kırsal ile cümle

kırsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Y lo que ven aquí es un par de números de teléfono escritos encima de la choza en la Uganda rural.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.А здесь вы видите пару телефонных номеров, написанных над хижиной в угандийской деревне.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.Това, което виждате тук, са два телефонни номера, написани над колибата в селска Уганда.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.ומה שאתם רואים פה זה זה מספרי טלפון שנכתבו מעל ביקתה כפרית באוגנדה.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.وما ترونه هنا هو زوج من أرقام الهواتف مكتوبة على أحد الأكواخ في أوغندا.
Ve burada gördüğünüz ise Uganda kırsallarında bir kulübenin üzerine yazılmış bir çift telefon numarası.掘っ建て小屋に書かれた いくつかの電話番号です これは番地ではなく電話番号です
Ve ceza olarak da ailem zorla kırsal bölgedeki boş bir yere sürülmüşlerdi.그에 대한 처벌로써, 제 가족들이 시골에 있는 황량한 장소로 강제 이주를 당하게 될 것이라는 사실이었습니다.
Ve ceza olarak da ailem zorla kırsal bölgedeki boş bir yere sürülmüşlerdi.Za karę moja rodzina miała zostać wysiedlona do wyludnionego miejsca na wsi.
Ve ceza olarak da ailem zorla kırsal bölgedeki boş bir yere sürülmüşlerdi.За наказание, те щяха да бъдат насилствено преместени да живеят в отдалечен район в провинцията.
Ve ceza olarak da ailem zorla kırsal bölgedeki boş bir yere sürülmüşlerdi.וכעונש, משפחתי עמדה לצאת לגלות כפויה במקום נידח בכפר.
Ve ceza olarak da ailem zorla kırsal bölgedeki boş bir yere sürülmüşlerdi.وكعقاب، سيتم إجبار عائلتي على الرحيل إلى مكان مهجور في الريف
Ve ceza olarak da ailem zorla kırsal bölgedeki boş bir yere sürülmüşlerdi.自宅から人里離れた場所へ 連行されそうになりました もはや脱走しかありません
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.A ak rozdelím Guizhou na mestskú a vidiecku časť, dedinská časť ide až tam dole.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.A pokud rozdělím Guizhou na městskou a venkovskou, venkovská část jde sem dolů.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Dan jika kita membagi Guizhou menjadi kota dan desa, bagian desa dari Guizhou berada di bawah sini.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.E se eu dividir Guizhou em urbano e rural, a parte rural de Guizhou vai ali para baixo.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Ha pedig felbontom Guizhout városra és vidékre, Guizhou vidéki része ide le megy.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Hvis jeg deler Guizhou op i by og land, så er landområdet i Guizhou dernede.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.I gdy rozdzielę Kuejczou na tereny miejskie i wiejskie, wiejska część Kuejczou znajdzie się tu w dole.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Jos jaan Guizhoun kaupunki- ja maaseutualueisiin, Guizhoun maaseutu asettuu tuonne alas.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.또 만약 구이저우성의 도시와 시골을 분류하면, 구이저우성의 시골은 이 밑에 있습니다.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Och om jag nu delar Guizhou i tätort och landsbygd går landsbygden ner här.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Se divido Guizhou tra urbana e rurale, la parte rurale cade giù, va qui.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Şi dacă despart Guiyhou între rural şi urban, parte rurală se duce aici jos.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Si je divise Guizhou entre urbain et rural, la partie rurale de Guizhou se retrouve là en bas.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Und wenn man Guizhou in Stadt und Land aufteilt geht der ländliche Teil bis dort unten hin.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Y si partimos Guizhou en urbana y rural, la parte rural de Guizhou baja hasta aquí.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Και αν σπάσω την Γκουιζού σε αστική και αγροτική, το αγροτικό κομμάτι της Γκουιζού κατεβαίνει εκεί κάτω.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.А ако разделя Гижу на градска и селска част, селската част от Гижу отива там долу.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.И если я разделю Гуйчжоу на городскую и сельскую местность, последняя будет совсем внизу.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.Якщо розбити Гуічжоу на міську та сільську, то сільська частина іде ось тут вниз.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.ואם אחלק את גואיצו לחלק הכפרי והעירוני, החלק הכפרי של גואיצו הולך שם למטה.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.و إذا قمت بتقسيم "قويتشو" إلى مناطق حضرية و ريفية ، الجزء الريفي من "قويتشو" يذهب إلى الأسفل هناك.
Ve eğer Guizhou'yu kentsel ve kırsal olarak bölersem, kırsal alan işte bu aşağıya kadar iniyor.貴州の地方は、そこまで下がります。 格差がとてつもなく大きいですね。
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Đối với vùng nông thôn, đây chính là phương tiện kết nối chính.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.En voor landelijke gebieden kan het de voornaamste manier van verbinden zijn.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.E per le aree rurali può essere il mezzo di connessione principale.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.그리고 농촌 지역에 있어서는 브릭이 연결의 주요 수단일 것입니다.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Na obszarach wiejskich może być podstawowym źródłem połączenia.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Para as áreas rurais, pode ser o meio de comunicação mais importante.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Pentru zonele rurale, acesta poate fi principalul mijloc de conexiune.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Pour les zones rurales, ça peut être le principal moyen de connexion.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Pre vidiecke oblasti to môže byť dokonca primárnym spojením.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Und in ländlichen Gegenden kann dies auch als Hauptverbindung dienen.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Vidéki terüleken pedig ez lehet a kapcsolódás elsődleges módszere.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Y para las áreas rurales, puede ser el principal medio de conexión.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.Για τις αγροτικές περιοχές μπορεί να είναι, το κύριο μέσο σύνδεσης.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.А для сільської місцевості це може стати основою для зв'язку.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.В сельской местности это может быть основным способом выхода на связь.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.За селските райони това може да е основното средство за връзка.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.ועבור איזורים כפריים, זה יכול להיות האמצעי העיקרי של חיבוריות.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.وبالنسبة للمناطق الريفية، فإن ذلك سيكون الوسيلة الأساسية للاتصال.
Ve kırsal alanlar için, ana bağlantı aracı olabiliyor.ネットの主要接続手段になります ウシャヒディの切り替え能力は 現在改良中です
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor. Ben New York'ta yaşıyordum.Ζούσε και ακόμη ζει σε αγροτική περιοχή του Βερμόντ.
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor.Ele vivia, e ainda vive, na Vermonte rural.
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor.Él vivía, y aún lo hace, en la zona rural de Vermont.
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor.Er lebte damals wie heute auf dem Land in Vermont.
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor.Han boede, og bor stadig, på landet i Vermont.
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor.Hij woonde en woont in het landelijke Vermont.
Vermont'un kırsal kesiminde yaşıyordu, hala da orada yaşıyor.Il a vécu, et vit encore, dans les régions rurales du Vermont.

İlgili Sayfalar