Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmız ile cümle

kırmız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O kırmızı araba mavi kamyonete çarptı.That red car hit the blue van.
Saçma bir şey meydana gelirse, o zaman kırmızı düğmeye basın.If something ridiculous occurs, then press down on the red button.
O kırmızı çatılı ev amcamındır.That red-roofed house is my uncle's.
Kırmızı çatılı ev amcamınkidir.That house with a red roof is my uncle's.
Kırmızı iplik yok.There's no red thread.
Saksıda kırmızı bir gül var.There's a red rose in the pot.
O kırmızı bir çiçek tutuyor.She is holding a red flower.
Kırmızı bir bisikletim var.I have a red bike.
Onun gözleri kırmızıdır.His eyes are red.
Sana kırmızı güller getirdim.I brought you red roses.
Ben kırmızı kapaklı bir kitap buldum ve onu ödünç almaya karar verdim.I found a book with a red cover and decided to borrow it.
Kırmızı daha iyidir.Red is better.
Bu kan değil. Sadece kırmızı boya.This isn't blood. It's just red paint.
Kırmızı olanın yerine siyah bisikleti aldım.I bought the black bike instead of the red one.
Kırmızı etler, proteinli gıdalardır.Red meats are proteic foods.
Tomurcuklar güzel kırmızı güller oldu.The buds become beautiful red roses.
Kırmızı bir mayo giyiyordu.She was wearing a red bathing suit.
O, kırmızı bir mayo giyiyordu.She was wearing a red bathing suit.
O, kırmızı bir buluz giymişti.She wore a red blouse.
O, kırmızı bir bulüz giyiyordu.She was wearing a red blouse.
Eğer mavi ve kırmızıyı karıştırırsanız, menekşe alırsınız.If you mix blue and red, you get violet.
Arabalarından biri mavi, diğerleri ise kırmızı.One of her cars is blue and the others are red.
Evimizin arkasında küçük kırmızı elmaları olan üç güzel elma ağacı var.Behind our house there are three beautiful apple trees with little red apples.
Dudakların kırmızı.Your lips are red.
Kırmızı bir kalemin var mı?Do you have a red pencil?
Bir çiçek kırmızı olduğu sürece işe yarar.Any flower will do as long as it's red.
Mary kırmızı et yemez.Mary doesn't eat red meat.
Harita üzerindeki kırmızı çizgiler demiryolu hatlarını temsil eder.The red lines on the map represent railway lines.
Hava kararırken gökyüzü kırmızıdır.The sky at dusk is red.
Çilekler normalde ilkbaharda yenen küçük, kırmızı meyvelerdir.Strawberries are small, red fruit that are normally eaten in Spring.
Mavi bir tükenmez kalem, kırmızı ve siyah bir tükenmez kalem istiyorum.I want a blue pen, a red one and a black one.
Bir bardak kırmızı şarap lütfen.A glass of red wine, please.
Domates çorbası için İskoç tarifi: Kırmızı fincan içine sıcak su dökün.Scottish recipe for tomato soup: Pour hot water into a red cup.
O, saçını kırmızıya boyamak istiyor.She wants to dye her hair red.
O, kırmızı bir kazak alacak.She's going to buy the red sweater.
Renk körüyüm; kırmızıyı yeşilden ayıramam.I'm colorblind. I can't tell red from green.
Bir tişörte ihtiyacınız var mı?" "Evet, kırmızı olanına.""Do you need a T-shirt?" "Yes, a red one."
Kırmızı şapkamı hiçbir yerde bulamıyorum.I can't find my red hat anywhere.
Beni ziyarete geldiğin iyi: Mahzenden bir şişe kırmızı şarap getirmeye gideceğim.That's nice you came to visit me: I'll go get a bottle of red wine from the cellar.
Antares kırmızı bir yıldızdır.Antares is a red star.
Elma kırmızı.The apple is red.
idrarın ne renk; Berrak, koyu sarı, kırmızımsı veya bira gibi kahverengi mi?What color is your urine: clear, dark yellow, reddish, or brown like beer?
O kırmızı şapka ne kadar?How much for that red hat?
Şimdiye kadar ilk defa ekmeğe kırmızı biber sürüştürdüm.This is the first time I've ever spread chili on bread.
Evet, hoş ama kırmızı rengi pek fazla beğenmedim.Yes, it is nice, but I do not like the red color very much.
Şarap kırmızı mı?Is the wine red?
Bu benim kırmızı kalemim.This is my red pencil.
Bu senin kırmızı kalemin mi?Is this your red pencil?
Kalemim kırmızı.My pencil is red.
Bu kurşun kalem kırmızı mı beyaz mı?Is this pencil red or white?
Bu kurşun kalem kırmızı.This pencil is red.
Günde bir kereden daha fazla kırmızı et yememen gerektiğini duydum.I've heard that you shouldn't eat red meat more than once a day.
Tom kırmızı şarap içerek ve pahalı peynir yiyerek havuzun yanında oturdu.Tom sat by the pool drinking red wine and eating expensive cheese.
Genellikle kırmızı şarapla yediğin bazı yiyecekler nedir?What are some foods you usually eat with red wine?
Tom Mary'ye bir bardak kırmızı şarap uzattı.Tom handed Mary a glass of red wine.
Hangi teli kesmeliyim, kırmızı olanı mı yoksa beyaz olanı mı?Which wire should I cut, the red one or the white one?
O kırmızı ışıkta geçmemeliydim.I shouldn't have run that red light.
Kırmızı ışıkta geçmemeliydim.We shouldn't have run that red light.
Dur. Kırmızı ışık var.Stop. There's a red light.
Bazen balıkla kırmızı şarap içer misin?Do you sometimes drink red wine with fish?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod