Ana içeriğe geç
Sözlük

kırmız ile cümle

kırmız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evet, o güzel, ama ben kırmızıyı sevmiyorum.Yes, it's pretty, but I don't like red.
Kimse cenazede kırmızı mini etek giymez.One does not wear a red mini skirt to a funeral.
Ben kırmızı ceket sevmiyorum.I don't like the red jacket.
Bu kırmızı şapka hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of this red hat?
Kırmızı bir günlük aldım.I bought a red diary.
Onun tırnakları kırmızıdır.Her nails are red.
O kırmızı bir kalem mi?Is that a red pen?
Kırmızı şapkalı bir adam gördüm.I saw a man with a red hat.
Kırmızı şarabı beyaz şaraba tercih ederim.I prefer red wine to white wine.
Kitap kırmızıdır.The book is red.
Toprak kandan dolayı kırmızıya döndü.The earth became red with blood.
Satış fiyatları kırmızı mürekkeple yazılmıştır.The sale prices are written in red ink.
Çinlilerin büyük bir kırmızı bayrağı ve küçük bir kırmızı kitabı vardır.Chinese people have a big red flag and a little red book.
Bu siyah pantolonlar ve bu kırmızı gömlekler ne kadar?How much do these black pants and red shirts cost?
Bu siyah pantolonların ve bu kırmızı gömleklerin fiyatı ne kadar?How much do these black pants and red shirts cost?
İki saat önce bu masada iki tane kırmızı şapka vardı.There were two red hats on this table two hours ago.
O kırmızı defne meyvesini seviyor.She likes red bayberries.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydunuz?Did you know that if you mixed red and blue paint you obtained purple?
Kırmızı şarap eşliğinde yemek için en sevdiğin yemek nedir?What's your favorite food to eat with red wine?
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Ben genellikle kırmızı et yemem.I don't usually eat red meat.
Kırmızı et yemek sağlıksız mıdır?Is eating red meat unhealthy?
Bütün yapman gereken kırmızı butona basmaktır.All you have to do is push this red button.
New York'a geri dönmek için kırmızı-göz uçuşu yapmaktan başka seçeneğim yok.I have no choice but to take the red-eye back to New York.
Bu yeşil yapraklar sonbaharda kırmızıya döner.These green leaves will turn red in the fall.
Tom'un yüzü kırmızı.Tom's face is red.
Tom'un bisikleti o onu kırmızıya boyamadan önce maviydi.Tom's bicycle was blue before he painted it red.
Tom nadiren kırmızı et yer.Tom seldom eats red meat.
Tom kırmızı şarabı sevmezdi, ama şimdi neredeyse her gün içiyor.Tom didn't use to like red wine, but now he drinks it almost every day.
Tom dün gördüğümüz pahalı görünümlü kırmızı arabaya sahibi olduğunu iddia etti.Tom claimed that he owned that expensive-looking red car we saw yesterday.
Tom'un kırmızı bir çanta taşıdığını hiç hatırlamıyorum.I don't remember ever seeing Tom carrying a red bag.
Tom kendisi için bira, Mary için kırmızı şarap ısmarladı.Tom ordered beer for himself and red wine for Mary.
Hangisini daha çok seversin, beyaz şarap mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you like better, white wine or red wine?
Hangisini tercih edersin, beyaz mı yoksa kırmızı şarap mı?Which do you prefer, white wine or red wine?
Kırmızı şarap, lütfen.Red wine, please.
Kırmızı çatılı o ev Tom'un evidir.That house with the red roof is Tom's house.
Tom, kırmızı ve beyaz çizgili kravat taktı.Tom wore a red and white striped tie.
Tom armonikayla "Kırmızı Nehir Vadisi"'ni çalabilir.Tom can play "Red River Valley" on the harmonica.
Kırmızılı kız, merhaba!Hello, girl with the red dress!
İki kırmızı balığım var.I have two red fish.
Bir gökkuşağı kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi, çivit ve mordan oluşur.A rainbow consists of red, orange, yellow, green, blue, indigo and violet.
Büyük, eski, güzel, kırmızı bir yün İran halısı satın aldım.I bought a beautiful large ancient red Iranian woolen carpet.
Kırmızı şarap, geleneksel olarak balıkla servis edilmez.Red wine is not traditionally served with fish.
Bütün elmalar kırmızıdır.All apples are red.
Gözün niçin kırmızı?Why is your eye red?
Doktor Tom'a kırmızı et tüketimini azaltmasını söyledi.The doctor told Tom to reduce his red meat consumption.
Doktor Tom'a yediği kırmızı et miktarını azaltmasını söyledi.The doctor told Tom to lower the amount of red meat that he ate.
Tom asla kırmızı giymez.Tom never wears red.
Gömleğim kırmızı ve ayakkabım koyu mavidir.My shirt is red and my shoes are dark blue.
Kediler duvardaki kırmızı noktayı merak ediyorlar.The cats are curious about the red dot on the wall.
Kırmızı kemer onu siyah kıyafetini daha da iyi görünmesini sağlar.The red belt makes her black dress look even better.
Kırmızı kemer onun siyah elbisesine uyar.The red belt goes well with her black dress.
Onlar parlak kırmızı!They are bright red!
Güneş batarken kırmızıdır.The sun at dusk is red.
Kırmızı ışıkta geçme!Don't go past the traffic light in red!
Bütün mücevherlerini küçük kırmızı bir kutuya koydu.She put all her jewels into a little red box.
Kırmızı mı yoksa beyaz şarabı mı tercih edersin?Do you prefer red or white wine?
O elma kırmızı değilThat apple isn't red.
Kırmızı kalemim nerede?Where is my red pen?
Balık ve kırmızı şarap birlikte iyi gitmez.Fish and red wine don't go well together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod