Ana içeriğe geç
Sözlük

kırma ile cümle

kırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Kaptan bağırınca kapıyı kırmak zorunda kalırlar.Налага се да нахлуят вътре, разбивайки вратата.
Polisin grevi kırma girişimi şiddet olaylarına yol açtı.Стачката е смазана с полицейско насилие.
Kirmastılı karakteri, yiğitliğin ve mertliğin sembolüdür.Топъл пресен хляб – символ на атрактивност и желаност.
Kırmak için en azından taş kazma gerektirir.Това е необходимо за да се предпази камъкът от спукване.
En bilindik adet, insanların dişleri ile fındık kırmasıdır.Най-лесно е производството на ЗК с прави зъби.
Kimseyi kırmayı istemedim.Те не могат да не тормозят някого.
Şampanya kırmak yerine uçağa kırmızı, beyaz ve mavi su püskürtüldü.Umjesto šampanjca avion je poprskan s crvenom, bijelom i plavom vodom.
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.Ledolomac je naziv za posebno sagrađeni brod kojemu je svrha razbijanje leda radi otvaranja plovnih puteva.
Ömer birbirinden fazla Dünya Rekoru kırmayı başarmıştır.Model prekonal viacero svetových rekordov.
Ama kalenin direnişini kırmada başarısız kalmıştı.Dobyť hrad sa mu však nepodarilo.
Kral daha sonra tek seferde tüm okları kırmalarını istemiş, fakat hiçbiri bunu başaramamış.Iba potom nás požiadal o vystriedanie, ale nikto z nás už na to nemal sily.
Ömer birbirinden fazla Dünya Rekoru kırmayı başarmıştır.Slednji je podrl več svetovnih rekordov.
Delfi'nin güney batısı, Korint Körfezi'ndeki Kirma liman şehrinin 15 km uzağındadır.Jugozahodno od Delfov, približno 15 km stran, je pristaniško mesto Kira ob Korintskem zalivu.
Buzkıran, deniz ulaşımı için bir geçit açmak amacıyla, özellikle buz kırmak için yapılmış gemidir.Ledolomilec je ladja, posebej izdelana za plovbo po morju, ki je večino časa prekrito z ledom.
Çatısı kırma çatıdır.Poškodovana je bila samo streha.
Kırmançlar (büyük çoğunluğu Dersimli Alevi Zazalar) tarafından kullanılır.Večinoma jih porašča gozd (Pohorsko podravje).
Böylece, bir çifti kırmak için bir tanesi tüm diğer çiftlerin enerjilerini değiştirir.Ühe paari lõhkumiseks on vaja muuta kõikide teiste paaride energiat.
Çatı olarak çift eğimli bir kırma çatı bulunur.Katusel on kahekordne laastukate.
Parola kırma, satın alınmış hizmetler kullanarak saldırılar gerçekleştirme gibi.See hõlmab paroolide kräkkimist ja rünnakute käivitamist kasutades ostetud teenust.
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››A on řekl: Rci, prosím, Šalomounovi králi, (neboť neoslyší tebe), ať mi dá Abizag Sunamitskou za manželku.
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››A povedal: Povedz, prosím, kráľovi Šalamúnovi, lebo teba neodbyje, aby mi dal Abizagu Sunamitskú za ženu.
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››Da sa han: Bed kong Salomo - for dig viser han ikke bort - at han vil gi mig Abisag fra Sunem til hustru!
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››가로되 청컨대 솔로몬 왕에게 말씀하여 저로 수넴 여자 아비삭을 내게 주어 아내를 삼게 하소서 왕이 당신의 얼굴을 괄시치 아니하리이다
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››Zatem on rzekł: Mów proszę do Salomona króla, (bo wiem, żeć nie odmówi,)aby mi dał Abisag Sunamitkę za żonę.
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››И рече: Кажи, моля, на цар Соломона (защото не ще да ти откаже това ) да ми даде за жена сунамката Ависага.
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››ויאמר אמרי נא לשלמה המלך כי לא ישיב את פניך ויתן לי את אבישג השונמית לאשה׃
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››فقال قولي لسليمان الملك لانه لا يردك ان يعطيني ابيشج الشونمية امرأة.
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››他 說 、 求 你 請 所 羅 門 王 、 將 書 念 的 女 子 亞 比 煞 賜 我 為 妻 、 因 他 必 不 推 辭 你
Adoniya, ‹‹Kral Süleyman seni kırmaz›› dedi, ‹‹Lütfen ona söyle, Şunemli Avişakı bana eş olarak versin.››他 說 、 求 你 請所羅門 王 、 將書 念 的 女子 亞比 煞賜 我 為妻 、 因 他 必不 推 辭你
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ale problém s ľpením na pravidlách a pohnútkach, je v tom, že demoralizujú profesionálnu činnosť.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ale problém spoléhání na pravidla a pobídky demoralizuje profesionální činnort.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ale problem z poleganiem na zasadach i zachętach polega na tym, że demoralizuje aktywność zawodową.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Dar problema cu bazarea pe reguli și stimulente este că demoralizează activitatea profesională.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Het probleem met het vertrouwen op regels en stimulansen is dat ze professionele activiteit demoraliseren.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.하지만 규정과 장려책에만 의존하는 것의 문제는 전문적인 직업 활동을 하는 데에
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Ma il problema quando ci si affida alle regole ed agli incentivi è che demoralizzano l'attività professionale.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Mas o problema de confiar em regras e incentivos é que elas desmoralizam a atividade profissional.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Nhưng vấn đề khi phụ thuộc vào luật lệ và phần thưởng là nó sẽ phá hoại đạo đức của hoạt động nghề nghiệp.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Pero el problema en depender de reglas e incentivos es que éstos desmoralizan la actividad profesional.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.Но проблемът с разчитането на правилата и поощренията е, че те деморализират професионалната активност.
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.יש צורך בתמריצים. אנשים צריכים להתפרנס. אבל הבעיה בהסתמכות
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.ولكن المشكلة .. بالاعتماد على القوانين والحوافز فان هذا
Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları.頼ることで生じる問題は 職業意識にもとづく行為を 挫くことです
Anahtar,hepsinin gagasının farklı olmasında Tohumları kırmak için daha kalın,daha güçlüleriCheia este că fiecare are un cioc diferit, mai gros şi mai puternic pentru spart seminţe,
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Além disto, estilhaçar o telhado de vidro é uma expressão horrível.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Bovendien is het doorbreken van het glazen plafond een vreselijke term.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Do tego rozbijanie szklanego sufitu to okropne określenie.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Ed inoltre, distruggere il soffito di cristallo è una frase terribile.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.En plus, briser le plafond de verre est une phrase épouvantable.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.És áttörni az üvegplafont, ez is szörnyű kifejezés.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.I rozbití skleněného stropu je hrozná fráze.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.그리고 또한 유리 천장을 깬다는 것은 끔찍한 표현입니다.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Ngoài ra, đập vỡ trần thủy tinh là một thuật ngữ tệ hại.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Şi spargerea tavanului de sticlă e o expresie teribilă.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Und die gläserne Decke zu zerschmettern ist eine schreckliche Formulierung.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Y también, romper el techo de cristal es una frase terrible.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Και επίσης, το σπάσιμο της γυάλινης οροφής είναι μια απαίσια φράση.
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Есть еще одна ужасная фраза "разрушение стеклянного потолка".
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.Є ще одна жахлива фраза - "зруйнувати скляну стелю".
Ayrıca, camı kırmak da berbat bir terim.И също така, счупването на стъкления таван е ужасна фраза.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
kırma ile cümle - Sayfa 8 - kırma kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App