kırsal ile cümle
kırsal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.זהו אחד מהדברים הנחשקים ביותר על ידי אנשים עניים ברחבי העולם, בערים ובכפרים.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.إنها أحد أكثر الأشياء المرغوب بها من قبل الفقراء في كل العالم، في المدن وفي الأرياف.
Bu tüm dünyadaki şehirlerde ve kırsal kesimde yaşayan fakir insanların en çok istediği şeylerden biridir.電気は田舎や都会に関わらず 世界中の貧しい人々によって求められている 都市部の電力量は
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.이런 방법을 통해 100만 여개의 일자리를 만들 것입니다.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.Așa voi crea circa 1 milion de slujbe în mediul rural.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.Auf diesem Weg werde ich nicht weniger als eine Million Arbeitsplätze im ländlichen Raum schaffen.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.De cette façon, je vais fournir pas moins d'un million d'emplois ruraux que je vais créer.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.De este modo le daré empleo a no menos de un millón de mujeres rurales.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.Dengan cara ini saya akan menyediakan tidak kurang dari 1 juta lapangan kerja di pedesaan.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.In questo modo darò non meno di un milione di posti di lavoro.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.K tomu vytvořím nejméně milion pracovních míst na vesnicích.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.Zamierzam stworzyć nie mniej niż milion miejsc pracy na wsi.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.Zo schep ik minstens een miljoen plattelandsbanen.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.Έτσι θα προσφέρω περίπου ένα εκατομμύριο θέσεις αγροτικής εργασίας που θα δημιουργήσω εγώ.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.При этом я собираюсь обеспечить не менее миллиона рабочих мест в деревнях.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.בדרך זו אני הולך לספק לא פחות ממיליון מקומות עבודה שאני אצור בכפרים.
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.وبهذه الطريقه سأعمل على تزويد ليس اقل من مليون قروي بفرص العمل
Bu yolda, kırsalda en az bir milyon istihdam yaratacağım.雇用を生みだす予定です 自分だけが金持ちになるような ことはしませんでした
Bu yüzden, eğer toplumumuzdaki kırsaldan şehirlere 200 alan bu geçişi düşünürsek, aynı süreç 20 yılda işledi.우리 사회의 변천에 대해 생각해본다면 땅에서 도시로 만들어졌던 변화가 200년이 걸렸다면 동일한 과정이 20년 내에 이루어지고 있는 것입니다.
Bu yüzden, eğer toplumumuzdaki kırsaldan şehirlere 200 alan bu geçişi düşünürsek, aynı süreç 20 yılda işledi.200年をかけましたが 同じ変化が20年で起きています 言い換えれば 10倍に加速しています
Bu yüzden, eğer toplumumuzdaki kırsaldan şehirlere 200 alan bu geçişi düşünürsek, aynı süreç 20 yılda işledi.אז אם חושבים על שינוי בחברה שלנו על המעבר מהכפר לעיר שארך 200 שנה, כי-אז אותו תהליך קורה ב-20 שנה.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Also geht es im Endeffekt gar nicht um 'städtisch' versus 'ländlich'.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Deci nici nu contează opoziția urban - rural.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Donc ce n'est même pas une question de la ville contre la campagne.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Jadi hal ini bukan tentang kota dan desa.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil. Kiminle yaşadığınız ile ilgili.Het gaat dus niet eens over landelijk versus stedelijk, het gaat over wie er in je buurt woont.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.그러므로 이것은 도시와 시골의 문제가 아닌
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Mindez tehát nem az urbánus vagy rurális körülménytől függ.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Nie chodzi o miasta czy wsie.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Non è neanche una questione di urbano contro rurale.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Por lo tanto ni siquiera se trata de urbano frente a rural.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Vậy nó không thật sự chỉ là giữa thành thị và nông thôn.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Така че всъщност дори не става дума за град срещу село.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.То есть дело даже не в городских или сельских штатах.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.Тож ідеться навіть не протистояння місто проти села.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.אז זה אפילו לא על עירוני מול כפרי.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.إذاً حقاً ليست القضية بين الحضر مقابل الارياف.
Bu yüzden mesele kırsallık ya da şehirlilik ile ilgili değil.誰が周りに暮らしているかということなのです
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.Au cap Cod, il y a des routes idylliques. Vous savez tous conduire, ici.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.Cape Code ma naprawdę bajeczne drogi - wszyscy w tej sali mają prawo jazdy.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.Cape Cod에는 전원적인 도로들이 있는데 누구든 이 공간을 드라이브 할 수 있고 당신이 운전할 때는 매우 중요한 표시판들이 있습니다.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.În Cape Cod, sunt drumuri idilice -- toţi putem conduce.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.Og Cape Cod, der er idylliske veje, og alle os i dette lokale kan køre.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.Op Cape Cod zijn idyllische weggetjes. We kunnen hier allemaal autorijden.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.Кстати, на Кейп-Код такие идиллические дороги. У всех в этом зале есть водительские права?
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.ובקייפ קוד יש דרכים אידיליות- וכולנו כאן יודעים לנהוג.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.و في الطرق المثالية في "كيب كود" -- يجب أن تتسع الطرق الضيقة للجميع.
Cape Cod'da çok kırsal yollar var - odadaki herkes araba kullanabilir.そして、運転する時、このような標識はとても重要です。
Çin'deki kırsal Guizhou'da olduğu gibi hala ekonomi ve sağlık aşısından arkada kalanlar var.구이저우성의 시골지역같은 곳에 아직도 매우 좋지 않는 건강,경제상태를 가진 인구가 많습니다.
Çin'deki kırsal Guizhou'da olduğu gibi hala ekonomi ve sağlık aşısından arkada kalanlar var.כמו בגואיזו הכפרית שבסין, ישנם עדיין אנשים בעלי בריאות ירודה וכלכלה מאוד ירודה.
Çin'deki kırsal Guizhou'da olduğu gibi hala ekonomi ve sağlık aşısından arkada kalanlar var.住民の健康・経済状況は依然厳しいのです。 世界には大きな格差があるのです。
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.Ada juga revolusi kewirausahaan pedesaan di Cina.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.Čína také zažívá zemědělskou podnikatelskou revoluci.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.E anche una rivoluzione dell'imprenditoria rurale.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.Er is ook een landelijke revolutie in China op gebied van ondernemen.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.Există și o revoluție antreprenorială rurală în China.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.Há também uma revolução no empreendedorismo rural na China.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.Il y a aussi une révolution rurale entrepreneuriale en Chine.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.In China findet auch auf dem Land eine unternehmerische Revolution statt.
Çin'de kırsal girişimcilik devrimi de yapıldı.기업가적인 혁명도 있었습니다