Ana içeriğe geç
Sözlük

kısa ile cümle

kısa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çocuk süper kahramanlar hakkında kısa hikayeler çizerek saatler harcıyor.The boy spends hours drawing short stories about superheroes.
Hayat kısa, bu yüzden ben piton kullanırım.Life is short, so I use Python.
Kısa bir süre bekleyeceğim.I'll wait a little longer.
Tom bana Mary'nin giydiği elbisenin çok kısa olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought the dress that Mary was wearing was too short.
Tom Mary'ye günde birkaç kez kısa mesaj gönderdi.Tom sent text messages to Mary several times a day.
O benim kadar kısa değil.She's not as short as I am.
Tom bana kısa bir not gönderdi.Tom sent me a brief note.
O ona kısaca sarıldı.He gave her a brief hug.
Tom Mary'ye kısaca sarıldı.Tom gave Mary a brief hug.
Kış yaklaştıkça günler kısalıyor.As winter approaches, the days get shorter and shorter.
Kış yaklaştıkça günler gitgide kısalıyor.As winter approaches, the days get shorter and shorter.
En kısa sürede gidelim.Let's leave as soon as possible.
Küçük çocukların genellikle kısa dikkat süreleri var.Young children usually have short attention spans.
Günler kısaldı.The days got shorter.
Tekne kıyıdan çıktı ve kısa sürede siste kayboldu.The boat floated away from the shore and soon disappeared into the fog.
Tom kısa, ağır bir adamdır.Tom is a short, heavy man.
Elimizden geldiği kadar kısa zamanda oraya geri dönmek istiyoruz.We want to get back there as soon as we can.
En kısa sürede buradan çıkmak istiyoruz.We want to get out of here as soon as we can.
Tom benden çok daha kısa.Tom is much shorter than me.
Tom benden çok daha kısadır.Tom is a lot shorter than me.
Tom senden çok daha kısadır.Tom is much shorter than you.
Tom senden çok daha kısa.Tom is a lot shorter than you.
Tom Mary'den çok daha kısa.Tom is much shorter than Mary.
Tom yaşına göre biraz kısadır.Tom is a bit short for his age.
Tom Mary'den çok daha kısadır.Tom is a lot shorter than Mary.
Tom, Mary'den biraz daha kısa.Tom is just a little bit shorter than Mary is.
Tom, sadece Mary'den biraz daha kısa.Tom is just a little bit shorter than Mary.
Tom benden biraz daha kısa.Tom is just a little bit shorter than I am.
Tom sadece senden biraz daha kısa.Tom is just a little bit shorter than you.
Tom sadece benden biraz daha kısa.Tom is just a little bit shorter than me.
Hayat kısadır ancak yıllar uzundur.Life is short, but the years are long.
Tom, Mary'den çok daha kısa.Tom is a lot shorter than Mary is.
Tom, Mary'den çok daha kısadır.Tom is much shorter than Mary is.
Kısa bir reklam molası vereceğiz.We're going to take a short commercial break.
Bunun hakkında kısa süre sonra konuşmamız gerekiyor.We need to talk about this sometime soon.
Hayat çok kısadır, gerçekten!Life is too short, really!
Tom'un çalışmaları kısa süre içinde ilgi çekti.Tom's studies soon attracted interest.
Bir kalabalık kısa bir süre sonra Tom'un etrafında toplandı.A crowd soon gathered around Tom.
Tom kısa bir süre sonra atandı.Tom was appointed shortly after.
Tom kısa bir süre sonra yakalandı.Tom was captured shortly after.
Tom'a çok kısa olduğu söylendi.Tom was told he was too short.
Kısa süre içinde aaliyete geçeceklerini umuyorum.I hope they get started soon.
Kısa süre içinde onun ne olduğunu anladım.I soon realized what it was.
Kısa vadeli düzeltme yoktur.There is no short-term fix.
Kısa sürede daha güçlü oldum.I got stronger overnight.
Tom kısa sürede yoruldu.Tom got tired soon.
Kısa günün kârı.The rest is gravy.
Kısa bir mola vermemiz gerekiyor.We need to take a short break.
Umarız onu kısa süre içinde yaparsınız.We hope you do that soon.
Tom çok kısa süre sonra geri gelecek.Tom will be back very shortly.
Tom kısa sürede seninle olacak.Tom will be with you shortly.
En kısa zamanda ona ihtiyacım var.I need it as soon as possible.
Mümkün olan en kısa zamanda ona ihtiyacım var.I need it as soon as possible.
Kısa bir molaya ihtiyacın var.You need a short break.
Kısa bir mola veremeyeceğinden emin misin?Are you sure you can't take a short break?
Onların aralarındaki rekabet kısa sürede ortaya çıktı.The rivalry between them was soon apparent.
Tom neredeyse Mary kadar kısa.Tom is almost as short as Mary.
Fadıl'ın heyecanı kısa sürdü.Fadil's excitement was short-lived.
Fadıl'ın heyecanı kısa ömürlüydü.Fadil's excitement was short-lived.
Ben onu gerçekten kısa sürede yapmak zorundayım.I've really got to do that soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod