isn't much shorter than Mary.
Tom benden çok daha kısa değil.Tom isn't much shorter than I am.
Tom benden çok daha kısa boylu değil.Tom isn't much shorter than me.
Tom benden biraz daha kısadır.Tom is a bit shorter than I am.
Tom çok kısa mesafeden üç kez vuruldu.Tom was shot three times point blank.
Buradaki en kısa boylu kişiyim.I'm the shortest person here.
Ben Tom'dan daha kısayım.I'm shorter than Tom.
Bizi izlemeye devam edin. Canlı yayınımız kısa süre içinde geri dönecek.Stay tuned. Our live stream will return shortly.
Kısaca söyleyecek olursak, benden nefret ediyorsun, değil mi?In a word, you hate me, right?
Tom ve Mary çok kısa süredir evliydi.Tom and Mary were married for a very short time.
Kısa cümleler yaz!Write short sentences!
Bunun bu kadar kısa süre içinde olacağını hiç düşünmemiştim.I never thought this would happen so soon.
Umarım kısa sürede onu düzelttirebiliriz.I hope we can get that fixed soon.
Leyla, gece yarısından sonra Sami'den birkaç kısa mesaj aldı.Layla received a couple of text messages from Sami after midnight.
Leyla kısa süre içinde kırsal yaşam tarzını benimsedi.Layla soon embraced the country lifestyle.
Bir atasözü, uzun deneyime dayanan kısa bir cümledir.A proverb is a short sentence based on long experience.
Tom muhtemelen kısa süre içinde eve gelecektir.Tom will probably come home soon.
Leyla'nın dağınık kısa saçları vardı.Layla had messy short hair.
Kısa bir dikkat sürem var.I have a short attention span.
Onu mümkün olan en kısa sürede yapmanız gerekir.You need to do that as soon as possible.
Tom kısa sürede onu yapabilecek bir yol olmadığını fark etti.Tom soon realized there was no way he could do that.
Onun saltanatı kısa ama kanlıydı.His reign was short, but bloody.
Tom kısa süre içinde yalnız olmadığını fark etti.Tom soon realized he wasn't alone.
Tom'un sorunları, Mary ayrıldıktan kısa süre sonra başladı.Tom's problems began soon after Mary left.
Tom mümkün olan en kısa sürede onu yapmaya çalışacağını söyledi.Tom said he'd try to do that as soon as possible.
Tom onu mümkün olan en kısa sürede yapacaktır.Tom will do that as soon as he can.
Onu mümkün olan en kısa sürede yapmamız gerekir.We need to do that as soon as possible.
Sami, medyaya çok kısa bir açıklama yaptı.Sami made a very brief statement to the media.
Tom bunu o kadar kısa sürede yapamayacak.Tom won't be able to do that that soon.
Tom, Mary'ye mümkün olan en kısa sürede onu yapmasını tavsiye etti.Tom advised Mary to do that as soon as possible.
Yaşam, erkeklerin ciddiye alması için çok kısaLife is too short for men to take it seriously.
Ne kadar kısa olursa o kadar iyi olur.The shorter the better.
O kısa bir hikaye yazmaya çalıştı.She tried to write a short story.
Aman Tanrım, neden hayatı çok güzel yaptın? Tanrım, ama hayatımız çok kısa!My God, why have you made life so beautiful? Oh God, but so short is our life!
Tom kısa çubuğu çekti.Tom drew the short straw.
Kısa süre içinde kaza yerinde büyük bir kalabalık toplandı.mıştı.A big crowd had soon gathered at the scene of the accident.
Tom'un kısa boylu olduğunu biliyorum.I know that Tom is short.
Tom, en kısa sürede bunu yapmanı istediğini söyledi.Tom said he'd like you to do that as soon as possible.
Tom muhtemelen en kısa zamanda bunu yapmalı.Tom probably should do that as soon as he can.
Bunu en kısa zamanda yapmak istiyorum.I want to do that as soon as possible.
Boyun Tom'dan çok daha kısa.You're a lot shorter than Tom is.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod