kırsal bölge ile cümle
kırsal bölge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.또한 중국 시골 지방의 금융 개혁도 있었고,
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.Man har också genomfört ekonomiska reformer på den kinesiska landsbygden.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.Na wiejskich terenach Chin nastąpiły również reformy finansowe.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.Também há reformas financeiras na China rural.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.También hay reformas financieras en la China rural.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.Ve vesnické Číně probíhají také finanční reformy.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.Έχουν γίνει επίσης οικονομικές μεταρρυθμίσεις στην αγροτική Κίνα.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.В сельских районах Китая также проводятся финансовые реформы.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.Също така има и финансови реформи в китайските села.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.יש גם רפורמות כלכליות בסין הכפרית.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.ثمة إصلاحات مالية تلاحظ في الريف الصيني أيضاً.
Ayrıca Çin'in kırsal bölgelerinde finansal reformalar yapıldı.起業家育成事業も行われているのです
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Alors j'y suis allé, et j'ai auditionné, essentiellement dans des townships ruraux, dans tout le pays.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Also ging ich dahin und liess vorspielen, vorallem in ländlichen Townships, überall im Land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Aşa că m-am dus acolo, am participat la preselecţii, mai ales în comune rurale, prin toată ţara.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Así que fui e hice audiciones principalmente en las localidades rurales de todo el país.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ci andai, organizzai le audizioni, soprattutto in comuni rurali, in tutto il paese.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Ik ging erheen, ik hield audities, vooral in landelijke townships, over het hele land.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Jadi saya ke sana dan menyeleksi kebanyakan di kota-kota kecil, di seluruh negara itu.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.그래서 전 거기 가서, 주로 남아공 주변에 있는 시골 흑인 거주 마을에서 오디션을 열었었습니다
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tak jsem tam jel a vedl konkurzy, většinou ve venkovských oblastech po celé zemi.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tehát elmentem és meghallgatásokat tartottam, főleg a vidéki városkákban, az egész országban.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Tôi đã đến đó, và tổ chức những buổi thử giọng, chủ yếu là ở những vùng nông thôn trên khắp đất nước.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Więc pojechałem tam i przesłuchiwałem, głównie w wiejskich miasteczkach na terenie całego kraju.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Поэтому я поехал туда, и делал прослушивания по всей стране, преимущественно, в сельской местности.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Така че аз отидох там и проведох прослушвания, предимно в селски райони, из цялата страна.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.Тож я відправився туди, прослуховував, здебільшого в сільській місцевості, просто по всій країні.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.נסעתי לשם, וערכתי בחינות, בעיקר בעיירות כפריות, סביב המדינה.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.حتى انني ذهبت الى هناك، وقمت باجراء تجربة أداء ، وبشكل اساسي في المناطق الريفية. وايضا في جميع أنحاء البلاد.
Böylelikle oraya gittim, ülkenin genellikle kırsal bölgelerinde ses sınavları yaptım.非白人居住区でオーディションをしました 2,000人の歌手の歌を聴き
Bunlara ek olarak, daha küçük yerleşkeler, kırsal bölge ve ormanlık alanlar bulunur.Además hay núcleos menores, distritos rurales y áreas de bosque.
Bunlara ek olarak, daha küçük yerleşkeler, kırsal bölge ve ormanlık alanlar bulunur.Niiden lisäksi Espoossa on pienempiä taajamia, maaseutua ja metsäluontoa.
Bunlara ek olarak, daha küçük yerleşkeler, kırsal bölge ve ormanlık alanlar bulunur.Utöver dessa finns det flera mindre tätorter, landsbygd och skogar i Esbo.
Bunlara ek olarak, daha küçük yerleşkeler, kırsal bölge ve ormanlık alanlar bulunur.Кроме них, в Эспоо имеются небольшие населенные пункты, сельские районы и участки леса.
Bunlara ek olarak, daha küçük yerleşkeler, kırsal bölge ve ormanlık alanlar bulunur.بالإضافة إلى ذلك توجد في إسبو (Espoo) تجمعات سكنية حضرية أصغر ومنطقة ريفية وغابات طبيعية.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Als de stad voor het platteland zorgt, dan zorgt het platteland voor de stad.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Dacă oraşul are grijă de sat, şi satul va avea grijă de oraş.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Ha a város gondozza a vidéket, a vidék gondozni fogja a várost.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Hvis byen passer på landet, så passer landet også på byen.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Jeżeli miasto zadba o wieś, to wieś zadba też o miasto.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Jika kota memelihara desa, maka desa akan memelihara kota.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.만약 도시가 자연을 돌본다면 자연도 도시를 돌본다는 것입니다.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Nếu thành thị chăm lo cho nông thôn, thì nông thôn cũng sẽ chăm nom thành thị.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Pokud se město bude starat o venkov, venkov se bude starat o město.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Se a cidade cuidar do campo, o campo vai cuidar da cidade.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Si la ville s'occupe de la campagne, la campagne va s'occuper de la ville.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Wenn sich die Stadt um das Land kümmert, wird sich das Land um die Stadt kümmern.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Αν η πόλη φροντίζει την εξοχή, η εξοχή θα φροντίσει την πόλη.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Ако градът се грижи за провинцията, провинцията ще се грижи за града.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Если город заботится о деревне, деревня будет заботиться о городе.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.Якщо місто піклується сілом, то і сіло піклується містом.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.אם העיר דואגת לכפר, הכפר דואג לעיר.
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.إذا كانت المدينة تعتني بالريف سيعتني الريف بالمدينة
Eğer şehir kırsal bölgeye göz kulak olursa, kırsal bölge de şehre göz kulak olur.地方は 都市のことも考えるのです いま 問いかけたいことは
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.De har alla flyttat tillbaka till landsbygden där de kom ifrån.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Elles sont toutes retournées dans les zones rurales d'où elles étaient originaires.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Hanno tutte un conto in banca, e sono tornate nell'area rurale da cui provenivano.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.다들 각자의 출신지역으로 다시 이사를 가셨습니다.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Mereka semua pindah kembali ke kawasan pedesaan darimana mereka berasal.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Mindannyian visszaköltöztek arra a vidékre, ahonnan jöttek.
İlgili Sayfalar