kırsal bölge ile cümle

kırsal bölge kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Sie alle sind zurück gezogen in die ländlichen Gegenden aus denen sie gekommen sind.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Todas se han mudado al área rural de donde son originarias.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Toţi s-au mutat înapoi în ţinuturile rurale de unde provin.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Và họ đều trở về quê họ.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Voltaram todos para as zonas rurais donde saíram.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Všetci sa vrátili späť na dedinu odkiaľ prišli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Všichni se vrátili zpátky na venkov, odkud přišli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Vsi so se preselili nazaj na podeželje.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Wszyscy przeprowadzili się do wiosek, z których przybyli.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Вони всі повернулись в сільський район, звідки вони родом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Всички те се върнаха обратно в селските райони откъдето дойдоха.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.Они все вернулись в сельский район, откуда они родом.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.הן כולן חזרו לאזור הכפרי ממנו באו.
Hepsi de geldikleri kırsal bölgelere geri döndüler.جميعهن رجعن الى الأرياف التي أتوا منها
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Deve poter resistere al caldo e all'usura che sono frequenti negli ospedali situati in queste zone.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Elle doit résister à la chaleur et à l'usure qui se produit dans les hôpitaux de ces zones rurales.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.이 기계는 이런 시골 병원에서 생길 수 있는 열과 마모와 균열을 견뎌내어야 합니다.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Musi znieść wysokie temperatury oraz normalne zużycie przy pracy w szpitalach w takich wiejskich obszarach.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Sie muss der Hitze und dem Verschleiß standhalten, die in Krankenhäusern in ländlichen Gebieten vorkommen.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Tem de aguentar o calor e o desgaste que acontecem nos hospitais destas regiões rurais.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Tiene que soportar el calor y el desgaste que ocurre en hospitales rurales.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Trebuie să reziste căldurii şi uzurii care există în spitalele din aceste zone rurale.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Ze moet bestand zijn tegen de hitte en slijtage in de ziekenhuizen in deze plattelandsgebieden.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Πρέπει να αντέχει τη ζέστη και τη φθορά και τη σκόνη που υπάρχει σε νοσοκομεία τέτοιων αγροτικών περιοχών.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Он переживёт и жару, и эрозию, и износ, которые встречаются в больницах этих сельских местностей.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.Тя трябва да може да се справи със степента на амортизация и износване, която е характерна за тези болници.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.היא צריכה לעמוד בלחץ ובשימוש שקורה בבתי חולים באזורים הכפריים האלה.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.يجب أن تصمد في وجه الحرارة والتخريب والتكسير الذي يحصل في المستشفيات في تلك المقاطعات الريفية.
Makine, bu kırsal bölgelerde oluşan sıcaklık, aşınma ve hırpalanmaya dayanmalı.熱や摩擦や損傷にも 耐えられるようにできています ですからそんなに簡単には壊れません
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.En als ik verder ga met opdelen dan lijkt het platteland op het Afrikaanse Ghana.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.In če delim še naprej, podeželski deli so kot Ghana v Afriki.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.파키스탄과 비슷한 수준이군요. 더 쪼개보면 시골 지역은 아프리카 가나와 비슷하네요.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.Og hvis jeg opdeler endnu en gang er det landlige område som Ghana i Afrika.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.Pakisztán szintjén van, és ha még tovább bontom a vidéki részek az afrikai Ghána szintjén vannak.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.Se continuar a separá-las, vê-se que as partes rurais são como o Gana, em África.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.Y si lo desagrego aún más las partes rurales son como Ghana en África.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.И если я продолжу деление Китая дальше его сельские провинции будут подобны Гане в Африке.
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.והנה המחוז העני גנסו, הוא נראה כמו פקיסטן ואם אפצל יותר
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.إنها مثل الباكستان وإذا قسمتها أكثر فالمناطق الريفية هي مثل غانا في أفريقيا
Pakistan'la aynı durumda ve daha da bölersem kırsal bölgeler Afrika'daki Gana ile aynı düzeyde.もっと分けると 田舎はアフリカのガーナと同じ
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.매일 20만명 가까이가 농촌지역에서 도시로 이동합니다.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Also, bis zu 200.000 Menschen am Tag migrieren von den ländlichen zu den städtischen Gegenden.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Así, que cerca de 200,000 personas al día migran desde las áreas rurales hacia las urbanas.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Circa 200.000 de oameni migrează zilnic din zonele rurale către cele urbane.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Donc, près de 200 000 personnes par jour migrent des zones rurales vers les zones urbaines.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Gần 200,000 người trong một ngày di cư từ khu nông thôn vào khu thành thị.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Há cerca de 200 mil pessoas que migram todos os dias das áreas rurais para as urbanas.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Iedere dag migreren ongeveer 200.000 mensen van het platteland naar de stedelijke gebieden.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Każdego dnia, blisko 200 tys. ludzi migruje z wiosek do miast.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Majdnem 200 000 ember vándorol naponta a vidéki területekről a városiakra.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Quindi, quasi 200.000 persone al giorno migrano dalle aree rurali a quelle urbane.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Близо 200 000 души на ден мигрират от селските към градските райони.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.Примерно 200 000 человек в день мигрируют из сельских в городские районы.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.אז, קרוב ל- 200,000 אנשים ביום נודדים מהאזורים הכפריים לעירוניים.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.ما يقارب ال ٢٠٠,٠٠٠ شخص في اليوم يهاجرون من الريف الى المناطق الحضرية.
Pekâlâ, bir günde 200.000"e yakın insan kırsal bölgeden kentlere göç ediyor.彼もその1人だったんです 今朝 話をされた統計学者の方には
Şehir ve kırsal bölge arasındaki ilişki hakkındadır.A kapcsolatról szól a város és a vidék között.
Şehir ve kırsal bölge arasındaki ilişki hakkındadır.Berkisah tentang hubungan antara kota dan pedesaan.
Şehir ve kırsal bölge arasındaki ilişki hakkındadır.Det handler om forholdet mellem by og land.
Şehir ve kırsal bölge arasındaki ilişki hakkındadır.Es geht um das Verhältnis zwischen Stadt und Land.
İlgili Sayfalar