Kırmızı Üzüm Bağı tablosunun van Gogh'un yaşarken sattığı tek tablosu olduğu söylenir.El viñedo rojo fue uno de los pocos trabajos artísticos de Van Gogh que vendió durante su vida.
Göğüs daha koyudur ve böğürler vücudun kalanından daha kırmızıdır.Su pecho es más oscuro y sus flancos más rojizos que el resto del cuerpo.
Kırmızı, savaştaki zaferlerini; mavi barışı simgeler.Prisioneros en zona roja: Cinta azul.
Bu sahalar 5 cm genişliğinde kırmızı bir çizgiyle sınırlandırılabilirler.Pueden estar marcadas con líneas rojas de 5 cm. de ancho.
Kırmızı bir kazak giyer.Usa un chalequito rojo.
Başına upuzun, dört parçaya ayrılan kırmızı bir kurdele takar.Incluye una barra roja dividida en 4 partes.
Mavi karıncalar metalik mavi-yeşil vücudu ile kırmızı bacaklı bir yapıya sahiptir.Las hormigas azules tiene un característico cuerpo de color verdeazulado metálico, con patas rojas.
Tür adını veren incarnatum "kan kırmızısı" anlamına gelir.De ahí su nombre Sindarin que significa "Picos de Rimmon".
Deoksihemoglobin koyu kırmızı renktedir.El color de Acromyrmex es de un rojo oscuro.
Bunlara ise metil kırmızısı negatif bakteriler denir.Estas últimas fueron llamadas Bacterias Gram negativas.
Bu memelilerin ayrıca bağırsaklarında koyu kırmızı sıvı depoladıkları bir kese bulunur.Posee un saco en sus intestinos que contiene un líquido de color rojo oscuro.
Bakır(I) oksit kırmızımsı renkteki kuprit minerali halinde bulunur.El óxido de cobre (I) se encuentra como el mineral cuprita en algunas rocas de color rojo.
Yani köyün adı Kırmızı bataklık demektir.Su nombre significa "Valle Rojo".
Kırmızı turnusol kağıdını maviye çevirirler.Cambian el papel tornasol rojo en azul.
Tam o sırada kapının üzerinde kırmızı bir şimşeğin çaktığını görür.De un momento a otro vislumbraron un rayo de luz en el horizonte.
Gençken kırmızımsı-mor daha sonra mavi-yeşile döner.Es fruto torna a rojo cuando madura.
Kan kaybından dolayı kırmızı kan hücresi seviyesi düşebilir.Puede defecar sangre roja viva.
Zimbabve kuşunun arka kısmında ise beş köşeli kırmızı yıldız konumlandırılmıştır.El burelete y el Pájaro de Zimbabue están situados delante de una estrella roja de cinco puntas.
Bu etki birinin kırmızı bir spotu beyaz bir kağıda tutmasına benzer.El efecto es muy parecido a si uno tuviera que enfocar una luz roja sobre una hoja blanca.
Ayrıca 2001'de "Yeşil Peri" rolüyle Kırmızı Değirmen (Moulin Rouge!) filminde yer aldı.También con los de de bandas sonoras, como la de Moulin Rouge! en 2002.
Açık kırmızı ve pembe renkli de olabilir.Pero también puede ser rosa o rojo.
Küçük kırmızı noktalar.Menor número de tarjetas rojas.
Bu yüzden mavi ışık kırmızı ışığa göre daha güçlü bir şekilde saçılıma uğrar.La luz azul es disminuida a menor velocidad que la luz roja.
Kırmızı rüzgar gücü kullanır.Tiene en su poder el óvalo rojo.
Gözleri kırmızıdır.Sus ojos son rojos.
Kırmızı kavuk ve cübbe ile meydana çıkar.Al este con Hoz de Mena y Barrasa.
Birçok ülkede bazen kırmızı meyan kökü de bulunuyor.En ocasiones también carga una sombrilla roja.
Hint kırmızısına benzer ama ayrı bir renktir kestane rengi.Es igual a Ilfa pero de cabello rosado.
Sevag kırmızı ışıkta geçti araba çarptı ve kaza oldu.Iba conduciendo con un amigo, cuando un camión pasó una luz roja y provocó una colisión.
(Ligde 96 sarı, 4 kırmızı.8696) "4 Rojo".
1894 yılından sonra formalarda Liverpool şehrinin sembolü olan kırmızı renk kullanıldı.En 1898 se descubrió en el museo Mundial de Liverpool una piel con plumaje blanco.
İncelenecek sorun şudur: "Armağanın mavi veya kırmızı kapılar arkasında bulunma olasılıkları nedir?"¿Qué tan grande debe ser n con el fin de garantizar que exista un triángulo azul o un triángulo rojo?.
Kırmızı gagalı dağ kargası (Pyrrhocorax pyrrhocorax) Türkiye.Además, en los cortados rocosos son frecuentes las poblaciones de chova piquirroja (Pyrrhocorax pyrrhocorax).
Metil kırmızısı ve Voges-Proskauer (-)’tir.Rojo Metilo negativo y Voges-Proskauer negativo.
Çiçekleri kırmızıdır.En rojo las flores.
Kırmızı olanlar, kumarhane zarlarıdır.Los 'Tiburones Rojos' se consagraron campeones distritales.
Kırmızı Yay.Pájaro Rojo.
Bu renkler soldan sağa sırasıyla şunlardır: Mavi (koyu mavi veya lacivert), Beyaz ve Kırmızı.Desde el asta (es decir de izquierda a derecha), son blanca, azul claro y roja.
Şaraplar önerilen sıcaklıkta servis edilmeli, özellikle kırmızı şaraplar havalandırılmış olmalıdır.Se toma con vino tinto, especialmente Fragolino o vino caliente.
Ayrıca Dany bu pozisyonda kırmızı kart gördü.Kewell recibió una tarjeta roja por lo sucedido.
Belediye bayrak kırmızı ve beyaz renkleri arması vardır.El escudo de la ciudad tiene los colores rojo y blanco.
Yara oluşunca saçları kırmızıya dönüşmüştür.Su cabello se vuelve más tarde rosa.
Üç dış renk mevcuttur: siyah, beyaz ve kırmızı.Disponible en tres colores: blanco,negro y rojo.
Esas olarak görünür kırmızı ışık yayarlar.Emitía una luz roja fija.
Kırmızı ve siyah renklerde 1902 yılında kabul edildi.Los colores del club, amarillo y negro, fueron adoptados en 1917.
Kırmızı ve beyaz ay-yıldızlı bir kostümü vardır.«Monumental vestido rojo y blanco».
Siyah omuzları ve kırmızı gözleri vardır.Presenta bridas negras y ojos rojos.
İlk yıllarda doygun kırmızı renklidir.La temporada 2002 fue una estela roja.
Kırmızı bir spor araba aldım.Ho comprato un'auto sportiva rossa.
O kırmızı gözlük istiyor.Vuole degli occhiali rossi.
Kırmızı bir bisikletim var.Ho una bicicletta rossa.
Evinin önüne park etmiş kırmızı bir kamyonet var.C'è un furgone rosso parcheggiato davanti a casa tua.
Tom bir bardak kırmızı şarap içti.Tom bevve un bicchiere di vino rosso.
Kırmızı ile mavinin karışımından mor elde edildiğini biliyor muydun?Sapevi che il viola si ottiene mescolando il rosso e il blu?
İtalyan bayrağı, yeşil, beyaz ve kırmızıdır.La bandiera italiana è verde, bianca e rossa.
Kırmızı Prens dokuzuncu köprüyü nereye inşa etmelidir?Dove costruisce il nono ponte il principe Rosso?
Helena Bonham Carter, Crimsli Iracebeth, Kırmızı Kraliçe rolünde.Helena Bonham Carter è Iracebeth, la Regina Rossa.
Kırmızı düğümlerin her iki çocuğu da siyahtır.In entrambi i sessi, le rettrici sono interamente nere.
Özel günlerde kırmızı et tüketilir.La carne viene consumata in giorni particolari.
Çiçekleri kırmızıdır.I fiori sono rossi.