Ne yapmak için?Taş kırmak, toprağı kazmak için!Doing what? Breaking stones, digging earth.
Burada önemli olan, kargaların arabaları cevizleri kırmak için kullanması değildir.So what's significant about this isn't that crows are using cars to crack nuts.
Oturdukları yerde... odun kırmak gibi, tabiri caizse.Where they sit and... and it's like chopping wood, that's how _ puts it.
Tohumları kırmak için daha kalın,daha güçlüleriThicker, stronger for cracking seeds
Ey iman edenler! Sadakalarınızı, başa kakmak, gönül kırmakla boşa gidermeyin.O People who Believe!
Kısır döngüleri ve az gelişmişlik tuzaklarını kırmak neden bu kadar zor?Why is it that vicious circles and traps of underdevelopment are so hard to break away from?
Yetkililer, buzu kırmak ve taşkın ve olası selleri önlemek için tedbirler alıyor.Authorities are taking measures to break the ice to avoid overflowing and possible floods.
Erkekler için ise bir iki espri aradaki buzları kırmak için iyi bir başlangıç olabilir.For a man, a joke or two to crash the ice is a good start. And a tip, too.
Bu, nehirdeki buzu kırmak zorunda kaldıkları kışın bile tüm yıl boyunca yapıldı. [1]This was done all year long, even in the winter when they had to break the ice on the river.[1]
"Kodları Kırmak" oyununun yeni bir uyarlaması.A new adaptation of the play "Breaking the Code".
GCCS, 1939'da tek bir amaçla başladı: Alman Enigma Kodunu kırmak.The GCCS started up in 1939 with a single purpose: that of breaking the German Enigma Code.
Türkler kuşatmayı kırmak için birkaç girişimde bulundu.The Turks made several attempts to break the siege.
Ancak dış kabuğunu kırmak mümkün ve kanıyabilir.It is possible to breach his exterior, however, and he does bleed as a result.
Düz bir camı kırmak için gereken stres yaklaşık 100 MPa (15.000 psi) .The stress needed to fracture bulk glass is around 100 MPa (15,000 psi).
1996 – Yüzeyi Kırmak 1999 – Köpeğinizin Hayatı İçin [1]1996 – Breaking the Surface 1999 – For the Life of Your Dog[54]
Bu şifreyi kırmak biraz zaman alacak.Es wird etwas Zeit brauchen, diesen Code zu knacken.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Als das Tor bricht, dringen die Angreifer ein.
Onları kırmak istemedim.Ich wollte Dich nicht kränken.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Lorsqu'il se lève, la porte de la chambre claque.
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.En vez de champán, el avión fue rociado con agua roja, azul y blanca.
Onları kırmak istemedim.No quería estropearlo.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Al oír el ruido del vidrio, los niños tratan de romper la puerta.
Böylece, bir çifti kırmak için bir tanesi tüm diğer çiftlerin enerjilerini değiştirir.Quindi, per rompere una coppia, si devono cambiare le energie di tutte le altre coppie.
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Invece dello champagne venne spruzzata sull'aereo dell'acqua colorata: blu, rossa e bianca.
MÖ 493 yılında, İyon Ayaklanması'nın son direnek noktalarını da kırmak için harekete geçti.L'anno seguente, 493 a.C., furono sottomesse anche le ultime città ioniche ribelli.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Quando la barra si esaurisce si aprirà una porta.
Bu yüzden tek yol kapıyı kırmaktır.Infine la "cosa" riesce a sfondare la porta.
Neron Poppea'ya inanır ve Seneca'nın güçnü kırmak için onu öldürtmeye karar verir.Поппея уговаривает Нерона, и тот приказывает Сенеке покончить с собой.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Я к нему подошёл и говорю: „Дай хлеба!“.
Sayılmayız parmak ile tükenmeyiz kırmak ile...واساعد صديقي لاشئ يدمرني...
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Em vez de champanhe, água vermelha, azul e branca foi pulverizada na aeronave.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.O capitão então tentou arrombar a porta.
Onları kırmak istemedim.Não vou decepcioná-los.
Kapıyı açmak için kırmak zorundaydık.Tivemos de quebrar a porta.
Kobalt Blade'i kırmak için Cain ile çalışıyordu.Hij wilde met Blake Carrington een samenwerkingsverband aangaan.
Sorun hakkında gerçekten bir şey yapılmalı, ama bu balyozla ceviz kırmaktır.Er moet inderdaad wat gedaan worden aan het probleem, maar dit is met een kanon op een mug schieten.
Kalp kırmak istemem.Ik wil geen harten breken.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Zawołajcie go, aby pożywił się chlebem».
Onları kırmak istemedim.Nie zapobiegło to rozbiorom.
Dalgaların gücünü kırmak ve dolayısıyla aşındırıcı gücünü azaltmak için kullanılır.Możliwe jest regulowanie napięcia want, a przez to i pochylanie masztu.
Ayrıca haber bildirilerini kırmak için bir opt-in sistemi ve en yeni haberlerde e-posta da bulundu.Tidskriften har även nyhetspublicering på Internet samt ett elektroniskt nyhetsbrev.
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Воїни захлопують двері.
Yeremya 19:1-13: Kudüs'ün dini liderleri önünde çömlek kırmak.За Дії 1:4-13 ховається апостол разом з іншими до зіслання Святого Духа у Єрусалимі.
Bu yüzden tek yol kapıyı kırmaktır.Walker: E singura cale de a intra în turn.
Kobalt Blade'i kırmak için Cain ile çalışıyordu.Ea a mai târziu s-a implicat în complotul lui Cain de a-l distruge pe Cobalt Blade.
Bunu kırmak için çalışmalar 1930'lu yıllara kadar geri gider.Lucrările de reconstrucție vor dura până în anii treizeci.
Onları kırmak istemedim.Nem rombolni akartunk.
Film versiyonundaysa Harry asayı kırmakta ve yanlış ellere geçmemesini amaçlamaktadır.A filmben Harry összetörte a pálcát, hogy senki ne használhassa rossz szándékkal.
Fakat bu kuşatmayı kırmak için gönderilen birlik kuşatılan şehre hiçbir yardımda bulunamadı.Ruotsista piiritetylle linnoitukselle ei tullut minkäänlaista apua.
Kırmak için en azından taş kazma gerektirir.Bedst til at ødelægge sten.
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Istedenfor champagne, ble det sprøytet rødt, hvitt og blått vann på flyet.
Kuşatmayı kırmak için cesurca ani saldırılarda bulundu fakat her defasında başarısızlığa uğradı.Dia meluncurkan banyak serangan tiba-tiba untuk mematahkan pengepungan tapi selalu gagal.
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Thay vì rượu sâm banh, nước màu đỏ, trắng và xanh đã được phun lên máy bay.
Beraber ekmek kırmak için onu davet edin" diye devam etti.Nếu họ từ chối cả hai, hãy giành lấy bánh mì."
Kobalt Blade'i kırmak için Cain ile çalışıyordu.コバルトブレードを壊すために、カインと協力していた。
Buna ‘ayağına çanak kırmak’ denir.いわゆる「筆を折る」こと。
Kırmak için en azından taş kazma gerektirir.石化を解除するにはカレーが必要となる。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.相手をTバック状態にしてテーブルクラッシュさせた方の勝ち。
Masa maçında kazanmanın tek yolu rakibinle masayı kırmaktır.在桌子戰當中,獲勝的唯一途徑是將你的對手爆桌。
Onları kırmak istemedim.我不准备毁掉。