kısıtlı ile cümle
kısıtlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Okulu olmakla birlikte mevcud az, imkan kısıtlıdır.See, jah, see on meie kool pisike, väike, kuid armas.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.여성들은 가지지 못했던 흔치 않은 기회의 산물입니다.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.הזדמנויות נדירות של שנות ה-50 וה-60, שבנות אחרות לא זכו להן.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.فرص نادرة في الخمسينات و الستينات ، لم تكن لتحصل للفتيات.
50 lerin ve 60 ların kısıtlı fırsatları, kızların sahip olamadıkları.他の女子は得られなかったチャンスを得ました そして私は両親が与えてくれたこの環境は
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Ça nous explique pourquoi les comportements changent peu en Afrique.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Ci dice qualcosa sul perché vediamo solo limitati cambiamenti comportamentali in Africa.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Es sagt uns etwas darüber, warum wir so wenig Verhaltensänderung in Afrika sehen.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Het vertelt ons iets over de beperkte gedragsverandering in Afrika.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Hogy miért látunk korlátozott változást a hozzáállásban.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Ini menjelaskan sesuatu tentang mengapa ada perubahan perilaku terbatas di Afrika.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.그리고 이러한 결과들은 왜 우리가 아프리카에서 여러가지 행동의 변화를 볼 수 없는지도 이야기 해주는 것 같습니다.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Ne spune ceva despre motivul pentru care observăm modificări comportamentale limitate în Africa.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Nos dice algo acerca del porque vemos tan poco cambio conductual en África.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Казва ни нещо за това защо виждаме ограничено поведенческа промяна в Африка.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.Это частично позволяет нам объяснить, почему мы видим малое изменение поведения в Африке.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.זה מספר לנו מדוע אנו רואים שינוי התנהגותי מוגבל באפריקה.
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.فهو يوضح لنا سبب محدودية تغير سلوكيات الناس في أفريقيا
Afrikada niçin çok kısıtlı davranış değişikliği görüldüğünü açıklıyor.政策についても分かってきます
Ama yine de hareket kabiliyetiniz kısıtlıdır.Waarom dit veel uitmaakt moet je begrijpen wat de monnikskapspier doet.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.As suas garras, no entanto, limitavam a sua adaptação nas árvores.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Avšak jejich drápy jim limitují adaptaci na stromech.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Cakar-cakar mereka, bagaimanapun, membatasi kelihaian mereka di pepohonan.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Ghearele le-au limitat însă posibilitatea de adaptare la o viață petrecută în copaci.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Gli artigli, comunque limitarono la loro adattabilità sugli alberi.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Hun klauwen beperkten echter hun bedrevenheid in de bomen.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Ihre Klauen jedoch beschränkten ihre Fähigkeiten in den Bäumen.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Jednak Ich szpony ograniczały ich biegłość na drzewach.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Leurs griffes, toutefois, limitaient leur adaptation aux arbres.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Sin embargo sus garras limitaban su destreza en los árboles.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Toda kremplji so jim omejevali spretnost v drevesih.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Τα νύχια τους, ωστόσο, περιόρισαν την προσαρμογή τους στα δέντρα.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.Однако, их когти мешали им приспособиться к передвижению по деревьям.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.(преди 65 млн.г.) Но техните нокти затруднявали придържането им към дърветата.
Ancak pençeleri, onların ağaca tırmanma becerilerini kısıtlıyordu.הציפורניים שלהם הגבילו את יכולת הטיפוס שלהם על העצים.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.A China tem um grande número de pessoas e nenhum espaço.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.China are un număr imens de locuitori şi nu are spaţiu destul.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.China hat eine hohe Bevölkerungszahl und keinen Platz.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.China heeft enorme aantallen mensen en geen ruimte.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.China tiene un gran número de personas y no tiene espacio.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Chiny są przeludnione i brakuje im miejsca.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Čína má velké množství lidí a žádný prostor.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Cina memiliki banyak sekali orang dan tidak ada ruang.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Kiinassa on valtavasti ihmisiä, mutta ei tilaa.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Kínában rengeteg ember él és nincs hely.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Kina har enorme mængder af mennesker og ingen plads.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Kitajska ima ogromno ljudi in nič prostora.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.중국은 엄청난 인구가 있고 공간은 부족합니다.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.La Chine a une énorme population et peu d'espace.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.La Cina ha una popolazione enorme e poco spazio.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Η Κίνα έχει τεράστιο αριθμό ανθρώπων και δεν έχει χώρο.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.В Китае живёт огромное количество людей, но мало места.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Китай има огромен брой хора и няма място.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.Китай має багато людей і малу площу.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.בסין יש מספר עצום של אנשים וחסך במרחב.
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.ان الصين تملك عددا كبيرا من السكان .. ومساحة قليلة
Aşırı sayıda insan ve kısıtlı mekan.だからこれが一つの解決方向だったのです
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.Därtill måste två ojäviga personer bevittna det.
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.En outre, deux personnes irrécusables doivent attester son authenticité.
Ayrıca iki kısıtlı olmayan şahidin imzaları onaylaması gerekir.Lisäksi kahden esteettömän henkilön on todistettava se oikeaksi.