kırk ile cümle
kırk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.A Laban odszedł był strzyc owce swoje: wtem ukradła Rachel bałwany, które miał ojciec jej.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.때에 라반이 양털을 깎으러 갔으므로 라헬은 그 아비의 드라빔을 도적질하고
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.(Laban aber war gegangen sein Herde zu scheren.) Und Rahel stahl ihres Vaters Götzen.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Làbano era andato a tosare il gregge e Rachele rubò gli idoli che appartenevano al padre
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Laban pa je bil odšel ovce svoje strič, in tedaj ukrade Rahela domače malike, ki so bili njenega očeta.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.(Lában pak byl odšel, aby střihl ovce své. V tom ukradla Ráchel modly, kteréž měl otec její.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Lábán pedig elment vala juhait nyírni; azonközben ellopá Rákhel a házi bálványokat, melyek atyjánál valának.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Labán se había ido a esquilar sus ovejas, y Raquel hurtó los ídolos de su padre
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Medens Laban var borte og klippede sine Får, stjal Rakel sin Faders Husgud.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Men Laban hadde draget bort for å klippe sine får; da stjal Rakel sin fars husguder.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Men Laban hade gått bort för att klippa sina får; då stal Rakel sin faders husgudar,
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Mutta Laaban oli mennyt keritsemään lampaitaan. Silloin Raakel varasti isänsä kotijumalat.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Ora, tendo Labão ido tosquiar as suas ovelhas, Raquel furtou os ídolos que pertenciam a seu pai.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Pe cînd Laban se dusese să-şi tundă oile, Rahela a furat idolii tatălui său;
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Tandis que Laban était allé tondre ses brebis, Rachel déroba les théraphim de son père;
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Trong lúc La-ban mắc đi hớt lông chiên người , thì Ra-chên ăn_cắp các pho tượng thờ trong nhà của cha mình .
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Trong lúc La-ban mắc đi hớt lông chiên người, thì Ra-chên ăn cắp các pho tượng thờ trong nhà của cha mình.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.Ο δε Λαβαν ειχεν υπαγει δια να κουρευση τα προβατα αυτου και η Ραχηλ εκλεψε τα ειδωλα του πατρος αυτης.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.А като беше отишъл Лаван да стриже овците си, Рахил открадна домашните идоли на баща си.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.И как Лаван пошел стричь скот свой, то Рахиль похитила идолов, которые были у отца ее.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.ולבן הלך לגזז את צאנו ותגנב רחל את התרפים אשר לאביה׃
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.واما لابان فكان قد مضى ليجزّ غنمه. فسرقت راحيل اصنام ابيها.
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.當 時 拉 班 剪 羊 毛 去 了 . 拉 結 偷 了 他 父 親 家 中 的 神 像
Lavan koyunlarını kırkmaya gidince, Rahel babasının putlarını çaldı.當時 拉班 剪羊毛 去了.拉結偷 了 他 父親 家 中 的 神像
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Bij elkaar zullen 48 steden met de omringende weidegrond aan de Levieten worden gegeven.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.daß alle Städte, die ihr den Leviten gebt, seien achtundvierzig mit ihren Vorstädten.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.De Byer, I skal give Leviterne, bliver således i alt otte og fyrretyve Byer med tilhørende Græsmarker.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.dengan padang rumputnya. Jadi seluruhnya ada empat puluh delapan kota untuk orang Lewi
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Hết thảy thành các ngươi sẽ nhường cho người Lê-vi luôn với đất, số là bốn mươi tám cái.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Hết_thảy thành các ngươi sẽ nhường cho người Lê-vi luôn với đất , số_là bốn mươi tám cái .
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.I alt skal I gi levittene åtte og firti byer med tilhørende jorder.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.I bude všech měst, kteráž dáte Levítům, čtyřidceti osm měst i s podměstími jejich.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.너희가 레위인에게 모두 사십 팔 성읍을 주고 그들도 함께 주되
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Mind a városok, a melyeket adnotok kell a lévitáknak, negyvennyolc város, azoknak legelõivel egyben.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.så att de städer som I given åt leviterna tillsammans utgöra fyrtioåtta städer, med tillhörande utmarker.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Toate cetăţile pe cari le veţi da Leviţilor să fie patruzeci şi opt de cetăţi, împreună cu locurile lor goale.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Todas as cidades que dareis aos levitas serão quarenta e oito, juntamente com os seus arrabaldes.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Todas las ciudades que daréis a los levitas serán 48 ciudades con sus campos alrededor
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Total des villes que vous donnerez aux Lévites: quarante-huit villes, avec leurs banlieues.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Tutte le città che darete ai leviti saranno dunque quarantotto con il relativo contado
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Vseh mest, ki jih daste levitom, bodi oseminštirideset mest in njih pašniki.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.Všetkých miest, ktoré dáte Levitom, bude štyridsaťosem miest aj s ich obvodami.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.всех городов, которые вы должны дать левитам, будет сорок восемь городов, сполями при них.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.כל הערים אשר תתנו ללוים ארבעים ושמנה עיר אתהן ואת מגרשיהן׃
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.جميع المدن التي تعطون اللاويين ثماني واربعون مدينة مع مسارحها.
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.你 們 要 給 利 未 人 的 城 、 共 有 四 十 八 座 、 連 城 帶 郊 野 都 要 給 他 們
Levililere otlaklarıyla birlikte toplam kırk sekiz kent vereceksiniz.你 們要 給 利未 人 的 城 、 共 有 四十八 座 、 連 城 帶 郊野 都 要 給他們
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.A Mojžiš vošiel doprostred oblaku a vyšiel na vrch. A Mojžiš bol na vrchu štyridsať dní a štyridsať nocí.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.És beméne Mózes a felhõ közepébe, és felméne a hegyre, és negyven nap és negyven éjjel vala Mózes a hegyen.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.gik Moses ind i Skyen og steg op på Bjerget. Og Moses blev på Bjerget i fyrretyve Dage og fyrretyve Nætter.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.In Mojzes je šel v sredo oblaka in stopil na goro; in bil je Mojzes na gori štirideset dni in štirideset noči.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.I všel Mojžíš do prostřed oblaku a vstoupil na horu. A byl Mojžíš na hoře čtyřidceti dní a čtyřidceti nocí.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.모세는 구름 속으로 들어가서 산 위에 올랐으며 사십일 사십야를 산에 있으니라
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Moisés entró en la nube y subió al monte. Y estuvo Moisés en el monte cuarenta días y cuarenta noches
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Môi-se vào giữa đám mây , lên núi , ở tại đó trong bốn mươi ngày và bốn mươi đêm .
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Môi-se vào giữa đám mây, lên núi, ở tại đó trong bốn mươi ngày và bốn mươi đêm.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Mosè entrò dunque in mezzo alla nube e salì sul monte. Mosè rimase sul monte quaranta giorni e quaranta notti
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Mozes beklom de berg verder en verdween in de wolk. Daar bleef hij 40 dagen en nachten.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Og Moses gikk midt inn skyen og steg op på fjellet; og Moses var på fjellet i firti dager og firti netter.
Musa bulutun içinden dağa çıktı. Kırk gün kırk gece dağda kaldı.Моисей вступил в средину облака и взошел на гору; и был Моисей на горе сорок дней и сорок ночей.
İlgili Sayfalar